X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Hızlı ve öfkesiz
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Hızlı ve öfkesiz

  • Giriş Tarihi: 5.10.2013

Pistlerin yeni prensi 25 yaşındaki pilot Thierry Neuville'e co-drive'lık yaparak, dar bir ormanlık yolda 170 kilometre hız yaptık. Çılgın ve rahat Neuville'in aracında kendimi roller coaster'da gibi hissettim

Geçtiğimiz hafta sonu Kuzey İngiltere'deki Cumbria bölgesinde eşsiz bir ralli deneyimi yaşadım. Castrol Edge ve Castrol Ford Team Türkiye'nin katkıları ile Ford'un WRC Dünya Ralli Şampiyonası'nda yarışan otomobili Fiesta WRC'nin yapım aşamalarını yerinde inceleyip, şirketin üst düzey yetkilileriyle tanıştım. Ralli parkurlarına gelene kadar geçirdiği 'yeniden doğuş' süreci sonunda 350 bin pounda (yaklaşık 1 milyon 120 bin TL) mal olan Ford Fiesta WRC'yi test edip, 25 yaşında olmasına rağmen dünya sıralamasında ikinciliği garantileyen ve geleceğin en büyük pilotu olmaya aday gösterilen Thierry Neuville ile tanıştım. Ve Greystoke ormanındaki parkurda, tadına doyulmaz bir co-drive deneyimine tanık oldum.

HIZI ÇOK SEVERİM AMA...
Dünyanın en iyilerinden birisi olarak gösterilen Colin McRae'in yetiştiği 4 km'lik Greystoke orman parkurunda Ford Fiesta WRC'nin şu anda sıralamada ikinci durumda olan pilotu Thierry Neuville ile co-drive yapacağım söylendi. Kaskımı takıp büyük bir cesaret ile Neuville'in yanına oturdum. Neuville'in bana ilk sorduğu şey "Arabada hızı sever misin?" oldu. Cevabım, "Tabii ki. Hem de nasıl"dı. Derken başladık 4 km'lik ralli deneyimime... Neuville 'çılgın ve çok rahat'tı. Hızlı ama bir o kadar da sakin ve soğuk kanlıydı. Dar orman parkurunda 'canavar' lakaplı aracın hız göstergesi 170 km'ye ulaştığında ben de roller coaster'da gibiydim. İşte o andan itibaren yaklaşık 20 yıldır araba kullanmadığımı düşünmeye başlamıştım. Adrenalinin tavan yaptığı ve ağaçlara teğet geçtiğimiz o anlarda Neuville, büyük bir rahatlıkla "Nasıl? İyi gidiyor mu? Keyif alıyor musun?" diye sordu. Şaşılacak derecede rahattı. Ben de hiç bozuntuya vermeden hem korkmadığım izlenimi yaratmak hem de bir klişe olan 'pilotu konuşturmayayım da dikkati dağılmasın' düşüncesi ile "Harika, çok güzel" dedim.

BACAKLARIM TİTREDİ
Neuville'in ikinci sorusu "Ne düşünüyorsun?" oldu. İşte o anda duygularımı ve araba kullanma deneyimimi bir kenara bırakarak "Are you crazy?" (Çılgın mısın sen?) dedim. Neuville, bu soruma "Yes!" (Evet) diye kısa bir cevap verip, gaz pedalına yüklenmeye devam etti. 4 km'lik korku tüneli gezintim sona erip otomobilden indiğimde hâlâ bacaklarımın titrediğini itiraf etmeliyim. İlk ralli deneyimim sonrası verilen arada Thierry Neuville ile kısa bir sohbet imkanı buldum. İlk sorduğum soru "Bu limitlerde bu kadar soğuk kanlı olmayı nasıl başarıyorsun?" oldu. Thierry'nin verdiği yanıt, araçtaki halinden pek de farklı değildi: "Benim işim bu. Böyle olmak zorundayım. Bu benim yüzde 70'imdi. Yarışlarda yüzde 100'e çıkmak zorundayım!"

1800'LÜ YILLARDA AKIL HASTANESİYDİ
Dovenby Hall, Ford Fiesta WRC'nin dünyaya geldiği şirin bir fabrika. Burası Msport Ford'un ralli arabalarını tamamen özel aksam ve yeni teknolojilerle geliştirip ralli pistlerine hazırladığı bir şirket. Cockermouth'da bulunan Dovenby Hall'daki Msport takım merkezi, 1800'lü yıllarda akıl hastanesi olarak hizmet veriyormuş. Msport'un kurucusu Malcolm Wilson'ın 1997 yılından sonra dünya şampiyonu olan araçların geliştirilip yarıştırıldığı bir yer halini almış. Bu merkezde en ince ayrıntısına kadar kontrol edilen araçlar, ilginç testlerden de geçiriliyor. Mesela dünyada sadece Msport araç geliştirme merkezinde kullanılan bir test odası var. Bu odada da araçların motorları, yarışacakları ülkenin hava ve nem koşullarına uyumlu hale getiriliyor.