Türkiye'nin en iyi haber sitesi

Anne yorganına yeni çehre

Giriş Tarihi: 18.10.2014
Anne yorganına yeni çehre

Annelerimizin çeyiz sandıklarının baştacıydı el işi yorganlar. Şimdi yorganlara tasarımcılar el attı. Ustaların deneyimi ile yaratılan bu yorganlar bizi geceleri soğuktan koruyacak

Parlak saten kaplaması, farklı desenlere sahip dikişleriyle yorgan, tam bir tasarım harikası aslında. Modern hayatın içinde evlerden bir bir eksilmeye hatta yok olmaya başlayan bir gelenek, bir kültür aynı zamanda. Antialerjik, hafif ve yıkanabilir elyaf ile üretilen yeni nesil yorganlar, kullanım kolaylığı sebebiyle pek çok evde geleneksel anlayışla üretilmiş yün ve pamuk yorganların yerini aldı. Ama aslında herkesin hemfikir olduğu bir şey var; o da doğal malzemenin uyku açısından en sağlıklısı olduğu. Pek çok kültürde olduğu gibi Türk kültüründe de yorgan en eski çağlardan beri günlük hayatın vazgeçilmez eşyası olmuş. Anadolu'da halen yaygın bir çeyiz geleneği olarak evlenecek genç kızlar için diktirilen yorganlar, olmazsa olmazların başında geliyor. Pek çok yöre, bu sanatta ustalaşmış yorgan ustaları ile bu sanatı canlı tutabilmiş olsa da bu zahmetli zanaatı devam ettirmek istemeyen genç kuşak ve sayıları gün geçtikçe azalan yaşlı zanaatkarların yok olmasıyla yorgancılık hayatımızdan tamamen silinecek gibi görünüyor. Ama tasarım aslında her şeyin ilacı! İyi bir tasarım ile geleneksel olduğu için eski yüzlü olarak algılanan ürünlere yeni bir çehre kazandırmak mümkün. Tasarımcı Özlem Yalım Özkaraoğlu da bunun peşinde. Özkaraoğlu, geleneksel yorgancılık sanatının çağdaş bir yorumu olarak ortaya çıkan yeni koleksiyonu ile bir süredir ara verdiği ürün tasarımına geri dönüyor. Tasarımcıyla yeni koleksiyonu ve koleksiyonun ilk ürünü Belis ile ilgili konuştuk.

GELENEK VE MES LEK YAŞAMALI
- Bu koleksiyon geleneksel yorgancılığı kurtaracak bir nefes olabilir mi?
- Pek çok meslektaşım gibi ben de yaşadığım çevreden etkileniyor ve geleneksel kültürümüzdeki değerleri çağdaşlaştırmakla ilgileniyorum. Malzemeleri doğallıktan uzaklaşmış, seçilen renk ve desenler sebebiyle çeyiz geleneğinin arasına sıkışıp kalmış olan bu eşyayı çağdaşlaştırabilir, günlük hayatlarımıza kazandırabiliriz diye düşündük. Böylece hem bir mesleğin hem de bir geleneğin yaşatılmasına ön ayak oluruz dedik. Belis'in tüm süreci ile ilgili bir de belge film hazırladık. Amacımız kaybolmaya yüz tutan sanatın incelikleri aktarmaya çalışıyoruz. 73 yaşındaki yorgancı Cemal Usta'nın hüznüne de burada tanık olmak mümkün.

- Geleneksel yorgan özellikle gençler arasında tığ işi örtü gibi biraz kitsch bir ürün olarak algılanıyor olabilir mi?
- Evet, zaten bu yüzden tasarım sürecinde alışılmış renklerin dışında kombinasyonlar ve farklı bir desenler tercih ettik. Geleneksel yaklaşımda oldukça feminen olan bu eşya, oluşturduğumuz seride daha maskülen hatlara sahip ve şık.

- Belis adı nereden geliyor?
- Tasarım ve üretim sürecinde bana destek olan stajyerimin adından geliyor.

ÖZLEM YALIM KİMDİR?
1995'te ODTÜ Endüstri Ürünleri Tasarımı bölümünden mezun olduğundan bu yana tasarım ile ilgili çalışmalarını çoğunlukla mesleki kuruluşlar, sergiler, etkinlikler ve yaratıcı projeler alanında sürdüren Özlem Yalım Özkaraoğlu, 2010- 2013 yılları arasında İKSV tarafından ilki gerçekleştirilen İstanbul Tasarım Bienali'nin hazırlıklarını ve direktörlüğünü üstlendi. Mayıs 2014'ten bu yana Stüdyo OYO markası altında tasarım çalışmalarını sürdürüyor.

BUGÜN NELER OLDU
İLİŞKİLİ HABERLER
ARKADAŞINA GÖNDER
Anne yorganına yeni çehre
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz