Pasta servis etme bedeli 90 TL

Giriş Tarihi: 20.9.2014

Türkiye'de yeme içme alışkanlıklarının değişmesiyle birlikte mekanlar müşterilerin etinden sütünden faydalanmaya başladı. Dışarıdan gelen pastayı servis etmek için 90 TL talep etmek, rezervasyon sırasında kredi kartı istemek müşteriyi soğutan uygulamalar

İstanbul önemli bir gastronomi merkezi haline geldi. Zuma, Billionaire, Cipriani... Dünyanın önde gelen restoranları ve kulüpleri de artık İstanbul'u tercih ediyor. Bu sevindirici bir gelişme. Ama müşterinin etinden, sütünden faydalanmaya çalışan işletmeler durumu tatsız hale getiriyor. Yurtdışındaki fine dining restoranlarda kendi içkinizi götürdüğünüzde buşon ücreti alınır. Ama Türk müşterisi için bu çok da sevimli bir uygulama olmadığından pek çok mekan bunu talep etmez. Hele gedikli bir müşteri söz konusuysa hiçbir restoran bu kuralı uygulamaz. Ama Türkiye'de gastronomi ve hizmet sektörü değişiyor. Sahipleri anonim olan restoranlar kârlarını maksimize etmek için her türlü detayı ücretlendiriyor. Örneğin La Petite Maison... Fransa'dan İstanbul'da şube açan mekanın gelmesi lezzet düşkünlerini epey sevindirmişti. Ama Fransa'daki şubede bile rezervasyon sırasında kredi kartı talep etmeyen sadece "Çok yoğun olduğumuz için lütfen geç kalmayın" diyen mekanın İstanbul şubesiyse tersi bir uygulama yapıyor.

İKRAMLAR ADİSYONA EKLENİR Mİ?
Geçtiğimiz günlerde bir tanıdığım doğum günü kutlaması için mekanda yer ayırtmak istemiş. Yaz boyunca bomboş olan mekan sezona hızlı başlamış olmalı ki telefondaki kişi kredi kartı numarası istemiş. Doğum günü kutlaması olduğu için grup pastasını kendi istediği bir yerden almış ve yemek sonrasında pastanın masaya gelmesini istemiş. Hesap gelince ise pasta kesme parası 90 TL olarak 'organizasyon' adı altında adisyona yansımış. Yüzde 10 servis bedeli olan 133 lira da adisyondaki yerini almış tabii. Tanıdıklarım toplam bin 467 lira ödeyip mekanı mutsuz bir biçimde terk etmiş. 90 lira bu hesapta çok yüksek bir ücret gibi görünmeyebilir. Ama insan merak edemeden duramıyor. Yakında restoranlar üfleyen klimanın bedelini de adisyona ekler mi diye... Bir adisyon hikayesi de yaz başında Sortie'nin içindeki Chef Mezze'de benim başıma geldi. Yeni açılan mekanı denemek için restorana gitmiştim. Şef Gazi-Bilal Ateş kardeşler gerçekten de döktürmüştü. Ara ara masaya "Bunu da deneyin, şunu da deneyin" diye ikramlar gönderiyorlardı. Daha doğrusu biz ikram sanıyoruz. İki kişinin yemek yediği masaya 806 liralık hesap gelince, ısmarlamadığımız ama denememiz için şefler tarafından masaya gönderilen tüm yemeklerin adisyona yazıldığını gördüm. Sırf bu da değil, bir de masaya hiç gelmeyen mai tai kokteylinin ücreti de ekstra olarak yazılmıştı. Elbette ki her yemekten sonra adisyonu kontrol etmeli. Servis bedeli varsa, bahşişi ne kadar daha arttıracağınız tamamen size kalmış. Her mekan illa kötü niyetli olacak değil. Kimileri yanlışlıkla da adisyona fazla yazmış olabilir. Her iki durumda da itiraz etme ve hesabı düşürme hakkınız var. Özellikle balıkçılarda adisyon hataları çok oluyor. Bunun yanı sıra rezervasyon esnasında kredi kartı almak ya da dışarıdan getirilen pastayı hesaba eklemek Türk insanına ne kadar uyar, onu da ileri ki günlerde hep beraber göreceğiz. Ama etrafta şimdiden çok fazla şikayet olduğunu söyleyebilirim.

