X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Teşhisimi kendim koydum
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Teşhisimi kendim koydum

  • Giriş Tarihi: 26.4.2014

İnternette araştırıp kendi hastalığına teşhis koyanlar doktorları şaşırtıyor. Kendisini ameliyat eden de var, doktor tavsiyesini reddeden ve kalbi duran da...

İnternet sayesinde istediğimiz her konuda bilgiye ulaşmak mümkün. Tek tuşla tüm hastalıkların belirti, teşhis ve tedavilerine ulaşabiliyoruz. Hatta tahlil sonuçlarımızı kendi kendimize çözmeye çalışıyoruz. Zaman zaman hepimiz doktora gitmek yerine önce internetin başına geçip, hastalığımızı teşhis etmeye çalışıyoruz. Bazen panikleyip kendimize kanser teşhisi koyarken bazen de yaşadığımızın basit bir durum olduğuna karar veriyoruz. Oysa bilinçli hasta olmakla internetten araştırma yapmak arasında ciddi farklar var. Elbette elimizin altında internet varken hiç araştırmamamız söz konusu değil ama uzmanların tavsiyesi kabaca hastalık hakkında merakımızı giderip gerçek bilgiyi doktordan almamız yönünde. Doktorlar da bu konuda hastalarından çok dertli. Kimi hasta "Benim tedaviye ihtiyacım yok" deyip tedaviyi reddederken, kimisi de doktora ulaşamadığında fotoğraf göndermeyi tercih ediyor. Tedaviler gecikiyor, hastalıklar ilerliyor ve hatta bazen geri dönülmesi zor süreçler yaşanıyor. İnternet ve teşhis konusunu uzmanlara sorduk bakın neler anlattılar...

Prof. Dr. Nevzat Tarhan-Psikiyatr Üsküdar Üniversitesi Kurucu Rektörü

İNTERNET KİŞİLERİN ÜMİDİNİ ÇALABİLİYOR
"Kişi eğer hastalık konusunda takıntılı ise internette hastalığına ilişkin elde ettiği bilgiler hastalığını artırabilir. Eğer takıntılı değilse bilgi amaçlı kişiye katkı sağlar. Hastalık hastası olan kişilere internet, zarar veriyor. Yarım doktor candan eder söyleyişi gibi. Yarım bilgi de öyle. Kişi elde ettiği bilgilerle kendini yarım doktor gibi görüyor. İnternette tanı koyulmaz, tedavi yapılmaz. Kişinin hastalığa ilişkin yaptığı araştırma ön bilgilendirme adına yol göstericidir. Ama kesinlikle bir uzmanla görüşülmesi gerekir. Kanserle ilgili kişi bir internet sitesine giriyor yazılanları okuyor. Bilgi, bu hastalıkta yaşamın beş yıl olduğunu söylüyor. Ve kişi bunu okuyunca kendisine doğrudan beş yıl ömür biçiyor, ümitsizliğe düşüyor."

Doç. Dr. Serdar Dağ-Nörolog

HASTAM PSİKOLOJİK TEDAVİ GÖRDÜ
"Sağlık gibi önemli konulara internetten kolay erişim, hastaları yanlış yönlendiriyor ve gereksiz endişelere sürüklüyor. Hastalıklar hakkında internete bakarak yorum yapmak çok yanlış çünkü hastalığa sebep olan etkenler her insanda farklı işler. Örneğin, bizde enfeksiyon var diyelim, basit gribe sebep olan mikropla beyin enfeksiyonuna sebep olan mikrop aynı olsa bile hastada belirtiler ve mikrobun verdiği hasarın aynı olduğu düşünülebilinir mi? Grip en fazla bir haftada şifa ile sonuçlanırken, menenjitte ömür boyu sürecek beyin hasarı olabilir. Beyinde araknoid kist denen insanların yüzde 20'sinde görülen, doğuştan olan ve hiçbir zaman kötüye dönmeyen bir oluşum bazen beyin MR'larında tesadüfen çıkar. Hiçbir beyin doktoru bunu önemsemez ve hastayı bu konuda aydınlatır. Bir hastamdan baş ağrısı nedeni ile beyin MR'ı istedim. Çekilen MR'da araknoid kist çıkmış. Endişeli olan hasta beni aramak yerine internette 'beyin kistleri ve kitleleri'ni araştırmış. En tehlikeli olan ve kısa sürede ölüme sebep olan beyin tümörünü okumuş. Yaşadığı panikten dolayı hastaneye kaldırıldı. Hasta bu olaydan o kadar etkilenmişti ki psikolojik açıdan yardım almak zorunda kaldı. Halen hastam olan ve takıntılı kişilik yapısına sahip olan kişi, şu anda hiçbir hastalık için internete bakmıyor. Bu yanlış bilgiler yüzünden birçok hekim arkadaş hastalarıyla uzun uzun konuşmak ve onları ikna etmek zorunda kalır. Doğrusu kabaca hastalık hakkında merakınızı giderip gerçek bilgiyi doktordan almaktır."

