X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Modada parlama sırası Türkiye'de
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Modada parlama sırası Türkiye'de

  • Giriş Tarihi: 1.2.2014

Modada gelecek vaad eden tasarımcı ve markaları buluşturan Who's Next Paris fuarında bu yıl Türkiye'den 41 katılımcı vardı. Önümüzdeki seneyi Türk yılı ilan eden Who's Next'in Başkanı Xavier Clergerie ile Türk modasını değerlendirdik

Sınırları kaldırma, dünyaya açılma hayali kuran tasarımcı ve markanın buluştuğu bir fuar Paris'te düzenlenen Who's Next? 1994 yılından beri düzenlenen, bir sezonda ortalama 55 bin ziyaretçinin gezdiği fuara 2 bin marka ve tasarımcı katılıyor. Ziyaretçilerin yüzde 80'inin satın alma sorumlusu olduğu fuarda markalar ve tasarımcılar kendi ülkeleri dışından müşteriler buluyor, isimlerini dünyanın farklı noktalarında temsil etme imkanı kazanıyorlar. Geleceğin tasarımcılarını çıkarmak gibi bir iddiası olan ve katılımcıların jüri değerlendirmesiyle alındığı Who Next'e bu yıl Türkiye'den 41 gibi rekor bir katılım gerçekleşti. Fuara katılan Türkler arasında Vakko eşarp gibi köklü markalar da, İstanbul Moda Haftası'nda ilk koleksiyonunu sergileyen çiçeği burnunda tasarımcılar da vardı. Gelecek sezon Türkiye'nin onur konuğu olacağı fuarın sonunda katılımcı Türkler arasından Lug Von Siga markasıyla Gül Ağış, Özlem Süer, Hande Çokrak, Ekria markasıyla Esra Karadeniz ve Vakko Eşarp ödüle layık görüldü. Türkiye'nin ve Türk tasarımcısının baş tacı edildiği Who's Next fuarının kurucu başkanı Xavier Clergerie sorularımızı cevapladı:
- Fuarınıza dünyanın dört bir yanından ziyaretçi ve tasarımcı katılıyor. Türkiye neden önemli?
- Türkiye hem katılımcı, hem de ziyaretçi anlamında fuarda ciddi bir aktivite sahibi ve bu aktivitesi her yıl katlanarak artıyor. Bu yıl devlet teşvikleri ve projeleri ile toplam 41 katılımcı Türk tasarımcı ve marka ağırladık.

TASARIMCILARIN ÖĞRENECEKLERİ VAR
- Ticari yönden baktığınızda Türk marka ve tasarımcılarını nasıl görüyorsunuz?
- Marka ve tasarımcılara baktığımızda çok farklı düzeylerin söz konusu olduğunu görüyoruz. Türk markaları daha yerleşik bir satış kültürüne sahip. Markalar koleksiyonlarda ticari anlamda başarılı olacak ürünlere yer veriyorlar. Tasarımcılar ise satış konusunu fuarlara katılarak öğreniyor. Ancak hem markalar, hem de tasarımcılar satış anlamında ciddi bir potansiyele sahip. Türkiye'yi bu sezon onurlandırmamızın sebeplerinden biri de bu ticari potansiyel.
- Önümüzdeki sene Türk hükümeti ile işbirliğine giderek Türkiye'yi Who's Next fuarına konuk ülke yapacağınızı açıkladınız. Bu iş bize ne kazandırır?
- Türkiye farklı katmanlara sahip bir ülke ve Türkiye'yi tüm bu katmanlarıyla yansıtmayı, bunu yaparken de Türk yaratıcılığı ve tasarım gücünü ön plana koymayı hedefliyoruz. Bu çerçevede bir çok farklı etkinlik düzenlenecek. Bu etkinlikler arasında mekan giydirme, fuar alanında Türkiye'yi yansıtan dekorasyon öğeleri, bir Türk sanatçı tarafından hazırlanacak kurumsal kimlik ve iletişim araçları, Türk tasarımcıların düzenlediği bir sergi, Türkiye'yi yansıtan ürünlerin satılacağı bir konsept mağaza ve pop-up mağaza yer alacak. Tüm bunlarla Türk modası ziyaretçilerimize çok kapsamlı anlatılmış olacak.

DÜNYA ÇAPINDA TASARIMCILAR ÇIKACAK
- Global pazara baktığınızda markaların ve Türk tasarımcıların artıları nedir?
-
Türkiye'nin en büyük avantajı üretim kapasitesi çok yüksek bir tekstil ülkesi olması. Üretim konusunda engin bir tecrübeniz olmasına rağmen Türkiye tasarım konusunda global pazarı geriden takip ediyor. Ama ben bu durumun çok yakında değişeceğine inanıyorum.
- Tasarım eksiğimizi nasıl kapatacağımızı düşünüyorsunuz?
- Türkiye'de yetişen, yurt dışında eğitim gören, sık sık yurt dışına çıkarak moda sektöründeki son gelişmelerini takip eden yeni neslin bu durumu değiştireceğine inanıyorum. Yeni nesil tasarımcılar Türkiye'nin üretim bilgisini moda endüstrisinin son trendleriyle birleştirdiğinde Türkiye benzersiz bir pozisyona sahip olacak. Öte yandan Türkiye'de tasarımcılara ayrılan ve her sezon ciddi biçimde artan bir devlet desteği var. Bu da gelişmenize yardımcı bir etken.
- Tüm bunlar birleştiğinde siz de 'Sırada Türkiye var' diyorsunuz değil mi?
- Türkiye'de moda endüstrisi globalleşme anlamında ciddi bir dönüşüm sürecinde. İsanbul Moda Haftası her sezon daha da büyüyor ve iç pazarın da desteğiyle sektör her geçen gün daha da kurumsallaşıyor.
- Türkiye'nin bu süreçte hangi derslerine çalışması gerektiğini düşünüyorsunuz?
- Türkiye'nin zayıf yönlerinin başında tasarım geliyor. Özgün, kimlik sahibi tasarımların ön planda olması şart. İş geliştirme anlamında da eksiklikler söz konusu, özellikle tasarımcıların modayı bir iş olarak görmeleri ve iş planlama anlamında da yatırım yapmaları gerekiyor. Bu konulara yoğunlaştıklarında Türkiye'nin dünya çapında tasarımcılar çıkaracağından kuşkumuz yok.