UBER HİZMETİ İSTANBUL'DA
Hava alanında indiniz ama şöförünüz trafiğe mi takıldı? Akşam çıkacaksınız ama araç almak mı istemiyorsunuz? Yolda bir yere yetişmeye çalışırken otomobilinizin lastiği mi patladı? Acilen bir yere gitmeye çalışıyorsunuz ama taksi mi bulamıyorsunuz? Amerika'da ve dünyanın birçok yerinde bu gibi sorunlar için UBER sistemi imdadımıza kavuşuyordu. Ve öğrendim ki yedi hafta evvel İstanbul'da da hizmet vermeye başlamışlar. Peki ama UBER ne mi? Çok seyahat edenler sistemi yakından tanıyordur. Tanımayanlar için de ben anlatayım. Bu bir özel ulaşım sistemi. Telefonunuza uygulamayı indiriyor ve üye oluyorsunuz. Aynı zamanda kredi kartı bilginizi de paylaşıyorsunuz. Bir yere gitmek istediğinizde ise size en yakın aracı buluyorsunuz. Türkiye'deki araçlar Mercedes marka. Hepsinde klima ve su servisi de mevcut. Minimum 20 TL ödemeniz gerekiyor. Fiyatlandırması da taksinin yaklaşık iki katı. Ücret otomatik olarak kredi kartınızdan para düşüyor. UBER San Franciscolu üç arkadaşın Paris'te bir hafta sonu taksi bulamayınca kurdukları bir yazılım programı. 42 ülkede 200'den fazla şehirde hizmet veren UBER aslında yaratıcı bir yatırım olduğu kadar heyecan verici bir başarı hikayesi de. Kurucularından biri ve mevcut CEO'su Travis'in 200 bin dolarla kurduğu şirketin bugünkü değeri 18 milyar dolar. Henüz birçok şehirde bu hizmet yok fakat şirket çok hızlı büyüyor.

BALIK SEZONU AÇILDI
Okullarla birlikte İstanbul'da balık sezonu da açılıyor. Evet lüferin, sardalyanın zamanı geldi. Hem özlemiştik Boğaz'da balık şöleni yaşamayı... Balıkçılar da müşterileri özlemiş anlaşılan. "Yaz sezonu boş geçti, şimdi mutluyuz" diyorlar. Peki ama nerede hangi lezzetler var, bakmakta bir yarar var. Birçok kişi balık yemek için Arnavutköy'ün yolunu tutuyordu, yeni sezonda da kaide bozulmuyor. Eftalya en çok müdavimi olan restoran. Cibes otu, kaya koruğu, hamsi tavası... Hepsi lezzetli. Mekan Şaşkınbakkal'a da yeni bir şube açmış. Deniz manzaralı balıkçı Anadolu Yakası'nda özellikle de Bağdat Caddesi tarafındaki büyük bir eksiği kapatmış. Mezeleri çok başarılı. Ama balığı o kadar doğru kıvamda pişiriyorlar ki burada mezelere çok fazla yüklenmeyin ve balığın tadına varın derim. "Ucuza balık yiyeyim" diyorsanız da istikamet Rumeli Feneri'ndeki Barınak. Sırf manzarası için bile buraya gitmeye değer. Yine Arnavutköy'deki Arnavutköy Balıkçısı ise sık sık magazinde rastladığımız bir mekan. Neredeyse tüm oyuncular ve tanıdık simalar burayı tercih ediyor.

BALIK KEŞKEK

En yaratıcı lezzetlerin olduğu balıkçılardan biri de Lipari. Arnavutköy'de dört katlı bir binada hizmet veren balıkçının en güzel yanı salaş dekorasyonu. Menüde balık börek, balık mantı, paella gibi tatlar var. Ben kaya koruğunu ve levrek marini daha iyi yapan bir yer görmedim. Ama menüde varsa balık keşkek ve balık köftesini yemenizi tavsiye ederim. Fiyatlar da oldukça makul.

KEŞİF NOKTASI: LEMAN KÜLTÜR
Yemek yemek bir keyif işidir. Peki yerken eğlenmeye ne dersiniz? Sunumların, dekorasyonun eğlenceli olduğu bir karikatür dünyasında gitmek isterseniz Caddebostan'daki Leman Kültür'e gidebilirsiniz. Peki ama burada ne mi yemeli? Bana sorarsanız kolbastı külbastıyı deneyin derim. Körili tavuk ve Cevat köftesi de en çok tercih edilenler arasında. Ev yapımı limonataları da başarılı. Tel: (0216) 360 60 66
ARKADAŞINA GÖNDER
Pasta servis etme bedeli 90 TL
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz