X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Oscar ile imtihanı
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Oscar ile imtihanı

  • Giriş Tarihi: 8.2.2014

Bebek yüzlü bir Hollywood starı Leonardo DiCaprio. Ama yakışıklılığına sığınmadı, yeteneğini de parlattı. Lakin Oscar hayali gerçekleşmedi. Peki Para Avcısı ile şeytanın bacağını kırar mı?

Hollywood'da çocuk oyuncularının kariyerinin çoğu zaman inişli çıkışlı olduğu bilinir. Çocukluğunu yaşayamamanın getirdiği hamlık, erken yaşta gelen şöhretle başa çıkmayı bilememenin, çoğu kez oyuncuları uçlara ittiği söylenebilir. Ama kendine iyi yol haritası çizenler de var. Hollywood'un sarışın, mavi gözlü, bebek yüzlü starı Leonardo DiCaprio onlardan biri. The New Lassie dizisine başladığında 15 yaşında bir çocuktu DiCaprio. 19'unda Robert De Niro ile aynı filmde (This Boy's Life) oynayacak kadar dikkat çeken, yine aynı yaşta What's Eating Gilbert Grape filmi ile En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu dalında Oscar'a aday gösterilen bir yetenek. Zaten 90'larda ve 2000'lerde iki ayrı DiCaprio çıktı karşımızda. 90'larda serpilip büyüyen (Günlük/ The Basketball Diaries, Tutkunun Şairleri/ Total Eclipse, Romeo ve Juliet, Marvin'in Odası/ Marvin's Room, serpildiği filmler ) Titanik ile kariyerinin zirvesini gören, tüm dünyanın tanıdığı genç bir yetenek ve potansiyel Hollywood starı.

SCORSESE'DEN KARİYER ÖPÜCÜĞÜ
Yetenekli ama sarışın, mavi gözlü ve bebek yüzlü yakışıklı hali daha baskın. Bunun için 90'larda hep 'yakışıklı' sıfatı isminin başına iliştirilmiş. Titanik sonrası dönemiyse pek tatminkar değil. Demir Maskeli Adam/ The Man in the Iron Mask, Celebrity, Kumsal/ The Beach ya da Don's Plum filmlerinde yeteneğinden ziyade yakışıklılığı ya da Titanik ile gelen popülerliği ile iş görmeye çalıştı denilebilir. Ama olmadı... Ki bunun çabuk farkına varmış olmalı ki, o yakışıklı sıfatına güvenip, popülerliğine yaslanıp kariyerini inşa etmeye kalkmadı. Tabii bunda yönetmen Martin Scorsese'nin katkısı yadsınamaz. Scorsese'nin New York Çeteleri / Gangs of New York filmiyle DiCaprio'nun elinden tutması kariyerinin dönüm noktası adeta. Gerçi film Daniel Day-Lewis'le aklımızda kalsa da, Scorsese hep onun arkasında durdu. Vazgeçilmez oyuncusu yaptı. Oyunculuğunu daha kristalleştirmesini sağladı. Scorsese'den sonra Spielberg'ün Sıkıysa Yakala/ Catch Me If You Can filminde başrolü teslim etmesi, DiCaprio'nun yıldızını iyice parlattı. Çünkü o artık usta yönetmenlerin odağında bir oyuncuydu. Göklerin Hakimi/ The Aviator iddialıydı ama ne Scorsese ne de DiCaprio hanesine iyi film olarak adını yazdırdı. Ama Scorsese'ye Oscar kazandıran Köstebek/ The Departed filminde DiCaprio gerçekten rolünün hakkını veriyordu. Hatta Jack Nicholson ile karşılıklı atışacak kadar iyiydi. Sınırlarını aşmıştı. Sonrasında birçok filmi var ama akıllarda kalan Başlangıç/ Inception, Zincirsiz/ Django Unchained ve J. Edgar filmlerindeki performansı. Bir de Kanlı Elmas/ Blood Diamond filmini unutmamak gerek galiba. Muhteşem Gatsb diyeceksiniz ama eski 'muhteşem' Robert Redford'un karizmasını aştığını söylemek mümkün değil.

HEP ADAY AMA
DiCaprio şimdi, bu hafta vizyonda olan Scorsese'nin Oscar adayı son filmi Para Avcısı/ The Wolf of Wall Street'ta para manyağı bir borsacıyı canlandırıyor. En İyi Erkek Oyuncu katerogisinde Oscar'a aday gösterilmesi şaşırtıcı değil. Hele hele birkaç sahnede kendini aşıyor desek yeridir. Ama Oscar ile tuhaf bir ilişkisi oluşmaya başladı. Hep aday oluyor ama arzu ettiği o heykelciği Akademi bir türlü ona vermiyor. DiCaprio Para Avcısı ile Oscar'ı alır mı? Gerçi Altın Küre'de ödülü kaptı ama rakipleri düşünülürse o ölüm grubundan çıkması gerçekten zor. Oscar'lı ya da Oscar'sız Di- Caprio, uçuk kaçık starlardan biri olmadı. İşine odaklandı, istisnaları var elbette ama genelde derinlikli karakterleri canlandırdı. Öyle adının karıştığı büyük skandalları yok. Tabii flörtüz olmadığını söylemiyoruz. Bir tekne dolusu kadınla insan niye tatile çıkar yoksa? (Gatsby'liğe özenmiş olacağından şüpheleniyoruz.) Ama bu tür küçük sivilceleri saymazsak yüzü gibi temiz bir kariyeri var.

Çevresi bir star
Kendi adına kurulan vakıfla Leonardo DiCaprio kimi çevre projelerine destek vererek özellikle vahşi hayatın korunması için farkındalık yaratmaya çalışıyor. Kendisi ayrıca Dünya Doğayı Koruma Vakfı'nın (WWF) da yönetim kurulunda. Geçen aylarda soyu tükenme tehlikesiyle karşı karşıya olan Bengal kaplanlarının korunması için vakfa 3 milyon dolar bağışta bulundu. Bir de 2007'de The 11th Hour belgeseline yapımcılık yapmış ve seslendirmişti. Yani öyle sorumsuz starlardan değil. Yaşadığı dünya ile ilgili...