Osmanlı'nın sosyal medyası kahvehaneler

Giriş Tarihi: 21.6.2014

Osmanlı'da kahve ikramı törenle yapılırdı. Zaman içinde kahvehaneler alternatif bir sosyal yaşam alanı haline dönüştü. Günümüzde ise kahveyi karton bardaklarla içer olduk. Kahve ritüelinin değişimini görmek için 'Kahve Molası' sergisine uğrayın

Son zamanlarda bitmeyen kuyrukların sonunda karton bardaklarla aldığımız kahvelerin üzerine yazılan adlarımız bizi mutlu etmeye yeterli gibi görünse de, eskiden kahve içmek başlı başına bir törendi. Pera Müzesi'nde düzenlenen 'Kahve Molası: Kütahya Çini ve Seramiklerinde Kahvenin Serüveni' sergisi işte bu derin kültürün kapılarını aralıyor. Şehir hayatı içinde artık vakit ayırmaktan vazgeçtiğimiz kahve kültürüyle şekillenen bu sanat eserlerinin varlığıyla yüzleşmek, hayatın hızı içinde kaybolup giden değerleri bize hatırlatıyor. Bu önemli geleneğin kökleri ise 15. yüzyıla kadar dayanıyor. Sihirli meyve olarak Etiyopya'da keşfedilen kahve, 15. yüzyılda Yemen'in Osmanlı topraklarına katılmasıyla itibarlı bir içecek olarak sarayda ve zengin evlerinde yerini aldı. Çok geçmeden halk arasında da tüketimi yaygınlaşan kahve, kısa zamanda Osmanlı'da sosyal hayatın vazgeçilmezlerin biri haline geldi. Fincan, fal, kahvehane etrafında şekillenen rutinlerle de bugüne kadar yaşatılan kahve geleneği, kültürümüzün en önemli öğelerinden biri...

KAHVE SERAMİKLE BULUŞTU
İstanbul' daki Pera Müzesi bu önemli geleneğe dikkat çekmek için, Suna ve İnan Kıraç Vakfı'nın üç büyük koleksiyonundan biri olan Kütahya çini ve seramikleri koleksiyonundan hazırladıkları bir seçkiyle kahve kültürüne odaklandı. 'Kahve Molası: Kütahya Çini ve Seramiklerinde Kahvenin Serüveni' sergisi, kahve etrafında şekillenen geniş kültürü Kütahya çini ve seramikleri ekseninde işliyor. Kütahya çini ve seramiğinin bu renkli örnekleri, Osmanlı kahvehane ve sokaklarından siyah-beyaz fotoğraflar ve yine bu kültürü yansıtan rengarenk minyatürler ve tablolarla süslenmiş. Hem görsel hem de kültürel açıdan önem taşıyan sergi 31 Aralık'a kadar görülebilir. Bu köklü gelenek Osmanlı sanat mozaiğinin önemli bir bölümünü oluşturan Kütahya çini ve seramikleri ekseninde inceleniyor. 18. yüzyıldan 20. yüzyıla kahve üretimi etrafında şekillenen 105 parçanın bulunduğu seçkide kahve fincanlarının yanı sıra lokumluk, sigaralık, kibritlik, sütlük, şekerlik, nargile, sürahi, maşrapa, ibrik gibi kahve kültürüne ait birçok farklı eser sergileniyor. Kütahya çini ve seramiğinin bu birbirinden güzel örneklerine, Osmanlı kahvehaneleri ve seyyar kahvecilerin fotoğraflarıyla bu kültürün resmedildiği ünlü tablolar da eşlik ediyor.

19. YÜZYILDA ÇALGILI KAHVEHANE ÇIKTI
Osmanlı saraylarında törenle sunulan kahve, tatlı ikramıyla başlardı. Tatlının ardından küçük bardaklarla su içilir ve sonra kahveye geçilirdi. Zamanla bu keyifli içecek, kahvehane geleneğini yarattı. Sergide 'Osmanlı'nın sosyal medyası' olarak ifade edilen kahvehaneler, 16. yüzyılda ev, çarşı ve cami gibi toplanma yerlerine alternatif bir sosyal alan halini aldı. Toplumsal, politik ve ekonomik olayların konuşulduğu bu mekanlar iktidarın dikkatini çekti. Tehdit unsuru olarak görülünce bir dönem yasaklandı. 19. yüzyılın ilk yarısında İstanbul'da çalgılı kahvehaneler ortaya çıktı. Kadınlar ise kahve sohbetlerini evlerde sürdürdü.
NİHAN CAN
ARKADAŞINA GÖNDER
Osmanlı'nın sosyal medyası kahvehaneler
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz