X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Hava kirliliği siyaseti vurdu
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Hava kirliliği siyaseti vurdu

  • Giriş Tarihi: 22.3.2014

Paris'teki hava kirliliği yarın yapılacak yerel seçimlerin gidişini de etkiledi ve Sosyalist Parti'nin zaferini tehlikeye soktu

Dünyanın en turistik şehri Paris bugünlerde Çin'in ağır sanayi şehirlerine benziyor; hava kirliliği nedeniyle oluşan toz bulutu, Eyfel Kulesi'nin görünmesine engelliyor. Sokaklarda maskeyle gezenlerin sayısı artarken, yaşlı ve çocuklara sokaklara çıkmama uyarısı yapılıyor. Günlerdir tartışılan hava kirliliğinin ülkede yarın yapılacak yerel seçimlere damga vuracağı tahmin ediliyor. Bu gelişmenin en büyük mağduru ise 10 yıldır şehri yöneten Sosyalist Parti olacak. Nitekim seçim kozu olarak çevre dostu bir Paris inşa ettiklerini iddia eden belediyenin kirliliğe karşı aldığı önlemler, büyük eleştiri aldı. Ekoloji ve sağlık bakanlıklarının uzun süredir yağmur yağmaması sebebiyle giderek artan hava kirliliğinin Paris'te kamu sağlığını tehdit eder hale gelmesini açıklaması üzerine, belediye yönetimi ilk olarak toplu taşımanın ücretsiz olacağını açıkladı. Kent sakinlerinin özel araçlarıyla trafiğe çıkmamalarını teşvik etmek için alınan karar gereği metro, otobüs, tren ve belediyenin sunduğu bisiklet kiralama servisi, dört gün ücretsiz verildi. 18 milyon avroluk bir kayba neden olan uygulama, çevre dostu sosyal belediyecilik imajı çizse de eleştirilere maruz kaldı. Yarın ilk turu yapılacak seçimleri kesin kazanacağı gözüyle bakılan Sosyalist Parti'nin belediye başkan adayı Anne Hidalgo'nun zaferi artık çantada keklik değil. Zira başta çevreciler ve muhalefet çocukların, yaşlıların ve hamilelerin sokağa çıkmamasının tavsiye edilmesine kadar varan hava kirliliğine bakıldığında, ücretsiz ulaşım kararının çözüm değil, seçim odaklı olduğunu iddia etti. Normalde daha radikal kararlar alınıp kimi araçların trafiğe çıkmasının yasaklanmasını gerektiren hava kirliliği tehdidinin belediye tarafından yeterli bir ciddiyetle ele alınmadığı öne sürüldü.