X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Paris Couture Haftası'nda bir Türk
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Paris Couture Haftası'nda bir Türk

  • Giriş Tarihi: 14.12.2013

Dünyanın en büyük modaevlerinin en değerli tasarımlarını sergilediği Paris Couture Haftası'nın en genç tasarımcısı Serkan Cura. Annesi de babası da Türk olan Cura, moda endüstrisinin en zorlu yolunu koşarak katediyor

1982 doğumlu gencecik bir insan. Şivesi hafif kırık olsa da Türk gelenekleri ile büyütüldüğü belli olan saygılı, eğlenceli genç bir tasarımcı Serkan Cura. Özellikle Türkiye'de okuldan mezun olan her tasarım öğrencisinin 'moda tasarımcısı' olduğu bir ortam için çok fazla çalışmış, belki de gereğinden fazla deneyim kazanmış bir tasarımcı. Her ne kadar Belçika'da doğup büyümüş olsa da nereli olduğu sorulduğunda "Hiç tanımadım" dediği babasının memleketini, Kayseri'yi söylüyor. Annesinin tek oğluna iyi bir gelecek vermek için Belçika'yla ilgili kurduğu hayalleri teker teker gerçekleştirmiş, Royal Academy of Antwerp'i bitirdikten sonra Paris'e, mesleğinin merkezine taşınmış Cura. Yıllarca pek çok markanın hazır giyim departmanlarında çalıştıktan sonra, kendisine en uygun alanı efsane tasarımcı Jean Paul Gaultier'nin haute couture atölyesinde bulmuş. Okuduğu okulun, öğrendiği zanaatin en detaycı, en el emeği göz nuru alanı olan ve artık dünyada sayıları bir elin parmaklarını geçmeyen kişiye özel tasarım yapılan haute couture evlerinin dünya üzerindeki en efsanevi isimlerinden olan Gaultier'nin dört yıl sağ kolu olmuş. Dört yılın sonunda, Gaultier'den couture tasarımın her detayını öğrendiğine karar verip, yoluna başka bir efsane ile devam etmiş Serkan. Bu kez, alanının en önemli ismi kabul edilen, dünya üzerinde Kylie Minogue'dan Dita von Teese ve Madonna'ya kadar korse kullanan her ünlüye korse yapan Mr. Pearl'ün yanına girmeyi başarmış. Mr. Pearl'ün ismi sektörde iyi bilinse de, bu adam cismi gizli olan, parayla pulla işi olmayan, ulaşılması imkansız, efsane bir korseci.

KORSE VE TÜYDEN ELBİSE
"Jean Paul Gaultier'den tasarımı, Mr.Pearl'den de mükemmel korsenin yapımını öğrendim. Sonrasında kendime bu dünyada kimsenin yapmadığı bir alan bulmak kalmıştı. Ben de korseler ile tüyleri birleştirdim" diye anlatıyor 2012 yılında açtığı SerkanCura Couture atölyesinin kısa hikayesini. Her tasarımında birbirinden değerli tüyler kullanan ve bunu imzası haline getiren genç tasarımcı, ilk koleksiyonu ile Paris Haute Couture Haftası'nın resmi takvimine girmeye hak kazanıyor. Kolay değil, Serkan Cura moda haftasının resmi takvimine giren en genç ve tek Türk tasarımcı. Moda haftasında koleksiyon sergileyen Chanel Couture, Christian Dior Couture gibi dev isimlerin arasında parlamak için çok çalışmak yetmiyor, özgün olmak, hiç yapılmayanı yapmak şart! "Tüy bulmak kolay değil. Bu yüzden Paris'te kapılarını kapatmakta olan bir tüy kütüphanesinin tümünü satın aldım. Bunun için evim ve kıyafetlerim dahil, neyim varsa sattım" diye sözlerine devam ediyor Cura. Defilesinde gösterdiği 18 parçalık koleksiyondaki tek bir elbisenin tüylerini teker teker işlemesi günler, bazen de aylar alan Cura, "Bu emeğe değiyor. İnsanlar haute couture bitti diye düşünüyor ama benim işlerim iyi" diyor. Çalıştığı yerlerden kendisine pek çok ünlü müşteri kazanan Cura son olarak Victoria's Secret'in defilesindeki melek kanatlarını hazırlamış. Tarzını "Absürt silüetler, şaşırtıcı formlar yaratıyorum" diye açıklayan Serkan 'Özellikle defilelerimde tüm enerjimi şov parçaları üretmek için kullanıyorum' diyor. Serkan Cura'nın yolu açık. Dünya üzerinde hiç yapılmayanı, en güzel şekilde yapıyor.