Prof. Dr. Timur Timurkaynak-Kardiyoloji Uzmanı

TEDAVİYİ REDDETTİ, KALBİ DURDU
"Benim bir hekim olarak önerim internetten okuyun ancak mutlaka bir hekime danışın. Bir hastam, yıllardır sigara içen, tansiyonu yüksek, şeker hastalığı olan biriydi. Yürürken nefes darlığı şikayeti ile bize geldi. Yapılan testler sonrası ciddi aort kapak darlığı olduğunu ve bir an önce kalp kapağının değişmesi gerektiğini söyledik. Ancak kendisi tüm bunları internetten araştırdığını ve spor yapmadığı için kondisyon düşüklüğü yaşadığını söyledi ve tedavi olmayı reddederek gitti. Üç gün sonra acil servise geldiğinde nefes alamıyordu ve kalbi durdu. Kalp masajı ile yaşama döndü. Ertesi gün acil olarak kalp kapağını değiştirdik... Hastalar ilaçları araştırır, milyonda bir görülen yan etkiyi okur ve kendilerinde de aynı yan etki olduğunu, ilaçların böbreklerini, karaciğerlerini bozduğunu ifade ederler. Doktorların kendileri gibi binlerce hasta gördüğünü hiç düşünmezler."

Prof. Dr. Süleyman Engin Akhan Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı

EKSİK BİLGİ NEDENİYLE NİŞANLISINDAN AYRILAN VAR
"Hastalarımın sıklıkla genital siğil ve rahim ağzı kanseri ile ilgili problemleri oluyor. Son derece dinamik olan bu konuda sürekli yeni bilgiler geliyor ve üç-dört yıl önceki bilgiler eskimiş oluyor. Fakat internet siteleri eski bilgileri kopyalayıp yapıştırdıkları için insanlar da bunları okuyor ve en önemlisi inanıyor. Bu eski ve eksik bilgiler nedeniyle depresyona giren, nişanlısından ayrılan hastalarım oldu. En büyük sıkıntıyı genital siğillerde yaşıyoruz. İnternette hastayı panikleten görseller mevcut. Hasta genital bölgesindeki en ufak bir lezyonda acaba siğil mi diye internetteki görsellerle karşılaştırıyor. Doktora gitmeden tanı koymaya başlıyor. En kötüsü kimi zaman gerçekten genital siğili tedavisi olan ama iyileşmeyen hastalar özellikle şehir dışında ise, sorunlarına çare bulamadıkları için genital bölgelerinin fotoğrafını çekip gönderiyor. Bazen, tedavilerini kendileri düzenliyorlar. Bir hastam 'İnternetten araştırdım. Siğilimi jiletle kessem üzerine de kan taşı koysam olur mu?' diyerek beni aradı. 'Sakın yapma' dedim. 'Ben zaten söylediğim yöntemi uyguladım ve faydasını gördüm" dedi. Beş hafta sonra yaygın siğiller ile başvurdu."

Prof. Dr. Alihan Gürkan-Genel Cerrah

IŞIN KILICI MI BİSTURİ Mİ?
"İnternet çıktı ve korkarım ki bazı hastalarımız evlerine ultrason ve tomografi de alacak. Yani işin ayarı iyice kaçtı. Ben aslında hekimlerin, her meslekte olması gerektiği gibi, yaptıklarının sorgulanması, karşılaştırılması taraftarıyım. Böylece iyiler seçilir. Ancak bunu yaparken hastaların interneti iyi kullanmaları gerekir. Birinci gerçek; internetteki her bilgi doğru değildir hatta bazı sitelerdeki desteksiz tartışmalardan yapılan çıkarımlar hepten içler acısıdır. 'Bizim komşuda da aynı hastalıktan vardı şu ilacı kullandı, geçti' gibi trajikomik sonuçlara yol açabilecek ev yapımı sentezler, yarardan çok zarar getirir. Çoğu hekimin kendi internet sitesi mevcut. Üstelik birçok sağlık kurumu da internet sitelerinde bilgilendirme amaçlı hizmetler veriyor. Burada bir başka problem internete herkesin her istediğini yazabilmesi. Bir takım sonuca ulaşmamış konularda bir deneyim abidesi gibi yazılar yazan kişileri denetleyen, filtreleyen kuruluşlar olmalı. Şu unutulmamalı, dertlerine derman arayan kişileri umut tacirlerinden korumak en büyük yardım olacaktır. İnternette kendi teşhisini koyup, üstüne üstlük ameliyatını bile evde yapabilecek deneyimi, izleyerek öğrendiğini düşünen hastalarla olan diyaloglarımız oldukça enteresan. Hele ki size verdiği bilginin değerinden emin birinin, söylediklerinin sizin tarafınızdan bilinmemesi olayın son noktasıdır. Örneğin konuşulan her ameliyat için; 'Lazerle mi yapıyosunuz?' sorusu benim favorim... Özellikle Yıldız Savaşları filmindeki ışın kılıcından sonra, tıbbi gelişmenin sürekli bu yönde olduğu, artık bistüri yerine sadece lazer kullanıldığı algısı en ilginç olanı bence."