X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER O bir ucube dahi ses işçisi
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

O bir ucube dahi ses işçisi

  • Giriş Tarihi: 27.9.2014

Kendisini 'seslerin seri katili' olarak tanımlıyor Richard D. James namıdiğer Aphex Twin. Yeni albümü Syro bir başyapıt olmasa da 13 yıllık özlemi giderecek güçte

Akşam saatlerinden sertleşen havanın felç ettiği trafiği sağ salim atlatıp soluğu Kontra Plak'ta alıyorum. Birazdan Dinleme Odası'nda elektronik müziğin dahi ismi Aphex Twin'in 13 yıl sonra yayınladığı Syro adlı albümünü dinleyeceğiz. 'Dinleme Odası nedir' derseniz, bir grup müzik tutkununun girişimiyle gerçekleştirilen bir albüm dinleme etkinliği. Müzikseverler ayda bir Kontra Plak'ta bir araya geliyor ve yeni çıkan bir albümü dinleyip tartışıyor. O akşam yaklaşık 25-30 kişiyiz. Dört gün önce dükkana ulaşan plak ilk kez kılıfından çıkarılıp pikaba yerleştiriliyor. Üç plaktan oluşan Syro'yu baştan sona dinliyoruz. 60 dakika boyunca kendimi bir kovalamacanın içinde gibi hissediyorum. Aphex Twin yani Richard D. James, sürekli bir başka ağacın arkasından çıkıp "Bak ben buradayım" diyor. 60 dakika boyunca yakalamaya çalışıyorum, nefessiz kalıyorum. Son parçada acıyıp "Tamam tamam gel" diyor, "Biraz birlikte oynayalım."

ELEKTRONİK MÜZİĞİN UTANGAÇ USTASI
Syro
özel ilgiyi hak eden bir albüm. Ama neden özel olduğunu konuşmaya Aphex Twin'i anımsatarak başlamakta yarar var. Kontra Plak'ın dümenindeki isim Okan Aydın'dan dinleyelim: "Onu elektronik müziğin yaramaz ama dahi çocuğu olarak tanımlamak mümkün. En aktif olduğu 90'lı yıllar boyunca attığı her adımla elektronik müziğe ait dinleme ve algılama pratiklerimizi adeta baştan şekillendiren bir ses işçisi. Yüzlerce alt başlığı olan elektronik müziğin geniş coğrafyasında adı bu sıklıkla anılan ve referans alınan pek az isim var açıkçası." 90'lı yıllarda Türkiyeli müziksevere Aphex Twin'i tanıtan ise müzik otoritesi olarak tanımlayabileceğim bir isim, Murat Abbas. Abbas, Aphex Twin'in neden özel olduğunu bakın nasıl anlatıyor: "Onu en özel kılan şeylerden birisi kimi zaman hastalıklı ve rahatsız edici gibi gözüken müziğinin arkasında incelikli, melankolik bir ruh halinin olması. Bilmem kaç yüz farklı enstrüman kullanması, matematiksel deha gerektirecek kadar kompleks müzikal çatılar kurması benim için hep ikinci planda kalan unsurlar. Yaratmış olduğu ve videolarıyla da çerçevelerini çizdiği dünyada kimi zaman şeytani, kötücül öğeler öne çıkıyor gibi olsa da aslında arka planda çocuksu bir masumiyet ve zeki bir mizah duygusu hakim. Nihayetinde 300 kişilik bir köyde yaşayan, tank satın alıp onu pembeye boyayan bir 'ucube'den bahsediyoruz." Aphex Twin, Aydın'ın deyimiyle pek kolay nüfuz edilemeyen, çok katmanlı ve yenilikçi perspektifler içeren albümler yaptı bugüne kadar. Canlı performansları da çok konuşuldu, tartışıldı. Murat Abbas, Aphex Twin'i canlı izleme fırsatı bulan isimlerden: "Oldukça utangaç bir yapıya sahip olan Aphex Twin seneler önce Sepetçiler Kasrı'ndaki performansını çömelerek ve saklanarak gerçekleştirmişti. Paris'te Pitchfork festivalinde kendisini ilk kez canlı seyrettiğimde, yaşayan hiçbir faninin onun tek başına yarattığı kaotik deneyimi yaratamayacağını gözlemledim. Korku, paranoya, mutluluk, hüzün, melankoli, sevinç, öfke, heyecan vb. her tür duyguyu Aphex Twin'in albümlerinde ve canlı performanslarında çok iyi bir ressamın elinden çıkmış bir tablo detayıyla yaşayabiliriz." Syro işte böyle etkileyici bir ismin yarattığı bir albüm. Eşi ve iki çocuğuyla yaşadığı evin beş odasını stüdyoya çeviren Richard D. James, sessizliğe bürünmüş gibi görünse de çalışmalarını burada sürdürüyordu. Syro'da bir bilim insanı titizliği ile çalışmış; müziği hücrelerine ayırmış, DNA'larıyla oynamış. Abbas, albümü başarılı bulanlardan: "Syro, 'Batı cephesinde değişen bir şey yok' dedirtse de bir başkasından bu 'ses'leri duymak asla mümkün olmayacaktır. Kendisini 'dahi' kılan yegane şey de Aphex Twin'in biricikliği."

KASETLERİN NESLİ TÜKENMEDİ
Gençlik yıllarınıza eşlik eden walkman'in bir köşede tozlanmasına gönlünüz razı olmuyorsa size güzel bir haberimiz var. Özellikle son beş yıldır albümleri yeniden kaset formatında yayınlayan şirketler kuruluyor. Ortak ölçekli müzik şirketleri ve bütçesi kısıtlı müzisyenler kasedi tercih ediyor. Bugün, aynı zamanda Dünya Kaset Günü (Cassette Store Day). Amaç kaset formatının değerini ve bu formatı bir zamanlar ne kadar çok sevdiğimizi hatırlatmak. Kasetlere bir günlüğüne de olsa müzik dükkanlarının raflarında yer açmak... İlki geçen yıl düzenlenmişti. Bu yıl yine gün boyunca dünyanın farklı şehirlerinde konserler gerçekleşecek, birçok müzik dükkanı limitli olarak basılan kasetleri satacak. The Wedding Present, Cloud Nothings, These New Puritans, albümlerini kaset formatında da yayınlayan gruplardan sadece birkaçı. Ülkemizde de Tektosag plak şirketi yakın zamanda kaset formatında bir acid toplaması basmaya hazırlanıyor. Yerli yabancı 20'ye yakın müzisyenin yer alacağı albüm sınırlı sayıda olacak.