X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Yeşilçam iyimserliği
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Yeşilçam iyimserliği

  • Giriş Tarihi: 30.11.2013

TAMAM MIYIZ? ***
Çağan Irmak'ın, Yeşilçam anlatısını başarılı bir şekilde modernize edebilen birkaç yönetmenden biri olduğu bir gerçek. Babam ve Oğlum, Dedemin İnsanları, Issız Adam, Prensesin Uykusu gibi filmlerini bir düşünün, Yeşilçam tadı bırakır seyircinin dimağında... Tamam mıyız? Irmak'ın Yeşilçam anlatısıyla en çok dirsek temasında bulunduğu filmi denilebilir. Çünkü iyilerle kötülerin keskin bir şekilde ayrıldığı, mütevazı zenginlerle onurlu fakirlerin birlikte yaşadığı o 'masal sinemasının' izleri daha net bir şekilde görülüyor filmde. Hikaye, hoyratlığın iktidarını ilan ettiği bir dünyada, fiziksel engelli İhsan ile cinsel yönelimi nedeniyle 'ötekileştirilen' Temmuz'un birlikte var olma çabası üzerine kurulu... Irmak da onların mücadelesini, 'Yeşilçam iyimserliği'nde ve umutlu bir şekilde anlatıyor. Gerçi 'Yeşilçam iyimserliği'ne yönetmenin kimi filmlerindeki karakterlerden aşinayız aslında. (Onlar, kötü durumlarda ortaya çıkıp, seyirciye iyiliğin ve umudun gücünü hatırlatırlar.) Irmak bu sefer bu duyguyu bir karakter yerine filmin tamamına yayıyor. Hem Yeşilçam hem de masal anlatısıyla incelikli bir şekilde flört ederek yapıyor bunu da. İyiler cephesinde anneler var: Temmuz'un da, İhsan'ın da annesi 'ideal anne'ler... Kötüler cephesindeyse babaları çıkarıyor Irmak karşımıza. İhsan'ın babası paragöz. Temmuz'unki ise oğlunun cinsel yönelimini kendi erkek dünyasında kabul edemeyen, bir 'hata' olarak gören otoriter bir baba... Baba aynı zamanda otoritenin de temsilcisi. Irmak da bu otoriteye başkaldırmanın dayanışmayla olacağını vurguluyor. İhsan'ın ve Temmuz'un bir rüya ile başlayan tanışıklığı (bir masal anlatısı izi) sonrasında birbirlerine tutunarak var olma, bu var oluşu da herkese ilan etme çabaları da bunun göstergesi. Lakin filmde yer yer iyimserliğin dozu kaçıyor. Bu doz fazlalığı bazen oyunculukların abartılı olmasına neden oluyor bazen de kimi sahnelerde inandırıcılık sorunlarına. Ama son tahlilde Tamam mıyız? Irmak'ın filmografisinde üst sıralarda yer alacak bir yapım olmasa da dört başı mamur bir yapım olarak izlenmeyi hak ediyor.


***
Bir Vampir Hikayesi Byzantium ****
NeIl Jordan'ın fantastik kahramanlara (vampirler ya da kurt adamlar) karşı sevecen tavrını önceki filmlerinden biliyoruz. Bir Vampir Hikayesi'nde bu tavrından vazgeçmediğini görmek de güzel. Çünkü son yıllarda gişe uğruna Hollywood'un kanını emdiği vampirlere Jordan tekrardan onurlu bir şekilde durma şansı tanıyor. Öldürülmeleri gereken ve sırlarını hiç açıklayamayan anne-kız iki kadın vampirin yaşadıkları şeklinde özetlenebilecek filmde her ne kadar Jordan vampir külliyatının klasik unsurlarını kullansa da bize bir büyüme hikayesi anlatıyor. Kuşak çatışması, erkek egemen dünyasına başkaldırı, romantik bir aşk öyküsü gibi unsurlarla anlatımı zenginleştiren yönetmen, fantastik dünyaya ilgili sinemaseverleri tatmin edecek, iyi bir filmle sizleri salondan uğurluyor.