X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Sivaslılar Carlos'u Carlos da Sivaslıları sevdi
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Sivaslılar Carlos'u Carlos da Sivaslıları sevdi

  • Giriş Tarihi: 10.5.2014

Sivasspor Teknik Direktörü Roberto Carlos Sivas'a alıştı. Carlos, "Sivas mütevazı bir şehir, ben de mütevazı bir insanım. Birbirimizi anladık" diyor

Annesi temizlikçi, babası şofördü. Fakirlikten, bazı günler akşam yiyecek yemekleri dahi olmazdı. Öyle günlerde öğle yemeklerinin bir kısmını akşama bırakırlardı. Her Brezilyalı çocuk gibi, çıplak ayakla sokaklarda top oynadı. O müthiş sol ayağı sayesinde 13 yaşında keşfedildi. 18 yaşında da milli oldu. Önce İnter Milan'a, bir yıl sonra Real Madrid'e transfer oldu. 11 yılda 370 maça çıktığı Real Madrid'de en uzun süre oynayan yabancı futbolcu oldu. 1997'de Fransa Milli Takımına 37 metreden attığı gol, bu statüde tarihe geçti. 2007'de geldiği ve 104 maça çıktığı Fenerbahçe'de ilk golünü Sivasspor'a attı. Bu aynı zamanda kariyerindeki üçüncü kafa golüydü. Ve sezon başında, Türkiye'deki o ilk golünü attığı Sivasspor'a teknik direktör oldu. Roberto Carlos, Sivas halkının da sevgilisi oldu. Takımının çalışma saatleri dışında her fırsatta Sivas caddelerinde halkın içerisine karışan, en çok köfteyi seven, bazen bir kafeteryada çay içen, bazen bir dükkandan alışveriş yapan Roberto Carlos, sadece kırmızı beyazlı taraftarın değil tüm Sivaslıların 'Carlos ağabey'i olmuş. O da Sivas'ın sokaklarında imza ya da hatıra fotoğrafı çektirmek isteyen hiç kimsenin isteğini geri çevirmiyor. Bu da yetmiyor, tesislere kadar gelen Sivaslı gençler, hatta kadınlar, Carlos ağabeyleri ile selfie fotoğrafı çektirmek için adeta birbirleriyle yarışıyor.

KAYBETMEYE TAHAMMÜLÜM YOK
Roberto Carlos, sıcak İspanya'daki lüks hayatının ardından, işi gereği geldiği hem soğuk hem de imkanları kısıtlı Sivas'taki yaşamını SABAH'a anlattı; "10 yıl önce 'Sivasspor'a teknik direktör olur musun?' diye sorsalardı, orası neresi? derdim. Adını duymadığı, haritada dahi yerini bilmediğim bir yer. Hayal bile edilemezdi. Ama buraya geldiğimde beni şaşırtan bir şey olmadı. Çünkü ben de küçük bir yerde doğup büyüdüm. Bu nedenle Sivas'a ve insanlarına çok çabuk uyum sağladım. Birbirimizi anladık ve çok sevdik. Yani Sivaslılar Carlos'u, Carlos da Sivas'ı ve Sivaslıları çok sevdi. Sivas mütevazı ve sakin bir şehir, ben de mütevazı bir insanım. Sivas da eksikliğini hissettiğim bir şey yok" dedi. Roberto Carlos teknik adamlığın şu ana kadar yaptığı en zor iş olduğunu söylüyor: "Hayatımdaki hedeflerimde çok ısrarcı oldum ve şu ana kadar koyduğum tüm hedeflerimin hepsine ulaştım. Ama futbolda ne kadar çok fazla başarı kazansanız da hedefleriniz hep büyüyor. Ben, futbola da yaşama da doymadım. Doyacağımı da sanmıyorum. Kaybetmeye hiç tahammülüm yok. Tek sevmediğim şey de kaybetmek. Sevgi, hırs ve iddia dolu bir yüreğim var. Futbol benim hayatım. Çünkü Carlos başka hiçbir işte bu kadar mutlu olmuyor. Sıfırdan başlayıp şan, şöhret ve paraya sahip oldum. Ama içlerinde en zor olanı teknik adamlık. Çünkü futbolcuyken tek kişilik bir hayat yaşıyordum. Şimdi yönetici, futbolcu, taraftar olarak ayrı ayrı ama dengeli bir hayatım var."