X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Alışkanlıklar değişmiyor
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Alışkanlıklar değişmiyor

  • Giriş Tarihi: 31.8.2013

Kriz nedeniyle Yunanistan'ta ciddi tasarruflar yapılsa da vergi kaçırmak ve eğlence hayatı devam ediyor

Yunanistan'da yaşanan ekonomik krizin üçüncü yılında, gündelik hayatta birçok şey değişti. Örneğin tüketicilik, müsriflik gibi alışkanlıklar asgariye indi. Birbiri peşi sıra kapanan butiklerin yerine kafeteryalar açıldı. Yemek tercih listelerine daha ucuz, ayak üstü yemek yenilen yerler, hatta kebapçılar eklendi. İki, hatta üç otomobili olanlar, artan vergi yükünden kurtulmak için fazla olan otomobillerinin plakalarını iade ederek, tek otomobille yetinmeye başladı. Bir zamanlar bankaların bol keseden verdikleri krediler sayesinde satın alınan yüzlerce Porsche Cayenne türü lüks jipler 'Sahibinden yarı fiyatına...' şeklindeki ilanlarla satışa çıkarıldı. Eskiden herkes ağustos ayında üç-dört hafta tatile çıkarken, bu yıl üç-dört günlük tatille yetinenlerin sayısı arttı. Yunan devlet kanalları, kriz nedeniyle yeniden yapılandırılmaları gerektiğinden bir gecede kapatıldı. Devlet kanalı adına yayın yapan geçici kanalda, siyah-beyaz eski Yunan filmleri ve belgeseller gösteriliyor. Özel televizyon kanalları da geri kalmıyor. Banka kredileri kesilince, eski Yunan dizi filmlerini yeniden yayınlarken, daha ucuza mal olan kaliteli Türk dizi filmlerini göstere göstere neredeyse Yunanların Türkçe öğrenmesine neden oluyorlar.

LOKANTALAR FİŞ VERMİYOR
Ama ne hikmettir ki, Yunanların vazgeçemediği, hatta olmazsa olmaz alışkanlıkları bir türlü azalmıyor. İlk sırada vergi kaçırmak geliyor. Oysa bu alışkanlık, Yunan ekonomisini batıran unsurlardan biri. Örneğin musluk tamircisi, elektrikçi gibi serbest meslek sahipleri, uygulanan büyük cezalara rağmen, yaptıkları iş karşılığında makbuz kesmemek için KDV ücretini düşerek, müşteriyi mutlu etmeye devam ediyor. Aynı şekilde fiş vermek ve makbuz kesmek zorunluluğuna tabi tutulan lokanta ve kulüplerin çoğu, eski alışkanlıklarını sürdürerek fiş vermemeye özen gösteriyor. En son bir olayda, kontrole gelen mali müfettişler, Girit ve Hydra adalarıyla Selanik ve çevresinde olduğu gibi fiş kesmeyi reddeden iş yerlerine ceza verirken, yalnız lokanta, kulüp ve bar sahiplerince değil, müşterileri tarafından da taşa tutularak kovalandı. Yunanların vazgeçilmez alışkanlıklarından biri de kafeteryalarda uzun süre oturarak, siyasi sohbetlerin arasında Yunan icadı frape ve İtalyan icadı freddo cappuccino gibi buzlu kahve içmek... Bir diğer olmazsa olmazları ise gece kulüplerinde sabaha kadar ünlü şarkıcılara çiçek atarak kafayı bulmaktan geçiyor. Ne var ki dört kişinin en az 200 avro harcadığı gece kulüplerinin salonlarını dolduranlar garsonlardan fiş istemeye cesaret edemiyor. İçleri karanfillerle dolu sepetler, 10 avrodan başlarken, sanatçıların ayaklarına atılan binlerce karanfilin hesabı, çiçek sepetleri satan güzel kızlara doğrudan ödeniyor. Yunanistan'da değişmeyen bir şey de Batı zihniyetine ters düşen 'asayişi koruma' zihniyeti. Özellikle taşrada gözlenen bu zihniyet, üç keçinin Girit Adası'nın Hanya kentinin etrafındaki bir dağa tırmanırken asfalt yola kaya parçaları düşürdükleri gerekçesiyle keskin nişancı polisler tarafından 'şehit' edilmesiyle bir kez daha kendini gösterdi. Geçen yıl Midilli'de yolunu şaşıran bir eşek de ceza almıştı.