X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Mozaikler dile geldi
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Mozaikler dile geldi

  • Giriş Tarihi: 14.9.2013

Zeugma antik kentindeki kazılarda ortaya çıkarılan mozaikler 2 bin yıl öncesinin yaşantısı hakkında ipucu veriyor

Evin efendisi uzun zamandır seferdeydi, geride kalan hizmetkarlar ve evin hanımı ise sabır ve iyi dileklerini evin duvarlarında yaşatmaya devam ettiriyordu. 'Grafitto'larda (duvar yazıları) çocukların da izi sürülebilir elbette ki, ama ancak boylarının erişebildiği seviyelerde... "Sarnıçlar suyla doldu, tanrılar zaferimize izin verecekler ve kutsayacaklar" diye düşündü evin hanımı, topuzundan düşen lüleyi yavaşça döndürürken. Evde verilen ziyafet yemeklerinin iştah açan kokusu, müzisyenlerin neşeli ezgileri, dansçıların hayranlık veren gösterileri, sabahlara kadar süren sohbetler bu evde eksik olmamalıydı. Pencereden içeriye aceleyle dolan rüzgar yerinden sıçrattı. Ayağa kalktı ve odasının duvarındaki Penelope'nin eteklerinin altına, son olması umuduyla yeni bir çentik daha attı. Gerçekte böyle bir anın yaşandığına dair elimizde hiçbir kanıt yok. Fakat 1987'den beri sürdürülen kazıların sonucunda, böyle bir hikaye kurgulamamızı mümkün kılacak bilgilere ulaşabiliyoruz.

PERS VE YUNAN KÜLTÜRÜNÜN KÖPRÜSÜ
Gaziantep-Nizip'te, kısmen Birecik baraj gölü altında kalmış olan Zeugma antik kenti MÖ 300'de komutan Seleukos tarafından kurulmuş. Yunanca köprü anlamına gelen Zeugma, birbirine köprüyle bağlı ve Fırat nehrinin her iki yakasında karşılıklı olarak 20 bin dönümlük arazi üzerinde ikiz kent olarak yer almaktaydı. Batı kısmına, kurucusunun adı Seleukeia, doğu kısmına ise onun Persli eşinin adı Apamea verilmişti. Şehir stratejik bir öneme sahipti. Dini ve askeri güç odaklı olmanın yanı sıra ticaret yollarının kesiştiği yerde bulunuyordu. Zeugma'ya adım atmak isteyenler Romalılara vergi ödemek zorundaydı. Zeugma'da hem Pers hem de Antik Yunan kültürü etkiliydi; bu durum da bölgede etnik, dini, ekonomik ve siyasi çatışmaların yaşanmasına neden olmuştu.

ZEUGMA'NIN SEÇKİNLERE AİT EVLERİ
Şehrin yerleşimine gelince... Yapıların mimarisi Yunan ve Roma özelliklerini taşıyordu, ancak iklim koşulları sebebiyle evlerin cepheleri kuzeye bakıyordu. Kazı başkanı Prof. Dr. Kutalmış Görkay bunun yaz sıcaklarına karşı alınmış bir önlem olduğunu düşünüyor. "Evler, sahiplerinin kültürel, kurumsal, etnik ve sosyal kimliklerini barındıran özel alanlardı. Mimari, dekorasyon, ev sahiplerinin zevkini, yaşam biçimini ve entelektüel dünyasını yansıtıyordu" diyen Görkay, mozaikleriyle ünlü Zeugma evlerinin seçkin kişilere ait olduğunu belirtiyor. Evlerdeki figürsel mozaikler, Yunan mitolojisinden sahneleri betimliyordu. Avluların zeminlerinde yer alan bu mozaikler yalnızca dekoratif bir unsur değildi, aynı zamanda işlevsel özelliklere de sahipti. Avlular, yemekli toplantılarda suyla doldurulup sığ havuzlara dönüştürülüyordu, böylece evler serinliyordu. Ancak mozaiklerin tek işlevi bu değildi elbette. Eve gelen misafirler, mozaiklere bakıp hangi konular hakkında konuşacaklarını öğreniyordu. Zira mozaikler, ev sahibinin düşünsel ve kişisel özelliklerini anlatıyordu.

EV SAHİBİ ÇOK ENTELEKTÜEL
Zeugma antik kentinde 2007'de ortaya çıkarılan, 2012'den itibaren de Türkiye İş Bankası tarafından desteklenen Mousalar Evi, MS 2. yüzyılın ikinci yarısı veya 3. yüzyılın başlarına tarihlendirilmiş. Mousalar Evi, yani 'ilham perileri' evi denmesinin nedeni şairlere, müzisyenlere, tarihçilere ve filozoflara esin kaynağı olan dokuz 'mousa'nın her birinin mozaiklerdeki madalyonlarda betimlenmiş olması. Merkezde baş mousa Kalliope var, etrafındaysa diğer mousa'lar... Prof. Dr. Kutalmış Görkay bu evin sahibinin nüfuzlu, aynı zamanda döneminin seçkin bir entelektüeli olduğunu söylüyor. Zira konuklarıyla şiir, müzik, astronomi, tarih ve sahne sanatlarından konuşmak istediğini, Fırat nehrinin sürüklediği renkli çakıl taşlarının sanatkar ellerde şekillenmesiyle zarif bir şekilde belirtmiş. Arkeologlar mozaikleri hırsızlardan korumak için her kazı sezonu bittiğinde mozaiklerin üzerini toprakla örtüp, 1 ton ağırlığındaki metal bir blokla kapatıyor.