Yalancının mumu artık söndü

Giriş Tarihi: 13.9.2014

Araştırmalara göre, bir kişi eğer isterse 10 dakikada üç yalan söyleyebiliyor. Dünyada bir ekol olan Psikiyatri Profesörü Paul Ekman'ın tedrisatından geçenlerse bu yalanları 10 dakika içinde anlayabilme yeteneğine sahip

Yüzümüzdeki 46 kas dahil toplam 84 kas hareketini bilimsel dayanaklar ile gözlemlerseniz yalanı tespit edebilirsiniz. Yalan söylerken gözlemlediğiniz kişiye 'tam 12'den vuran' soruları sorarak onun ifadelerinde, sesinin tonunda ve hızında, aktardığı hikayenin bütünlüğünde, tutarlılığı ve akışında yalanın izlerine rastlayabilirsiniz. Beden dili ve yüz mimiklerindeki saniyelik değişimleri değerlendirerek karşınızdakinin size doğruyu söyleyip söylemediğini anlarsanız. Tabii bu işin eğitimini aldıysanız! Psikiyatrist Prof. Dr. Paul Ekman'ın yalanı tespit ederken kullandığı 'Temel Duygu ve Mimik Çözümlemeleri' adlı teknik, TV dizilerine konu olmuş. Üstelik Ekman, geçmişten günümüze incelediği insan mikro mimikleri ve yüz hareketleri tanımlama sistemi ile okullarda eğitimi verilen davranış biliminin temellerini de atmış bir isim. Sadece okullar değil FBI, CIA çok zor bazı davaları bu tekniği kullanarak çözdü. NASA, Apple, Google, Disney gibi kurumlar ise Ekman'ın yöntemiyle birçok projeye şekil verdi. Paul Ekman'ın geliştirdiği ve dünya genelinde önemli kurum ve kuruluşların kullandığı davranış bilimi teknikleri eğitimleri artık Türkiye'de. Nisan 2014'den bu yana Sola Unitas Akademi ve Paul Ekman International işbirliğinde verilen eğitimler ilk mezunlarını verdi bile... Akademi'de yalanı anlamak üzere İngilizce eğitim alan 19 kişinin arasında Türkiye'nin üst düzey yöneticileri de var, devlet yönetiminden isimler de... Sola Unitas Akademi'nin kurucularından Umut Kısa kariyerinin zirvesindeyken işi gücü bırakıp, bu eğitimleri Türkiye'ye getiren isim. Umut Kısa, Paul Ekman eğitimlerini tamamladıktan sonra, Ekman laboratuvarlarında görev alarak onaylı eğitmen statüsüne yükselmiş. Kısa'dan yalanı anlamanın püf noktalarını öğrendik:

BU KİŞİLERE YALAN SÖYLERKEN DİKKAT!

Eğitimden geçen isimler hayatlarındaki değişimleri şöyle anlatıyor;
Seyhan Karasu/ İşe Alım Müdürü:
İşim işe alım olduğu için, adayların bize verdikleri bilgileri doğrulama açısından destek oluyor. İnsanlar yetkinlikler konusunda abartılı ifadeler kullanabiliyor, olmayan bir yetkinliğini varmış gibi sunabiliyor, eski işlerinde aldıkları ücret konusunda yalan söyleyebiliyor. Bu noktada eğitim sayesinde doğruya ulaşmak daha kolay oluyor.
Ebru Güngör/ İş Geliştirme Müdürü:
Büyük firmalarla bazı ortaklıklar, anlaşmalar, pazarlıklar, uzlaşmalar yapıyorum. Bu yöntem orada inanılmaz işe yaradı. Kritik bir toplantıda izlemede kalmayı tercih ediyorum. Mikro mimikleri yakalamak için bu şart! Kırılma noktasında doğru soruyu sorarak karşınızdakini çözümleyebilirsiniz. Mesela büyük bir anlaşma için karşı taraf 100 TL önerdi, ama bu yöntem sayesinde 20 TL'ye aldım.
Profesyonel poker oyuncusu:
Poker oyunculuğunda rakiplerin blöf yapıp yapmadıklarını anlamak çok önemlidir. Tecrübe ile rakiplerinizle ilgili önsezileriniz oluşur ancak her zaman risk çok büyüktür. Bu eğitim özellikle mikro mimikleri okumayı öğreneceğim için ilgimi çekti. Burada sözü edilen insanın tamamen bilinçsizce ve neredeyse yüzde 100 yaptığı küçük istemsiz kas hareketleriydi ve poker sırasında heyecan, stres, endişe, umut, sevinç pek çok duygu yaşarsınız. Bunları yaşayan rakibimi okuyabilme fikri beni cezbetti.

Sakın inanma!

Anlatılan şeyler gerçekten anlatan kişi tarafından yaşanmış olabilir mi? Yani hikaye ile anlatan kişi birbirine tutarlı mı? Zaman zaman başkasının yaşadığı bir hikayeyi kendi yaşamış gibi de anlatabilir kişi. Sesinin tonundaki tutarlılık da önemli işaretlerden biri olabilir. Yalan söylerken sesimiz birkaç ton alçalabilir örneğin.
Diyelim ki eşiniz çayını karıştırırken "Aşkım beni hiç aldattın mı?" diye sordunuz... Karıştırma işlemi kesintiye uğradıysa. "Hayır" cevabı tak diye gelmediyse. "Hayır" cevabı yerine duyduğundan emin olmanıza rağmen "Ne dedin aşkım?" ya da "Kim görmüş?" gibi sorular geliyorsa eyvah eyvah...
Yalan hikaye, yaşanmadığı için ayrıntı da barındırmaz ya da verilen ayrıntılar kurgudan ibarettir. Bir trenin vagonları gibi sistemli biçimde tık tık tık akar... Karmaşa yoktur, son derece düzenli, özenli, sıralıdır çünkü açık vermemek üzere üzerinde çok çalışılmıştır...
Genellikle söyleyenin zaman kazanmak için soruları tekrar etmesi yaygın bir uygulamadır. Yani, dikkat az ilerde bir yalan sızıntısı olabilir...

İçin rahat olsun inanabilirsin

Doğru hikaye içeriğinde zaman, yer bilgileri de barındırır hatta detay içerir; "Günlerden 2 temmuzdu, iyi hatırlıyorum çünkü o gün aynı zamanda 10. evlilik yıldönümümüzdü" gibi...
Doğru hikaye içindeki kişiler arasında etkileşimleri de barındırır, "Git dedim, gitmedi" gibi.
Anlatılanlar esnasında, aniden çalan kapı, telefon, odaya giren biri, yere düşen bir cisim, ayağı takılan bir insan gibi anlık gelişen bir olaydan bahsediliyorsa dinlediklerinize güvenebilirsiniz...
Anlatan kişi ayrıntı verdiyse üstelik bu "Fırtına koptu ve arka balkon camı tuzla buz" gibi olağandışı ise o zaman doğruluğa yakın sulardayız...
Kişi konuya kendi duygularını katıyorsa "Üzüldüm, "Şaşırdım", "Mutluluktan deliye döndüm" gibi, bu güvenirliliğe işaret edebilir.
Anlatırken "Üzerimde o gün beyaz gömlek, yok yok afedersin pembe gömlek vardı" gibi anlık düzeltmeler güvenilirlik işaretleri olarak algılanır.
"Hatırlamıyorum" ifadesi hem doğru hem de yalan ifade de geçer. Burada dikkate alınacak olan bu cevabın ne kadar hızlı geldiğidir.
ARKADAŞINA GÖNDER
Yalancının mumu artık söndü
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz