X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER İstanbul'un rengi erguvan
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

İstanbul'un rengi erguvan

  • Giriş Tarihi: 19.4.2014

Adına besteler yapılan, şiirler yazılan, yazarlara ilham veren bir çiçek o. Aynı zamanda İstanbul'un da sembolü. Erguvan zamanı yaşanıyor. Farkında mısınız Boğaz'ın iki yakasını erguvanlar süslüyor

Baharın gelmesiyle birlikte İstanbul rengarenk çiçekleriyle göz kamaştırmaya başladı; İstanbul'u laleler, nergisler, ıhlamurlar, mor salkımlar süslüyor artık. İstanbullular da farklı çiçeklerin renk cümbüşüne şahitlik ediyor. Ama erguvanların yeri bir başka. Çünkü şehrin sembolü adeta. Şairlere, edebiyatçılara ilham kaynağı olan, birçok insanın gönlünü çelen erguvanlar da açtı İstanbul'da. Türk edebiyatının büyük ustalarından Ahmet Hamdi Tanpınar da "Gülden sonra bayramı yapılacak çiçek varsa o da erguvandır" demez mi zaten? Evet, bayramı yapılası bir şenlik sunuyor erguvanlar bizlere. Şu günlerdeyse Boğaz'ın her iki yakasını da pembemsi renkleriyle çepeçevre saran erguvanlar şehri şenlendiriyor. Biz de Boğaz'ı rengarenk bir tablo gibi çepeçevre saran erguvanların bilinmeyenlerini İstanbul Erguvanlar Derneği Başkanı Hüseyin Emiroğlu ile konuştuk. Dernek Başkanı Emiroğlu "Erguvan İstanbul'un yerli ağacı. Eskiler ona 'Huda-i Nabit' derlermiş. Yani Allah'ın lütfettiği anlamına geliyor. İstanbul'un rengi erguvan, kokusu ıhlamur" diyor.

EN GÜZEL MANZARALAR
İstanbullu erguvanları en iyi nereden görür? Emiroğlu'na göre Anadolu yakasında Fenerbahçe Parkı, Moda burnu, Üsküdar Fethi Paşa Korusu'ndan Hidiv Korusu'na Beykoz burun bahçeye kadar erguvanları en iyi şekilde görebilirsiniz. Avrupa yakasında ise Yeniköy'den Karaköy'e, Haliç'in iki kıyısından Eyüp'ün yamaçlarında renk cümbüşünü seyreyleyebilirsiniz. Boğaz'ın iki yakası için yapılması gereken bir ritüel de var. Emiroğlu bu ritüeli Prof. Dr. Süheyl Ünver'in sözleriyle anlatıyor: "Boğaziçi bir otobandır. Bu otobandan her türlü deniz aracıyla ilerlenmeli. Kabataş, Eminönü ya da Üsküdar'dan başlanıp Beykoz'a kadar gidilip geri dönülmeli. İki yakanın erguvanlarının estetik görünüşü ancak denizden seyredilebilir." Erguvan güzelliğini görmek için başka şehirlerden İstanbul'a gelenler var. Lakin süre kısa. Nisan boyunca erguvan yüzünü gösteriyor. Dolasıyısıyla bu hafta sonu erguvanlı İstanbul'u görmeniz için son şansınız.

İSTER REÇELDE İSTER SALATADA
Reçellerde erguvan çiçeğinin kullanıldığını biliyor muydunuz? Ama tat vermesi için değil, renk katması için kullanılmış yıllarca. Özellikle de elma reçeline renk vermesi için konurmuş. Emiroğlu erguvan çiçeğinin tadının mayhoş olduğunu söylüyor: "Erguvan çiçeğinin yenmesinin hiçbir zararı yok. Az miktarda salatalarınızın üzerine renk katmak için erguvan çiçeği serpiştirebilirsiniz. Böylece salatalarınızın rengi daha hoş olur. Çok güzel bir tadı da var."

