X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Pembe düşünün ama asla pembe giymeyin
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Pembe düşünün ama asla pembe giymeyin

  • Giriş Tarihi: 16.8.2014

En ünlü moda blogger'larından Chiara Ferragni, Hukuk Fakültesi'ni bırakıp moda sektörüne geçti. Şimdi tüm markalar, 2 milyon takipçisi olan genç blogger'ın peşinde

Bloger dendiğinde tüm dünyada modayla ilgilenenlerin aklına gelen ilk beş isimden biri Chiara Ferragni... 2009 yılında The Blonde Salad isimli blogu kurduğunda asla böyle bir şöhrete sahip olacağını tahmin etmeyen İtalyan Ferragni, 27 yaşında, kendi ismini taşıyan ayakkabı markasının yanı sıra Caira Jewels isimli aksesuvar koleksiyonunun da sahibi. Hukuk okurken moda dünyasının kapılarını aralayan genç blogger'ın şu an Istagram'da 2 milyon takipçisi var ve neredeyse tüm markalar onun peşinden koşuyor. Aksesuvar koleksiyonu kısa süre önce Bilstore'larda satılmaya başlayan Ferragni'den alışveriş ve stil tüyoları aldık.
- Chanel, Louis Vuitton ve Christian Dior gibi dev modaevleriyle ortak projeler yapıyorsunuz. Trendleri en iyi yorumlayan isimlerden biri olarak kabul ediyorsunuz. O zaman size sormadan olmaz, bu sonbahar için tek bir şey alabilecek olsak ne almalıyız?
- Dev bir yün kazak tabii ki! - Peki ne renk olmalı?
- Soluk tonlarda olmalı bence.
- Modayla iç içe olan biri olarak asla giymediğiniz bir renk var mı?
- Bu sorunuza, her zaman pembe düşünün ama asla pembe giymeyin diyerek cevap verebilirim.
- Sizce stil sahibi olmanın vazgeçilmez öğesi nedir?
- Karıştırmak. Milano doğumluyum ve Milano'da yaşayan herkes modaevlerinden aldığı parçalarla marka olmayan parçaları bir arada kullanır. Buna bayılırlar ve ortaya her seferinde çok güzel ve farklı bir görüntü çıkar. Bence tarz sahibi biri karıştırmayı da bilir.
- Aksesuvar koleksiyonu hazırlamış biri olarak sizce aksesuvar kadın giyimine ne katar?
- Eğlence! Aksesuvarlarla, kıyafetlerle yapamadığınızı yapıyorsunuz ve dış görünümünüzü daha eğlenceli hale getiriyorsunuz.
- Alışverişe çıktığınızda muhakkak aldığınız şey nedir?
- Ayakkabı. Ben bir ayakkabıkoliğim. Zaten bu yüzden de ayakkabı tasarlıyorum sanırım.
- Sizin gibi bir moda meraklısı yeni biriyle karşılaştığında ilk neye dikkat eder?
- Önce gülümsemeye dikkat ederim. Sonra ayakkabılara bakarım, ayakkabıkolik olduğumu söylemiştim. Sonra da aksesuvarlar dikkatimi çeker genel olarak.
- Blogunuzdaki her kombin çok beğeniliyor. Bir gece önceden çalışıyor musunuz kıyafetlerinize? Mesela birkaç kez deneyip ondan sonra mı fotoğraflarını çektiriyorsunuz?
- Bir gece önceden asla kıyafet hazırlamam. Genelde sabah sakince kahvaltımı ediyorum ve ondan sonra o günkü kıyafetime karar veriyorum. Yani biraz o günkü modumla, nasıl uyandığımla ilgili giydiklerim.
- Moda konusunda öngörüleriniz çok yerinde. Sizce gelecekte en çok giyeceğimiz ayakkabı ya da kıyafet türü ne olacak?
- Terlikler. Hem rahat hem de çok şık. Aslında terlik konusunda biraz ön yargılıydım ama inanılmaz yükselişteler. İndirimden tek bir şey alacaksanız terlik alın derim.
- Dünyanın en büyük modaevleri peşinizde, istediğiniz her yeni parçaya kolayca ulaşabiliyorsunuz. Peki siz en çok hangi modaevlerini takip ediyorsunuz?
- Celine, Maison Martin Margiela, Hermes, Jil Sander ve Calvin Klein. Fark ettiyseniz hepsi zamansız tasarımlar yapıyor ve çok da uğraşmadan şık olmanızı sağlıyor.

İLHAM KAYNAĞIM ANNEM

- Pek çok kişi sizi stil ikonu olarak görüyor, sizin stil ikonlarınız kim?
- Brigitte Bardot, Grace Kelly, Kate Moss ve Marie-Antoinette.
- Birçok röportajınızda ileride kendinizi tam zamanlı bir tasarımcı olarak gördüğünüzü söylediniz. Gelecekte sizi neler yaparken göreceğiz?
- Ayakkabı koleksiyonuma yoğunlaşacağım.
- Bir tasarımcı olarak en büyük ilham kaynağınız kim?
- Annem. Hem tarzına hem kişiliğine hayranım.
- Tasarımlarınızı yaparken sizi en çok etkileyen şehir?
- Los Angeles. Şehrin öyle bir enerjisi var ki insanın etkilenmemesi imkansız.
- Bugüne kadar blogunuz sayesinde sayısız yere davet edildiniz. Katıldığınız en büyüleyici davet hangisiydi?
- Cannes Film Festivali... Kırmızı halıda yürürken bir peri masalında gibi hissettim.

TÜRKİYE'DE PAZARDAN SANDALET ALDIM

- Ege'de tatil yaptınız ve İstanbul'a geldiniz. Ne kaldı bu seyahatlerinizden aklınızda?
- Pazardan deri sandaletler almıştım. Sandaletler hâlâ dolabımda. İnanılmaz rahatlar ve sıcak günlerde sık sık onları giyiyorum.
- İstanbul'u tanımlamanızı istesem iki kelimeyle...
- Çokkültürlü ve cool. - Var mı Ege sahillerinde yeni bir tatil planınız?
- Ajandamı görseniz inanamazsınız. O kadar çok yapmam gereken şey var ki! Ama Türkiye'yi çok sevdim ve kısa süre içinde yeniden gelmeyi çok isterim. İnsanlar çok misafirperver ve sıcaktı.