X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Kont Drakula'nın izinde Transilvanya
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Kont Drakula'nın izinde Transilvanya

  • Giriş Tarihi: 4.10.2014

Vampir efsanelerinin baba ocağı olarak kabul edilen Transilvanya doğal güzellikleriyle de oldukça etkileyici ve görkemli bir bölge

Eflak, Boğdan ve Erdel bölgesi bugünkü Romanya ve Moldava sınırları içinde yer alır, bir bölümü de Macaristan ve Avusturya'ya kadar uzanır. Karpatlar'ın uzantısı olan Transilvanya Alpleri'ni içine alır. Bu dağ silsilesi 250 km boyunca uzanır. Derin vadileri, gürül gürül akan şelaleleri, verimli ovaları, lezzetli suları, dünya güzeli gölleri vardır. Transilvanya günümüzde dünyanın dört bir tarafından Ortaçağ tarihine ve mimarisine meraklı olanların akınına uğruyor. Kuzey Karpatlar'ın eteklerinde yolculuklar yapılıyor, şatolar ziyaret ediliyor, bir çivisine bile dokunulmadan günümüze kadar olduğu gibi korunmuş olan eski köy, kasaba ve şehirlere gidiliyor. İlk ziyaret edilen yer de Drakula'nın Şatosu olarak ünlenen kale. Burası hem eski voyvodaların ikametgahı hem de bir askeri garnizon. Zamanında milyonlarca tüccarın uğrak yeri olan burası dağ geçidinde kurulmuş ve zaman zaman da gümrük olarak kullanılmış. Kuruluş tarihi 1212 yılına kadar gidiyor. Sarp ve ulaşılması zor bir kale. Defalarca kuşatılıyor ve kanlı savaşlara sahne oluyor. Bazı kaynaklarda bu kalenin mahzenlerinde hâlâ kan kokulu fıçıların olduğu öne sürülüyor. Ortaçağ şatolarının atası olarak kabul ediliyor. Yolculuğun bir sonraki durağı tarihi Braşov kenti. Bu şehir Romanya'nın kültür merkezi gibi. Ülkenin köklü aileleri ve entelektüel burjuvaları burada yaşıyor. Kentlerini tutkuyla seviyor bu insanlar ve göz bebekleri gibi de koruyorlar. Bu yüzden gezginler arasında "Eğer Braşov'u görmemişseniz Ortaçağ konusunda cahilsinizdir" diye yaygın bir söz var.

İKİ MASAL DİYARI
Sibiu ve Signisoara masal diyarı gibi iki yer. Sibiu'da katedraller, Biertan Kilisesi, köprüler, kapılar mutlaka görülmeli. Peles Kalesi'ne de çıkmadan olmaz. 1873'te başlanmış, 10 yılda tamamlanmış bir efsane şato. Duvar resimleri, tavan süslemeleri, dış cephesindeki freskler, bahçe düzenlemeleri dönemin en ünlü sanatçıları tarafından yapılmış. Romanya Karpatları'nın kuzeyinde yer alan Sighisoara, Braşov'dan 120 kilometre mesafede. Birinci Dünya Savaşı'nın sonlarına kadar Habsburg hanedanlığının hakimiyetinde olduğu için Alman suyuyla yıkanmış bir ortaçağ diyarı. Yeşil kubbeli Biserica Sf. Treime değişik bir Romen Ortodoks yapısı. Tepesine her gün değişik kuklalar asılan saat kulesi ilginç. Merdivenlerle çıkılan tepede bu kuleden başka 'Tepedeki Kilise' olarak anılan bir ibadethane daha vardır. Şehrin çevresi ormanlıklarla kaplı.