X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Meze araç değil, amaç
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Meze araç değil, amaç

  • Giriş Tarihi: 9.8.2014

Güneşinden, havası suyundan mı bilinmez, meze, Akdeniz ülkeleri yemek kültürünün önemli bir ortak öğesidir. Kimi uluslar ona bizim gibi meze demiş, kimi antipasti, kimi tapas. Hepsinde ana yemek yerine ya da ondan önce ufak tefek bir şeyler atıştırma geleneği var. Özellikle İspanyollarda tapas dedikleri meze alışkanlığı ana yemeği bile devre dışı bırakmış. Ağzının tadını bilen İspanyollar dört başı mamur sofrada saatlerce yemek yeme yerine, lokal lokal dolaşarak iki, üç lokma tapas eşliğinde içkilerini yudumlayıp, bir sonraki mekana doğru gastronomi yolculuklarını sürdürmeyi tercih ediyor. Zengin bir meze kültürümüz olduğu halde sadece meze atıştırıp bir şeyler içmek için özel bir mekana gitme alışkanlığımız olmadığı gibi, sadece meze sunan yerlerimiz de yok. Bizde adı ister balık lokantası olsun, ister meyhane, hatta et lokantası, sofraya önce basmakalıp mezeler servis edilir, ardından mekanın konsepti neyi gerektiriyorsa sıra o tür ana yemeklere gelir. Assolist onlardır; mezeler sadece hazırlık rolünü üstlenir. Figüran gibi görülen bir yemeğe gösterilen özen de ona verilen önemle orantılıdır. Ana yemeklere biçilen fiyat bile onların menüdeki önemini yansıtır. Mezeler genellikle 6-15 TL civarında seyrederken, ana yemekler günümüzde katlanarak artan restoran faturalarına bütün ağırlığıyla damgasını vurur.

DUBLE MEZE BAR, DÖRT DÖRTLÜK RESTORAN
Hal böyleyken Tepebaşı'nda altı aydır çok şık bir tarihi binanın teras katında meze gibi meze tatma özlemi duyanları mutlu edecek bir restoran, Duble Meze Bar, konukları ağırlıyor. Tarihi binanın adı ise Palazzo Donizetti Hotel. "Donizetti de kim ola?" derseniz, bütün dünyanın tanıdığı ünlü opera bestecisi Gaetano Donizetti'nin ağabeyi, Osmanlı sarayına gelip batılılaşmanın ilk adımlarını atan Sultan II. Mahmut'un sarayında ilk alafranga bandoyu kurup yöneten, ölünce de İstanbul'a defnedilen, adı sadece bu topraklarda hatırlanan Giuseppe Donizetti. Paşa unvanı da alan bu müzik adamının kaldığı bu 19. yüzyıl binası başarılı bir restorasyonun ardından halen şık bir butik otel olarak hizmet veriyor. Adı Meze Bar olsa, 10 metre uzunluğunda bir barı bulunsa da, aslında burası dört dörtlük bir restoran. Özellikle Ağustos akşamlarında güneş batmadan masalar doluyor. Güneş batarken terastan manzara olağanüstü. Dekoratörün başarılı öngörüsü sayesinde kimi grubu doğrudan, kimi arka cepheye boylu boyunca yerleştirilmiş büyük aynadan tüm görkemiyle izleyebiliyorlar. Meze listesi göz doyuruyor 22 soğuk, 9 da sıcak meze saydım. Dört çeşit salatayı bir yana bırakırsak, ızgaralar başlığı altındaki 15 çeşidin de önemli bölümü ızgara ufak mezelerdi. Mezelerin hepsini burada saymaya imkan yok. Ama şu kadarını söyleyebilirim, sözüm ona çağdaş meze yaratmak uğruna geleneksel lezzetlerimize kesinlikle ihanet edilmemişti ve fiyat aralığı 12 TL civarında tutulmuş mezelerin porsiyonları beklediğimden çok daha büyük çıktı. Biz dört kişi dört soğuk, üç de sıcak meze söyledik. Her birimizin payına pek çok yerde bir porsiyon olarak servis edilen miktarda meze düştü ve yediklerimizin hepsi lezzetliydi. Yediklerimiz içinde başyapıt, dev bir bostan patlıcanı ile yapılmış üç peynirli köz patlıcandı.

BEĞENDİKLERİM
Meze burada ana yemeğe hızla geçmek için zorunlu bir araç değil, mükemmel bir ziyafet için başlı başına amaç olarak görülüyor. Çok hoş bir manzara, iyi müzik ve servis, gayet makul hesap da cabası.

BEĞENMEDİKLERİM
Şuan açık havada yemek yendiği için hiçbir sorun yok ama hava bozup üstü tente ile kapatılınca bu oldukça küçük terasta ses yansıması engellenmediyse, gürültü kirliliği ağız tadını kaçırabilir.

Mutfak ****
Servis ****
Ambians *****
Duble Meze Bar Meşrutiyet Cad. No:85, Palazzo Donizetti Kat:7 Tepebaşı, Tel: (0212) 244 01 88