ŞİİRLER YAZILDI, BESTELER YAPILDI

Erguvan çiçeği hem yazarlara hem de şairlere ilham kaynağı oldu. Özellikle divan edebiyatında kullanıldı. Nedim'den Baki'ye, Hayali Bey'den Suni'ye, Nami'den Şeyh Galip'e, Fuzuli'den Nef'i'ye kadar birçok şair, erguvanı şiirlerinde kullandı. Emiroğlu "Örneğin Cevheri diyor ki 'Bugün ben bir güzel gördüm / Hilal kaşı keman olmuş, dili bülbül, saçı sümbül, yanağı erguvan olmuş.' Baki ise bir beytinde: 'Karşımda sevgilinin yanağı ve sakinin kadehi dururken güle erguvana ve bahara kim minnet eder' der. Erguvanla çeşitli metaforları var şairlerin, divan edebiyatının ya da tasavvuf şiiri de dahil olmak üzere erguvan, kanlı gözyaşına, yarin yanağına, utanmanın ifadesi olarak pembeleşmeye de benzetilmiş" diyor. Edebiyatımızın büyük ustalarından İstanbul âşığı Ahmet Hamdi Tanpınar, Attila İlhan, Orhan Veli'nin de erguvanlı şiirleri var. Elbette sadece şiirlerde göstermemiş yüzünü erguvan, üstüne bestelerde yapılmış. Dokuz beste tespit edilmiş, kimi bilinen kimi hiç duyulmamış besteler bunlar. İçlerinden biri de Melihat Gürses'in Erguvan Zamanı adlı eseri.

SERGİSİ DE VAR
Erguvanın farkındalığını arttırmak için her sene İstanbul Erguvanlar Derneği bir sergi düzenliyor. Sekizinci yılında gelenekselleşen bu etkinlik bu yıl uluslararası bir boyut kazandı. Sultanahmet'teki At Meydanı'ndaki Marmara Üniversitesi Eski Rektörlük binasında dün açılan sergide İran, Özbekistan, Kırım, Hollanda, Fransa ve Türkiye'den 200'ün üzerinde sanatçının eserleri yer alıyor. Klasik ve modern sanat dallarında eserlerin sergilendiği sergide erguvanın binbir türlü halini görebilirsiniz.

OSMANLI'DA ERGUVAN
Osmanlı'da da erguvanlara önem verilmiş. I. Mahmud (1735) İstanbul'da erguvanın azaldığını görünce Hereke'den erguvan getirilip dikilmesi için ferman bile çıkarmış. Bir de bayramı var eguvanın. Hikayesi şöyle: Sultan Yıldırım Bayezid'in kızı Hundi Hatun'la evli olan Emir Sultan'dan Osmanlı ordusu duasını almadan sefere çıkmazmış. Emir Sultan vefat ettikten sonra Bursa'ya gömülmüş. Herkes tarafından sevilen Emir Sultan'ın türbesini insanlar erguvan zamanı (bahar başlangıcı) ziyarete gidermiş. Bunun için de erguvan zamanına Erguvan Bayramı denmeye başlanmış. Evliya Çelebi de Seyahatnamesi'nde bu döneme 'Erguvan Faslı' dendiğini yazıyor.

NASIL YETİŞTİRİLİR?
Erguvanları evde yetiştirmenin zor olmadığını söyleyen Emiroğlu, şimdiden erguvanın tohumlarını toplamanızı tavsiye ediyor. Bahar ayını müjdeleyen erguvanın balkonunuzu süslemesi için yapmanız gerekenleri şöyle anlatıyor: "Temmuz ayında olgunlaşan erguvan fasulyeleri toplanır, içinden minik tohumları çıkarılır. Bu tohumların bir poşetin içerisinde tercihen de buzdolabında normal bir rafta saklanması gerekir. Bir kışı buzdolabında geçirir. Şubat ayında hazırladığınız saksılara beş-altı tanesi gömülür. Balkona konur, yağmurdan etkilenmesinin hiçbir mahsuru yoktur. Baharda erguvanlar filizlenecektir. Sonra filizlenenleri ayrı ayrı küçük saksılara alıp yine balkonda yetiştirebilirsiniz. Daha da büyüttükten sonra erguvanı toprakla buluşturup bahçelere ve uygun göreceğiniz yerlere dikebilirsiniz. Kısacası tohumdan bile yetiştirilebilen, pahalı olmayan bir ağaç."