X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Bir fotoğraf çekilebilir miyiz?
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Bir fotoğraf çekilebilir miyiz?

  • Giriş Tarihi: 4.1.2014

İstanbul'da yeni trend: Dünyaca ünlü şeflerin restoranlarında fotoğraf çektirmek ve sosyal medya sitelerinde paylaşmak. Sırf bu trende ayak uydurmak için şehir dışından gelenler var

İstanbul gastronomi ve eğlence hayatında yabancı fırtınası yaşanıyor. Dünyaca ünlü markalar peşi sıra şehirde şube açmaya devam ediyor. Televizyonlardan aşina olduğumuz, İngiltere'de üç farklı restoranı birden olan Jamie Oliver, yine İngiltere'nin bir diğer ünlü şefi Tom Aikens ve Hollywood starlarının tercih ettiği şef Michael White, Zorlu Center'da restoran açan ünlü isimlerden sadece birkaçı. Tüm bu saydığım mekanlar hafta içi, hafta sonu fark etmiyor, geç rezervasyon yapanları kapıdan çevirmek zorunda kalıyor. Tamam yemekler başarılı, dekorasyonlar şatafatlı, piyasa şaşaalı...

DİYARBAKIR'DAN GELENLER VAR
Bir de yeni trend başlamış. Şehir dışı illerden gelip ünlü şeflerin restoranlarında fotoğraf çektirme ve bu 'piyasa' anları sosyal medyada paylaşma trendi... Elbette cemiyet hayatından tanıdık simalara da bu restoranlarda sık sık rastlıyoruz. Ama "Bir fotoğrafımızı çeker misiniz?" diyen gençlerle sohbete başlayınca Diyarbakır'dan geldiklerini ve Jamie Oliver'a ne kadar hayran olduklarını öğreniyorum. Fotoğrafı da sosyal medya hesaplarında paylaşmak için çektirdiklerini anlatıyorlar. "Jamie'yi televizyondan tanıyoruz, restoranına gelmek istedik" diyorlar. Sonrasında yine farklı illerden Jamie Oliver hayranları karşıma çıkıyor. Son bombayı da Tom Aikens'ın restoranı Tom's Kitchen'ın önünde fotoğraf çektiren Afyonlu gençler patlatıyor: "Biz İstanbul'a sırf bu şeflerin lokantalarını görmek için geldik" diyorlar. Kısacası sadece İstanbul sosyetesinin değil, farklı illerin de piyasasında bu ünlü şeflerin mekanları yer edinmiş. Mekanlardan bu kadar bahsetmişken ne yenir, ne içilir, değinmemek olmaz. Tom's Kitchen'in füme somonlu bagel'i ve kaz ciğerli parfesi pek meşhur. Jamie's Italian'ın ben en çok makarnalarını sevdim. Michael White'ın restoranı Morini'nin ise hem makarnaları hem de kokteylleri dillere destan. Ama hangisini tercih ederseniz edin siz de modadan uzak kalmayın ve sosyal medya paylaşımı için fotoğraf çektirin derim.

LÜKSÜ SEVİYORUZ

Aslında sadece biz değil, birçok ülke lüks meraklısı... Bunun en büyük kanıtı, altın renkli akıllı telefonları almak için girmek durumunda kaldığınız bekleme listeleri. Telefonu geçtik, fiyatları yüz binlerce dolar olan otomobillerde bile dünya ile yarışıyoruz. Hafta başında Ferrari ve Maserati gibi fiyatı yüz binlerce avro olan otomobillerin Türkiye distribütörü Fermas bir açıklama yaptı. "Maserati ve Ferrari için 2013 Türkiye'de çok başarılı geçti" dedi. 2014 yılında da 80 adet Maserati satışıyla ülkece rekor kırmamız bekleniyormuş. Hatta Ferrari'nin 574 bin avro olan 458 Speciale modelinden yedi tanesi çoktan satın alınmış bile.

YAZA KADAR HERMES YOK

Durum çantalarda da pek farklı değil. Öyle ki 10 binlerce dolar eden Hermes çanta için bekleme listesi yaza kadar dolu. Nişantaşı'nda şube açan lüks saat markası Panerai'nin yöneticileri ne demişti, hatırlayalım: "Türkiyeli müşterilerimiz rahat alışveriş etsin diye VIP odası kurduk." Başka örneklere gerek var mı?

2014'TE NELERİ İSTEMİYORUZ?

2013 yılı boyunca gelen okuyucu e-postalarını derledim. İşte istenmeyenler... - "İlk defa gittiğimiz bir mekana, sırf lüks araçla gelmedik diye kapıdan dönmek istemiyoruz." -"Ter kokan servis elemanların istemiyoruz." Haksız değiller, ama duşu olan, deodorant koyan, çalışanlarının kıyafetlerini her gün temizleten müesseseler de var hatta onaylamasam da çalışanlarına koltukaltı botoksu yaptıranlara da şahit olduk. - "Bazı gece kulüplerinde tuvalet kapılarındaki işaretleri anlamıyoruz." Bazı mekanlar artistik olayım derken anlaşılmaz oluyor. Kadın ya da erkek fotoğrafı koyalım ya da uluslararası bir dil kullanalım. - "Adisyon niye yok?" Özellikle de balıkçılarda en büyük sorun. Adisyon gelmiyor, kim ne yemiş, hesap doğru mu anlamak güçleşiyor.

DANS... DANS... DANS...

90 jenerasyonu dans etmeyi seviyor. Çekinmeden, sakınmadan dilediğince eğleniyor, müziğin ritmine kapılıyor... Hal böyle olunca da dans edilen gece kulüpleri öne çıkıyor. Hangileri mi? İşte iki popüler gece kulübü mekanı... Biri, eskiden Levendiz Meyhanesi'nin olduğu yere açılan Members. Artık ünü ülke sınırlarını aşan DJ'imiz Doğuş Çabakçor'un müzik koordinatörlüğünü yaptığı mekan kapıda giriş ücreti almıyor, içeride herkes doyasıya eğlenip dans ediyor. Bir diğer dans ve eğlence mekanıysa NuPera'nın arka odası Pop... 80'ler, 90'lar çalıyor, DJ Utku Yıldırım'ın müzikleri pek bir coşturuyor...

TUZLU WAFFLE DENEDİNİZ Mİ?

Tuzlu waffle kulağa ilk duyuşta kötü gelebilir. Ama New York, Brooklyn'deki Waffle and Wolf'un Şişhane'deki bir versiyonu olan Wolf Junior'a uğrayınca fikriniz değişebilir. Keza şu sıralar özellikle de Beyoğlu tarafında eğlence sonrası birçok kişinin yemek durağı olmuş durumda. Tatlı waffle seçenekleri kadar tuzlu alternatifleriyle de ilgi çekiyor. Örneğin peynirli makarnalı ve içi dana kıymalı waffle pek bir revaçta. "Bu nasıl bir waffle?" diye soranlara cevabım "Somon fümeli waffle'ı tadın" olacaktır.

TOP 5

- Morini Teras'ın iş çıkışı partileri şehrin yeni gözdesi...
- Etiler'deki Japon marketi Ichiban'dan suşi malzemesi almak, evde kendi marifetlerini konuşturmak son moda...
- Sessiz ama derinden ilerliyor... Etiler'de açılan, alaturka lezzetleri Japon ızgarasında pişirip servis eden Alaturka Teppanyaki hızlı yükselişine devam ediyor.
- Emre Çapa'nın Duble Meze Bar'ında yer bulmak için en az bir hafta önceden rezervasyon yaptırmak gerekiyor.
- Akaretler'deki en fazla 30 kişi alan Gile İstanbul sosyetesini ağırlamaya devam ediyor.