X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Antik kente yolculuk
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Antik kente yolculuk

  • Giriş Tarihi: 18.1.2014

Atina'ya 80 kilometre uzaklıktaki antik Korent şehrine gidenler, sanki zaman tüneline binip 2 bin 500 yıl öncesine gitmiş oluyor

Yunanistan'da 'hafta sonu' denilince akla hemen uzaklara kaçmak gelir. Atinalılar kendilerine en yakın ve antik olduğu kadar görülmeye değer sayfiye yerlerinden biri olan 80 kilometre uzaktaki Korent'e gider. Korent, Türkiye dahil tüm ülkelerde okutulan tarih ve sanat tarihi derslerinde hatta İncil'de bile çokça söz edilen bir kent. Tarih kitaplarına göre Korentliler ve antik Yunan sütunlarının başlıklarını sıralayan Korent nizamı bu kentte doğdu, İsa'nın havarilerinden Aziz Pavlos, ilk nutukunu burada attı. Bundan 2 bin, hatta 2 bin 500 yıl önce burada yaşayanların izine ulaşmak, dokunmak mümkün. Korent'in Çevre Valisi Yorgos Dedes'in bir hafta sonu daveti üzerine bu kenti ziyaret ettik. Atina'dan bu şehre giderken 80 kilometrelik otoyolun sağında da antik Megara kenti var. Megara, bugünkü İstanbul, İstanbul olmadan önce, hatta Doğu Roma İmparatorluğu'nun başkenti Konstantinopolis bile olmadan önce buralardan ordusuyla kalkıp keşfettiği bu kente kendi adını veren komutan Vizas'ın (Bizans) doğduğu antik Yunan kent-devletlerinden biriydi.

ÇILGIN PROJE
Megara'dan sonra 1860'lı yıllarda, gemilerin Mora Yarımadası'nın etrafında dolaşarak zaman kaybetmemesi için, o dönemde Yunanlar'ın 'çılgın projesi' uyarınca açılan dev kanal, Pelopones'i (Mora) yarımada haline getirmişti. Ana kara parçasıyla Mora Yarımadası'nı ayıran 6 kilometre uzunluğundaki kanalın üzerindeki köprüyü geçince antik Korent kentine ulaşıyorsunuz.

KORENTLİLER VE TÜRKLER
Tarihi eserlerin arasında Korent nizamlı sütun başlıkları hala ayakta duruyor. Müzelerde gördüğümüz Korent savaşçılarının miğferleri de sanki dün tornadan çıkmış gibi. Vali Dedes, kentin antik ve yakın tarihini anlatırken, Yunanlar'ın Osmanlılar'a karşı ayaklandığı 1821'e kadar buralarda yaşayan Türkler'in, Korent'in meşhur olan kuru üzümünü ürettikleri için çok varlıklı olduklarını, hatta bunların arasında en zengin ve en hayır seven kişinin Kamil Bey olduğunun hâlâ bilindiğini söylüyor. Bayram tatillerinde Atina'ya da gelen Türkler için düzenlenen günlük turlara dahil edilen Korent ve çevresinde yaşayanlar, sadece Türk dizilerinde gördükleri Türkler'i hayatlarında ilk kez canlı olarak görmekten de son derece memnun. Antik çağlarda olduğu gibi hâlâ Aka (Achaia) bağlarından elde edilen üzümlerle üretilen kaliteli şaraplarıyla da ün salan Korent'in yanındaki modern Lutraki ise Atinalılar'ın denize girdiği, taze balık yediği ve de görkemli casino'sunda vakit geçirdiği bir sahil semti. Lutraki'nin dar sokaklarından birinde raflarındaki kavanoz şişeleriyle dikkati çeken küçük bir tavernanın sahibi olan Mihalis'in elleriyle yaptığı kaşık tatlılarıyla saç sobanın üzerinde pişirdiği kuzulu, patlıcanlı, kabaklı ve peynirli böreklerle yemeklerinin buraya gelen Türk turistlerin beğenisini kazanmış olmasından gurur duyduğu anlaşılıyor. Üstelik Mihalis Türk turistlerin ne kadar kibar, bonkör, ağız tadını bilen ve hoş insanlar olduklarını da söylüyor.