X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Artık masallara inanmıyorum
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Artık masallara inanmıyorum

  • Giriş Tarihi: 30.11.2013

Dört yıl önce kızı Ayşe'yi dünyaya getiren Deniz Akkaya ile durulan hayatını, aşka bakışını ve hamilelik döneminde yaşadığı sıkıntıları konuştuk. Bir zamanlar aklına eseni yapmasıyla bilinen Akkaya "Anneyim ve önceliğim kızım" diyor

Bazıları anne olunca olgunlaştığını düşünür. Deniz Akkaya ise olgunlaşınca anne olduğunu söyleyenlerden. Kızı Ayşe dünyaya geleli dört yıl oldu. Hamileliğinden itibaren tatsız günler yaşadı, manşetlere taşındı. Şimdi sular durulmuş. Karşımda ayakları yere basan, ne istediğini bilen ve çalışan bir anne var. Deniz Akkaya ile birkaç hafta evvel bir dost yemeğinde bir araya gelmiştik. Varsa yoksa kızı Ayşe'den bahsediyordu. "Aşk meşk önemli değil" diyordu. Ama kendinden vazgeçmediğini, yaş aldıkça daha iyi hissettiğini de ekliyordu. Bu kez röportaj için çok da alışık olmadığı Cihangir'de bir araya geldik. Yeni evine taşınma telaşı içindeydi. Oturduk Akkaya'nın durulmuş, sakin ve Ayşe dolu yeni hayatını konuştuk.

- Bir dönemin en iddialı mankeniydiniz. Flaşlar, kameralar, şöhret... Şimdiyse anne Deniz olarak karşımda oturuyorsunuz. Geçmişe kıyasla daha sakin bir hayatınız var. Bir şeylerin eksikliğini hissediyor musunuz?
- Kendi kendini mutlu eden ama kendi kendini kandıran bir insan değilim. Ayaklarım yere sağlam basar. Aslında hep bir şeylerin eksikliğini hissediyoruz. Ama bunun asıl nedeni ne, ona bakmak lazım. Toplumsal sebepler, mahalle baskısı, arkadaş doldurması ya da psikolojik yaralar da kendimizi eksik hissetmemize neden olabiliyor. Ben bunlara çok takılan biri değilim.
- Daha açık sorayım; aşk var mı, aşk? Geçtiğimiz günlerde sohbet ederken 'Aşk defterini kapadım, artık evlenmem' demiştiniz. Söyleyince o defter kapanıyor mu?
- Aşk yok ama eksikliğini hissetmiyorum. Ben insanların 'Neden hayatımda biri yok?' diye sızlanmalarını anlamıyorum. Etraf bekar larla dolu. Ya ne istediğini kendine doğru itiraf etmiyorsun ya da ne istediğini bilmiyorsun. Kadınlar sürekli evlenilecek adam olmadığından şikayet ediyor. Ama gözünü asla evlenmeyecek adamlara dikmiş. Kendini doğru analiz etmeyen kadınların şikayetleri bunlar. Ben artık hayatımda nasıl biri olması gerektiğini biliyorum. Aşk boşluğunu derme çatma bir şeyle doldurmaya çalışmıyorum. Ama aradığım şeyi kolay bulamayacağımı da biliyorum. Kısacası aşka kendimi kapamadım. Ama aşksız yaşamayı da öğrendim.
- 36 yaşında bekar bir anne olarak aradığınız ne?
- Net bir şey arıyorum. Artık bir anneyim ve önceliğim kızım. Ama kendilerini çocuklarına adayan, kendinden vazgeçen kadınları itici buluyorum. Ama benim de önceliğim Ayşe. Kızımı çok seviyorum ve ilgiye ihtiyacı olduğunu düşünüyorum. Öte yandan çalışan bir anneyim. İlişki başlı başına mesai isteyen bir iş. Benim şu anda buna ayıracak vaktim yok. Karşımdaki insanın benim bu şartlarımı kabul etmesi lazım. Bunu herkes kaldıramaz. Bir de eğri oturalım ama doğru konuşalım: Dünyayı yeniden keşfetmek isteyenler buyursun ama benim öyle bir niyetim yok. Birlikte olacağım kişinin bana yakın bir gelir seviyesinde olması lazım. 'Zıt kutuplar birbirini çekermiş', böyle masallara, şehir efsanelerine inanmıyorum. Bana denk düşecek biri lazım.
- Bir gün Ayşe büyüyüp gidecek. O zaman yanınızda biri olsun istemez misiniz?
- Aslında bir daha evlenmem demiyorum. Ama Ayşe'ye karşı bir daha çocuk yapmama sorumluluğum olduğunu düşünüyorum. Bu söyleyeceklerime birileri bozulabilir ama başka babadan ikinci çocuk yapınca, birinci babadan olan çocuğun arada kaldığına inanıyorum. Bunu kabul et ya da etme ama o dengeyi sağlamak çok zor. Bir kardeş yaparsam Ayşe'ye olan ilgim azalır diye korkuyorum. Deniz olarak benim bakış açım bu. Bu, benim doğrum, genelin olmayabilir. Ama evlenmiş boşanmış ve ilk evliliğinde mutluluğu bulamamış, kendi çocukları olan, 40'lı yaşlarında biriyle yola devam edebilirim. Burada amaç çocuk yapmak değil, mutlu olmak.
- Ayşe'nin babasıyla epey sıkıntılı günler geçirdiniz. Mahkemeler, davalar, hakaretler, kavgalar... Şimdi son durum nedir?
- Velayet davası bitti ve ben kazandım. Hatta beklediğimden daha da fazla imtiyaz verildi bana. Ama bunların önemi yok. Baba-kız istedikleri zaman görüşebilirler. Ama bizim kadın erkek olarak diyaloğumuz zaten çok uzun süredir yoktu. Neredeyse hamileliğimden itibaren kadınla erkek arasında yaşanmaması gereken şeyler yaşadık. Hırslar bitmeden bitti bu ilişki. Zaman zaman Ayşe için ılımlı diyaloglarımız oluyor. Ayşe ne isterse onu yaparım.