X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Ne yazık ki tasarımlar artık şık ve feminen değil
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Ne yazık ki tasarımlar artık şık ve feminen değil

  • Giriş Tarihi: 20.9.2014

İtalya'nın son kraliçesi Marie Jose'nin kızı Prenses Maria Gabriella kısa bir süre için İstanbul'daydı. Herkesi kıskandıracak bir kıyafet ve mücevher koleksiyonu bulunan prenses şimdiki modacıların kadınları çirkinleştirdiğini söylüyor

İtalya'da kraliyetin devrilmesine kadar sadece bir aylık süre resmen kraliçe sıfatını taşıyan Marie Jose'nin muhteşem gardırobu ve şık giyim tarzı moda severlere yıllardır örnek oluyor. Modanın efsane isimleri arasında gösterilen bu görkemli ancak şanssız kraliçenin dolabı Tektaş Saatçilik himayesinde kısa bir süre için İstanbullu moda meraklılarının beğenisine sunuldu. Torino, Paris ve Brüksel'in ardından İstanbul'a gelen sergi için Kraliçe'nin dört çocuğundan biri olan Prenses Maria Gabriella da İstanbul'daydı. Ülkesinin önde gelen tarihçilerinden biri olan ve ailesine ait muhteşem sanat eseri, mücevher ve kıyafetleri 1986 yılında kurduğu vakıf aracılığıyla koruyan prenses ile moda üzerine sohbet ettik:

- Muhteşem bir sergi… Annenizin kaç elbisesini saklıyorsunuz?
- 40 tuvaleti ve 11 pelerini vakfımıza ait. Ama onlara sahip olmak da korumak da kolay olmadı tabii ki…

- Kıyafetler size miras mı kaldı?
- Bir kısmı bana miras kalmıştı tabii ki. Ancak kız kardeşim doğrudan kıyafetleri vakfa bağışlamadı. Bir koleksiyoner olmadığı için de kıyafetleri satışa çıkardı.

- Nasıl yani siz ondan mı satın aldınız?
- Christie's Müzayede Evi'nde satıldı kıyafetler. Tabii ki inanılmaz yüksek fiyatlara satıldılar. Bizim için bir bağışçımız satın aldı ve vakfa bağışladı.

- Peki bu kıyafetleri nasıl koruyorsunuz, kumaşlar ve işlemeler bozulmuyor mu yıllar içinde?
- Özel bir vakıf var. Tamamen tarihi kumaşların korunması üzerine çalışıyorlar. Zedelenmiş kıyafetleri onlar elden geçirdi. Biz tabii ki şu anda kıyafetleri özel bir şekilde koruyoruz ve kumaşların bozulmasına izin vermiyoruz.

- Anneniz zamanının stil ikonlarından biriymiş, siz de modayla çok ilgileniyorsunuz. Peki neler düşünüyorsunuz günümüz modası hakkında?
- Ne yazık ki çok şık ve kadınsı değil artık tasarımlar. Ne yazık ki o motosikletçi botlarıyla giyilen mini etekleri görüp de beğenmem mümkün değil. Belki 15-16 yaşındakiler için yine bir derece bu görünümü kabul edebilirim. Ancak daha büyük yaşlardaki kadınların üzerinde o tarz kıyafetlere bir anlam veremiyorum. Moda değişkendir tabii ki ama klasik parçalar her zaman kalır. Annemin tuvaletleri arasında bazılarını benim kızım da giydi davetlerde. Zamansızlık alışveriş yaparken her kadının aklında olmalı ve kadınlar moda kurbanı olmamalı bence. Şu an modanın hali beni çok üzüyor.

- Kıyafetlerinizi nereden alıyorsunuz?
- Marina Rinaldi'nin tasarımlarını çok seviyorum. Bir zamanlar Chanel tayyörleri çok seviyordum. Çanta ve ayakkabıları tabii ki çok seviyorum. Chanel'den ve Dior'dan çok çanta ve ayakkabı aldım zamanında. Şimdi de takip ediyorum tabii ki klasik parçalarını. Ama ne yazık ki modaevleri her zaman aynı kalite ve şıklıkta çalışmalar yapamıyor.

- Sevdiğiniz tasarımcılar var mı?
- Karl Lagerfeld'i severim. Komik ve eğlencelidir. Türk bir tasarımcı soracak olursanız da Rıfat Özbek'in ismini verebilirim. Cidden çok hoş şeyler tasarlamış bir adam.

- Türkiye'ye sık sık tatil amaçlı olarak da geldiğinizi biliyorum. Peki Türk kadınlarının giyim tarzı hakkında neler diyebilirsiniz?
- Gerçekten bakımlarına özel bir özen gösteriyorlar. Bence şık ve hoş kadınlar Türk kadınları.

MÜCEVHERLERİ TÜRKİYE'DEN
- Kıyafetler kadar ailenizin mücevheriyle de ilgilisiniz. Stefano Pappi ile 'Jewellery of the House of Savoy' isimli bir kitap da yazmıştınız…
- Annemin mücevherlere olan düşkünlüğü çok bilinir. Ne yazık ki aileme ve kraliyete ait mücevherlerin büyük kısmı rejim değişikliği sonrası bizden alındı. Bende çok az parça var. Ancak bu mücevherler başlı başına bir tarih ve onları bir şekilde unutulmaz kılmak istedim. Birçok resmi otoriteye başvurup bana saklanan mücevherleri göstermelerini istedim. Ancak görmeme ve fotoğraf çekmeme izin verilmedi.

- Üzerinizdeki mücevherler de çok güzel…
- Birini Kapalı Çarşı'dan diğerini de Kaş'tan aldığımı söylesem size… Bu kurbağa motiflerine cidden bayıldım. Bilekliğin ardından yüzüğü Kaş'ta buldum ve ikisini bir arada kullanmaya bayılıyorum. Bilekliğimi geçen sene aldım.

BİR AYLIĞINA KRALİÇE
Tarihe Mayıs Kraliçesi adıyla geçen İtalya'nın son kraliçesi Marie Jose, 1906 yılında pek çok insanın hayallerini süsleyen bir hayata sahip olarak hayata gözlerini açtı. Belçika Kralı I. Albert'in kızı olarak doğan Marie Jose, 1930 yılında İtalya Veliaht Prensi Umberto ile evlendiğinde, tüm dünya bu güzel prensesin büyülü hayatına odaklanmıştı. Ancak mutsuz bir evlilik yapan Marie Jose, İkinci Dünya Savaşı'nın sonunda ülkesini terk etmek zorunda kaldı. 2001 yılında hayata gözlerini yumana kadar da sürgünde yaşadı.