X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Zamansız bir masal prensesi: Diana
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Zamansız bir masal prensesi: Diana

  • Giriş Tarihi: 31.8.2013

20. yüzyılın masal prensesi Lady Di, 36 yaşında hayata veda ettiğinde, tarihler 31 Ağustos'u gösteriyordu. Gençti, güzeldi... O günün üzerinden 16 yıl geçti ama anısı ve etkisi hâlâ taptaze... Prenses Diana yaşasaydı 52 yaşında olacak ve ilk torununu kucağına alacaktı

Her ölüm zamansız, her ölüm genç... Ama Lady Diana'nın ölümü çok zamansız oldu. Çok gençti. Tarihler 31 Ağustos'u gösterirken, paparazzilerin takibi sonucu feci bir trafik kazasında yaşama veda ettiğinde henüz 36 yaşındaydı. Hiç unutulmadı. Anısı, etkisi hâlâ belleklerde. Hayatta olsaydı, belki de bu tatil gününde, bir ay önce dünyaya gelen minik torunu Alexander George'u görmek için evden çıkmış, ardından günlük yürüşünü yapmış olabilirdi. Ya da bir stil ikonu olarak gelini Kate ile her gün gazete sayfalarında olacaktı. Birbirleriyle yarıştırılacak, birbirleriyle kıyaslanacaklardı. Prenses Diana belki de masalların her zaman mutlu sonla bitemeyeceğinin de ispatı oldu. Anne ve babasının sert kavgaları ile boşanmalarının gölgesinde geçen çocukluğu ve ilk gençlik yılları, belki de Di'nin aşka ve sevgiye bu kadar tutkuyla muhtaç olmasının da nedeniydi. Anne ve babasının evleri arasında bölünmüş bir hayat, ablası Lady Sarah'nın popülaritesi altında ezilen, içine kapanık bir kişilik, henüz 20 yaşındayken İngiltere'nin gelecekteki kralı olarak görülen Veliaht Prens Charles ile nişanlandı. Diana'nın, 29 Temmuz 1981'de, tüm dünyada milyonlarca kişinin ekranları başına kilitlenerek izlediği düğün töreninin ihtişamıyla, sonra yaşadıkları ne kadar da büyük bir tezat oluşturuyor... Kapalı kapılar ardında, Charles'ın ilk gençliğinden beri Camilla'ya âşık olması ve tüm evliliği boyunca onunla ilişkisini sürdürmesi bu peri masalının mutlu sonla bitmemesine neden oldu.Diana kocasından göremediği sevgiyi; yardım çalışmaları, moda konusundaki tutkusu ve sıcak tavırlarıyla halkından almaya çalıştı.

SESSİZLİĞE BÜRÜNMEDİ
Birçok soylu ve güçlü kadının evliliğini korumak için sessizliğe bürünmesine inat, Diana kendisini ve kalbini asla gizlemedi. Sadece İngilizler değil, dünyanın dört bir yanından kadınlar asla karşılaşmadıkları bu kadının koca bir kraliyet ailesine baş kaldırmasını hayranlıkla ve imrenerek izledi. Kimsenin aklına ona kızmak ya da onu ayıplamak gelmedi. Aksine, herkes onun elinden alınan mutluluğuna bir an önce kavuşmasını diledi. 1996'daki boşanmasından 31 Ağustos 1997'deki ölümüne kadar geçen zaman içinde bu genç kadın, dünyanın dört bir yanındaki hemcinslerine ilham kaynağı oldu. Bu ürkek bakışlı kadın kısa süren hayatı boyunca o kadar sevildi ki ölümünün üzerinden 16 yıl geçmesine rağmen, hâlâ herkesin aklında. Giyim tarzıyla yaşadıklarına is yan eden, hatta belki de gerçek kişiliğini ortaya koyma şansı yakalayan Diana, ölümünden sonra da, başta Cambridge Düşesi Kate olmak üzere birçok kadına ilham veriyor.