X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Sirtaki yerine tango
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Sirtaki yerine tango

  • Giriş Tarihi: 12.10.2013

Yunanistan'da yeni bir moda, salgın haline dönüşmeye başladı. Son yıllarda ülkenin hemen her kentinde tango salonları açılıyor. Eskiden yalnız Atina'da bulunan tek tük tango kursları ve salonları giderek çoğalıyor. Haftanın hemen her günü, başka bir tangobar salonlarında programlı tango geceleri düzenleniyor. Bununla da kalmayıp, güneşin batışıyla örneğin Akropol Müzesi'nin bahçesinde, semt meydanlarında ya da alışveriş alanlarında canlı müzikle düzenlenen tango geceleri, uzun saatler sürüyor.

ARJANTİNLİ USTALAR DA GELDİ
Tango dersi veren okullarda, Yunan tangocuların yanı sıra, bu dansın ustaları olarak bilinen birçok Arjantinli öğretmen de var. Yaş haddi tanımaksızın büyük bir iştahla tango dersi alanlar, ilk sekiz adımı öğrenir öğrenmez, sırf pratik yapmak için, gecenin bir vakti çıkıp tango başlığı altında toplanan milonga ve praktika geceleri düzenleyen salonlara koşuyor. Yunanların rebetiko, sirtaki ve kasap havası türü geleneksel müzik ve dans türlerinin yerini, okyanus ötesi Arjantin tangolarına bırakması, yeni bir yaşam tarzı arayanlar için büyük bir fırsat. Yunanistan'da üç yıl önce patlak veren ekonomik krizin sebep olduğu bu sıkıntılı günleri unutmak için kendilerine bir uğraş arayan özellikle gençler ve televizyonlarda yayınlanan olumsuz haberleri izlemekten sıkılan orta yaşlılarla ihtiyar delikanlılar haftanın iki günü tango dersi alıyor; geri kalan günlerde de tango barlarında kurtlarını döküyor. Birbirlerini tanımadıkları ya da sadece göz aşinalığıyla bildikleri halde, isteyen kavalyenin seçtiği damı ya da isteyen damın seçtiği kavalyeyi dansa kaldırmakla başlayan tango danslarına bazen canlı müzik de eşlik ediyor. Bir akşam böyle bir tango bara davet edildiğimde, bin bir türlü Arjantin şarkısıyla müziklerinin eşliğinde tangocuları gıptayla seyrederken, DJ aniden 1913- 1989 arasında sesi ve şarkılarıyla ünlenen İstanbullu Seyyan Hanım'ın Mazi Kalbimde Bir Yaradır ve Özleyiş adlı tango eserlerini çalmaya başladı.Tangocuların aynı tempodaki danslarını bu şarkıların eşliğinde sürdürmeleri hem güzel bir sürpriz oldu hem de şarkıların, kaliteli olduğu sürece, millet, sınır, dil, din, ırk denen kısıtlayıcı hiçbir engel tanımadığı bir kez daha kanıtlanmış oldu.