Türkiye'nin en iyi haber sitesi

Mevlana Enstitüsü kurulsun

Giriş Tarihi: 21.12.2013

Mevlana, 740. ölüm yılında etkinliklerle anılıyor. Galata Mevlevihanesi Müze Müdürü Özdemir, Tarık Zafer Tunaya Kültür Merkezi'nin Mevlana Enstitüsü olmasını istiyor

Mevlana Celaleddin Rumi'nin ölümünün 740. yılında, bu hafta etkinliklerle anılıyor. Konya'daki uluslararası anma etkinlikleri 10 gün sürerken, 500 yıllık Galata Mevlevihanesi'ndeki semahlar da, vuslat haftasına denk gelmesi sebebiyle büyük ilgi görüyor. Üstelik, gösteriler sınırlı sayıda kişi tarafından izlenebildiğinden talebe cevap verilemiyor. İstiklal Caddesi'nin kalabalığından sonra Galip Dede Caddesi'ne doğru ilerleyip, Galata Mevlevihanesi'nin kapısından içeriye adımınızı atınca bir anda bambaşka bir ortama giriyorsunuz. İlk olarak yerdeki kaya taşı parkeleri dikkati çekiyor. Sol taraftaki mezar taşları, buradaki yüzlerce yıllık hayatın belirtisi gibi duruyor. Sol çaprazda Divan Edebiyatı'nın büyük şairi Şeyh Galip'in türbesiyle uzun dizeleri gözünüzün önüne seriliyor. Birkaç adım sonra sade, gösterişten uzak mimarisiyle Mevlevihane'nin ana binası karşılıyor sizi. Semah yapılan binadan ince bir ney sesi gelirken, Mevleviler'in dönencesi gözlerinizde canlanıyor. Küçük sayılmayacak avlunun ortasındaki çeşme bütün zarafetiyle dururken, avlunun yüzyıllardır sessiz tarihine tanıklık yapan ağaçlar sanki gökyüzüne selam veriyor. Caddenin sesi bir anda kesiliyor ve mistik bir hava sizi sarmalıyor. Nazım Hikmet de Dergahın Kuyusu adlı şiirinde "Ne içli bir dua, ne içten bir âh, / uyuyor serviler altında dergâh!.. / kaç kere gönlümü dinledi bu yer" dizeleriyle anlatıyor Galata Mevlevihanesi'ni...

MEVLEVİHANE THEODOROS MANASTIRI ÜZERİNE 1491'DE İNŞA EDİLDİ
İstanbul fethedildiğinde Galata Cenevizliler'in, Levantenler'in ikamet ettiği bir bölge iken, 1491'de Galata'da Mevlevihanesi, İskender Paşa'ya ait av çiftliğinin bir kesiminde, muhtemelen H. Theodoros Manastırı'nın kalıntıları üzerine inşa edilir. Mevlevihane'nin fetihten 38 yıl sonra İstanbul'da kurulmasının nedeni tarihçi Ekrem Işın'a göre; Karahanlı devletinin önde gelenlerinin Mevlevi dergahına bağlı olmaları. Osmanlı tarihinde 'Kıyamet-i suğra' olarak anılan 1509 depreminde Galata Mevlevihanesi çok ciddi hasar görür. 1765 tarihinde büyük Tophane yangını ve 1824'teki ikinci bir yangında Mevlevihane çok büyük hasar görür ve padişahların desteğiyle onarılır. Abdülhamid, Almanlar'la olan dostluğuna binaen tekkenin bahçesine 1868 yılında Alman Lisesi'nin (Alman Mektebi İdare Cemiyeti) inşasına izni verir. Cumhuriyet'in ilanından sonra 1925 yılında tekke ve zaviyeler kapatılır. Yangınlar, depremler geçirmiş olan Galata Mevlevihanesi'nin tam 434 yıllık tekke işlevine son verilir. Halkevi, okul ve lojman olarak bir süre hizmet verir. Hatta dergahın avlusuna mektep inşa edilmesi dahi gündeme gelse de bu düşünceden vazgeçilir. 1946'da Cumhurbaşkanı İsmet İnönü imzası ile Mevlevihane müze yapılır, fakat ancak 1975 yılında müze işlevine kavuşur.

İstanbul'un ilk pastanesi
2010 Avrupa Kültür Başkenti projesi kapsamında dergahın tamamına yakını ve pek kullanılmayan bölümleri restore edildi. Mevlevilik'le ilgili kostümler, müzik aletleri, fotoğraflar ve kullanılan eşyaların yanı sıra Divan Edebiyatı ile ilgili eserler de müzede sergileniyor. Mevlevihane bahçesine sırtını dayamış olan binalardan birinin, İstanbul'un ilk pastanelerinden biri olduğu düşünülüyor. Bugün bu bina kokoreççi olarak hizmet veriyor. Aslında Mevlevihane'nin etrafını saran binaların kamulaştırılarak müze ile birlikte yeniden planlanması gerektiği kanısı oluşmuş durumda.

Mevlana'yı tanımıyoruz

MÜZE MÜDÜRÜ YAVUZ ÖZDEMİR

- Mevlevilik ne kadar biliniyor?
- Bugün ne yazık ki Mevlana bizim ülkemizden ziyade Batı'da daha iyi anlaşılıyor. Batı'da Mevlana'nın düşüncesi, felsefesi dikkatle takip ediliyor. Ülkemizde Mevlana denildiğinde insanların akıllarına semah geliyor.

- Mevlana'yı, onun fikirlerini tanıtmak için neler yapılabilir?
- Biz tasavvuf kültürünü ve Mevleviliği sergilemelerle anlatmaya çalışıyoruz. Daha önce Mevlevihane'nin arsası içinde bulunan ve mezarlık olan alan boşaltılarak evlendirme dairesi kuruldu. Daha sonra Tarık Zafer Tunaya Kültür Merkezi kuruldu. Biz bu binanın buraya katılmasını istiyoruz. Bu binada Mevlana Araştırma Enstitüsü kurulmasını istiyoruz. Bu enstitü aracılığıyla Mevlana'nın fikirleri, tasavvuf anlayışı anlatılıp bilimsel olarak incelenebilir.
BUGÜN NELER OLDU
ARKADAŞINA GÖNDER
Mevlana Enstitüsü kurulsun
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz