Acıh Da Bağa Vir

Giriş Tarihi: 23.8.2014

Türkçe 33'lük ve 45'likler pikaplarda yeniden dönmeye başladı. Üstelik bu ilgi yurtdışına taştı. 'Frodo' Elijah Wood bile 70 ve 80'lerin şarkılarıyla eğleniyor, eğlendiriyor

MELTEM FIRATLI

İlk kez geçen şubat ayında Babylon'da izlemiştik Wooden Wisdom'ı. Yüzüklerin Efendisi'nin Frodo'su Elijah Wood ve San Francisco'lu DJ Turquoise Wisdom'ın birlikteliğinden bahsediyorum. İkili geçtiğimiz günlerde yine bir Bant Mag organizasyonuyla Topless'ta DJ kabininin başına geçti. Plaklar bir bir dönmeye başladıkça ikiliyi ilk kez dinleyenlerin şaşkınlığı da arttı. Barış Manço Zordur Almak Bizden Kızı, Acıh Da Bağa Vir! diyor, onu Nazan Şoray'ın Hal Hal'ı, Ajda Pekkan'ın Düşünme Hiç'i izliyordu... Aslında Wooden Wisdom'ın bu merakı sıradışı bir durum değil. 70 ve 80'li yıllarda yapılmış Türkçe 45'lik ve 33'lüklerin sıkı takipçileri var. Hatta bu dönemin plaklarına sıklıkla yurtdışından talep geliyor. Plak dükkanı Analog Kültür'ün sahibi Kaan Düzarat'a kulak vermek bunu anlamak için kafi: "Analog Kültür'ün bir discogs hesabı var ve oradan dünyanın çeşitli yerlerine plak gönderiyoruz. Hem DJ hem de müzik tutkunları dönemin Türk saykodelik, folk parçalarının değerini anlamaya başladı." Mesela Düzarat en son Ferdi Özbeğen'in Köprüden Geçti Gelin'ini Hollanda'ya göndermiş. Bu plakların değerini ise ne kadar nadir olduğu ve ne kadar talibi olduğu belirliyormuş çoğu zaman. Örneğin Düzarat'ın elinde o döneme ait 10 TL'ye de plak var, 500-600 TL'ye de... Düzarat diyor ki "Ama bence birçoğu paha biçilemez." Plak dükkanı Deform Müzik'ten Ozan Maral'ın bu konuda söyledikleri ise daha rasyonel: "Plağın zamanında kaç adet basıldığı, nerede basıldığı ve müziğin kalitesi plağın kıymetini anlamada belirleyici oluyor."

GEÇMİŞ BUGÜN BİR ARADA
Düzarat aynı zamanda çok sevilen bir DJ. Setlerinde çalabilmek için sevdiği parçaları editliyor yani kesiyor, biçiyor, bambaşka bir hale getiriyor. Eski plakları toplarken başlamış edit yapmaya. İşin meraklısı DJ için bu süreç oldukça keyifli ve tatmin edici. Bakın nasıl anlatıyor: "Adını daha önce duymadığın bir şarkının seni bir süre esir alma ihtimali... Plak karıştırırken en çok bu hissi seviyorum." Hemen bir sır vereyim, Düzarat'ı şu sıralar Hümeyra'nın Anlatamıyorum albümü esir almış.

Portishead yıldızlara karıştı, geceyi aydınlattı

Yaşı tutanlar hatırlayacaktır, 90'lı yıllar "Massive Attack seven Portishead'i de sever, Portishead seven Tricky'yi" de diyerek geçti. Bu grupların müziği eşliğinde trip hop'un karanlık sularında gezenler, o dönemi sağ salim atlatmanın gururunu yıllarca taşıdı. Ta ki 20 Ağustos gecesine kadar... Bu yıl Maçka Küçükçiftlik Park'ta ilki düzenlenen Midtownfest'in headliner'ı Portishead'di. 1994 tarihli Dummy albümüyle hayatımıza giren grup konsere Silence'la başladığında gecenin uzun olacağının da sinyallerini veriyordu. Şarkılar arka arkaya söylenirken geçmişin hayaletleri de çoktan alanda dolaşmaya başlamıştı. Beth Gibbons hipnotize edici sesiyle Sour Times'ta "Çünkü kimse beni sevmiyor, bu doğru, senin gibi değil" derken Glory Box'ta "Oynamaktan çok yorulduğunu" itiraf ediyor, "Seni sevmem için bir neden ver" diyordu. Gibbons, Geoff Barrow ve Adrian Utley'den oluşan grup konser boyunca 15 şarkı seslendirdi. Ve 10 bin izleyiciye konserin her saniyesini sevmeleri için bir neden verdi. Portishead şarkıları yıldızlara karıştı, geceyi aydınlattı. O yıldızlardan biri kayarken grubun ülkemizde tanınmasında büyük rolü olan Radyo Eksen'e de selam çakıyordu.

Romana şarkılarıyla hazırlanın

Çağdaş edebiyatın popüler yazarlarından Haruki Murakami'nin 13'üncü romanı Colorless Tsukuru Tazaki and His Years of Pilgrimage: A Novel, geçen yıl nisan ayında Japonya'da piyasaya sürülmüş ve ilk haftasında bir milyon satmıştı. Romanın İngilizce çevirisi 12 Ağustos'ta yayınlandı ve Batı dünyasında da benzer bir heyecanla karşılandı. Romanın Türkçe çevirisinin piyasaya çıkışının ekim ayı olması bekleniyor. Yani biraz daha beklememiz gerekiyor. Ben de bu bekleyişi renklendirmek için romanda bahsi geçen şarkılardan oluşan mini bir playlist'i paylaşmak istedim. Müzik tutkunu olduğu bilinen ve bir dönem Tokyo'da caz kulüp işleten yazar bu romanı için de klasik müzikten rock'n roll'a uzanan şarkıları özenle seçmiş.
Viva Las Vegas/ Elvis Presley
Round Midnight/ Thelonious Monk
Le mal du pays (Homesickness)/Franz Liszt, James Wright Webber
Moonlight Sonata/Ludwig van Beethoven
Don't Be



ARKADAŞINA GÖNDER
Acıh Da Bağa Vir
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz