X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Moda anlayışım Ortadoğulu
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Moda anlayışım Ortadoğulu

  • Giriş Tarihi: 14.12.2013

Geçtiğimiz hafta 30. yılını dolduran Flashdance filminin yıldızı Michael Nouri bir ödül töreni için İstanbul'daydı. Türkiye'den 'Ömür boyu başarı' ödülüyle ayrılan Nouri ile stilini konuştuk

- Stilinizi nasıl tanımlarsınız?
- Stilimi tamamem babama borçluyum. Küçüklüğüm babamın 50 tane kişiye özel dikim takım elbiselerini, ayakkabılarını ve 300 tane kravatını görerek geçti. Ben de zaman içinde babamla benzer ölçüde kıyafet sahibi oldum. Sonra bunların hepsi depolara kalktı. Yaş aldıkça benim için öncelik kıyafetlerin kullanışlı olmaları oldu. İnsanların düşünceleri ile ilgilenmemeye başladım, kıyafetlerimin içinde rahat etmem en önemli önceliğim.
- Trendleri takip eder misiniz?
- Trendleri takip etmek bir yana, bu duruma tamamen karşı bir insanım. Los Angeles trendleri takip edip komik duruma düşen insanlarla dolu. Ben geleneksel zarafetten yanayım. Bu yüzden Londra'nın kişiye özel dikim yapan mağazalarının bulunduğu Saville Row'u çok severim, neredeyse tüm kıyafetlerimi oradan alırım.
- Fakat zamanın kurallarını uygularsınız değil mi?
- Aslına bakarsanız ben kendi kurallarımı uygularım. Mesela ayaklarım büyük olduğu için paçası dar pantolon yerine biraz daha bol modelleri tercih ederim.

LOS ANGELES KIRO İNSAN DOLU
- Bu durumda gardırobunuzu da düzenli olarak yenilemiyorsunuz değil mi?
- Eskiden New York'ta yaşıyordum. O dönemde tüm akşam yemeklerine takım elbise ile katılırdım, gündüzleri çok şık gezerdim. Los Angeles'ta ise bunların hiçbirini yapmıyorum. Çünkü burası şık giyinmekten anlamayan, kıro insanlarla dolu. Bu yüzden artık gardırobuma ekleme bile yapmıyorum.
- Kıyafetlerinize iyi bakar mısınız?
- Tahmin edemeyeceğiniz kadar iyi bakıyorum.
- Renkleri kullanırken çekingen davranmıyorsunuz değil mi?
- Evet renk kullanmayı çok severim. Benim babam Irak asıllı. Bence renk sevmemde Ortadoğulu olmamın etkisi var. Bordo, yeşil, lacivert ve hardal çok kullanırım. Renkleri insanları şok etmek için kullanırım, bunu da babamdan öğrendim.
- Aksesuvar kullanmayı da seviyorsunuz galiba?
- Ailemden kalan ve hiç çıkartmadığım bir yüzüğüm, sürekli kullandığım bir de saatim var. Saatimi kendime doğum günü hediyesi olarak aldım. Bunun dışında şapka kullanmayı çok severim. Her renk şapkam var. Beni şapkasız nadiren görürsünüz.

ESTETİK İÇİN DOKTORA KADAR GİTTİM
- Saçınızı boyuyor musunuz?
- Bir kere boyadım, güneşe çıktığımda saçlarımın mor olduğunu gördüm. Sonra da dipleri uzamaya başladı ve kendimden nefret ettim. Bir daha da boyamadım.
- Cildinize iyi bakar mısınız?
- Düzenli olarak nemlendirici kullanıyorum. Bunlardan keyif de alıyorum. Geçtiğimiz sene estetik ameliyat olmak için doktora gittim. 'Ben yerinizde olsam hiçbir şey yaptırmazdım' dedi. Ben de yaptırmadım. Genetik olarak şanslıyım.
- Estetiğe karşı değilsizin bu durumda?
- Bu konuda Avrupalı kadınların duruşunu çok beğeniyorum. Avrupalı kadınlar yaşlanmak yerine yaş alıyorlar ve bunu kabulleniyorlar. Ben yüzümüzdeki çizgileri yaşayarak kazandığımıza inanıyorum. Bence bunlar çok değerli.
- Kendinize bakıyor musunuz?
- Yüzümde yaşıtlarıma oranla daha az çizgi olmasının nedeni benim çok su içmem. Bir de sigara ve alkol kullanmıyorum.

EN ÖNEMLİSİ PARFÜM
- Kadında ilk neye bakarsınız?
- Benim için en önemli şey kadının nasıl koktuğudur. Benim yüzlerce parfümden oluşan bir koleksiyonum var. Bu konuda arkadaşlarım bana 'Gay misin, bir erkeğin bu kadar çok parfümü olmaz' diyor. Ben de 'parfüm konusunda gay'im' cevabını veriyorum.
- Bir kadın nasıl kokmalıdır?
- Çok parfüm kullanan kadın iticidir. Şık bir parfümü dozunda kullanan kadın seksidir.
- Bakımlı kadınlardan mı hoşlanırsınız?
- Bakımsız kadınlardan hoşlanmam. Bence kadınların giydikleri zarif olmalı. 'Zarif'ten kastım, insanın kendi bedeninin içinde güvenli ve giydikleri ile rahat olması. Kendine güven de 'Ben yeterliyim' hissi ile gelir. Kadın 'kadın' gibi davrandığı, erkeklerle savaşmadığı zaman çok seksi olur.