X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Aşık olunca her şeyi unuturum
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Aşık olunca her şeyi unuturum

  • Giriş Tarihi: 18.10.2014
Aşık olunca her şeyi unuturum
Aşık olunca her şeyi unuturum

O bir arabesk sanatçısı ama Türkçe müzik dinlemiyor. Bir süre önce beyin ameliyatı geçirdi ve hayatı sıfırladı. Şimdi her anı daha bir zevk alarak yaşıyor. Hakan Altun şu sıralar çevirdiği reklam filmiyle fenomen olsa da kamera karşısında utangaç olduğunu söylüyor. Yediden 70'e birçok kişinin sevdiği sanatçıyla müzikten aşka hayata dair her şeyi konuştuk

Türkiye Hakan Altun'u seviyor. Özellikle de gençler... Bunu geçtiğimiz sezon Etiler'de sahne aldığı mekana gidince bizzat gözlemlemiş hatta köşemde ele almıştım. Besteci, söz yazarı ve şarkıcı kimliğiyle tanıdık biz onu. Ama son günlerde bir GSM operatörünün reklam filminde de karşımıza çıkıyor. Kısa sürede fenomene dönüşen reklamda oyuncu Taner Ölmez sevgilisinden mesaj bekleyen bir aşığı canlandırıyor. Hakan Altun da kah gardırobun içinde, kah kamyonetin üstünde çıkıyor karşımıza. Elinde mikrofon, arkasında orkestra ünlü şarkısı Bir Telefon'u söylüyor: "Telefonun başında çaresiz bekliyorum..." Bu onun ilk oyunculuk deneyimi. Üstelik çok da kolay geçmemiş çekimler. Kameradan utandığını söylüyor. Uzun zamandır konuşmak istiyordum Altun'la. Gençler neden bu kadar seviyor, neden bu denli hüzünlü şarkılar yazıyor ve bu evlilik isteği nereden geliyor?.. Reklam filmi bahane oldu, Maçka Parkı'nda buluştuk. Yakında bir de sinema filmi projesi varmış ama nasıl oynayacağı konusunda tereddütleri var. Hayranları fotoğraf çektirip sosyal medyada paylaştıkça teknolojiden ne kadar uzak olduğunu anlatıyor. Başka mı? Annesine çok düşkün, ilişkide kuralları olan, utangaç ama eğlenceli bir adam var. Bir de çok güler yüzlü... İşin en ilginç tarafıysa arabesk söyleyen Altun Türkçe müzik dinlemiyor. İşte bilinmeyen yönleriyle dolu dolu bir Hakan Altun söyleşisi...
- Gençler sizi çok seviyor. Gece programlarınızı kaçırmıyor, neredeyse tüm şarkılarınızı ezbere biliyorlar. Nedir bu ilginin sırrı?
- Hayatım boyunca 'Şöyle olayım' modunda bir adam olmadım. Kendimi bir yere de konumlandırmadım. Zaten kendi sözlerimi yazmasam, bestelerimi yapmasam şarkıcı da olmayacaktım. Ama esprili ve eğlenceli bir adamım. Kendimi tarif ederken 'Yaptığı müzik ağlatan ama kendisi güldüren bir adamım' diyorum.
- Şarkılarınız hüzünlü olunca melankolik bir adam olduğunuz hissi oluşuyor karşı tarafta.
- Mutluluğa dahil şarkılarım da var aslında ama geneli hüzünlü. Aslında tebessümü çok severim. Hatta hiçbir zaman insanın suratından tebessüm eksik olmamasını dilerim. Ama şarkılarımda hüzün var. Nedenini bilmiyorum ve duygularıma da soru sormuyorum.
- Belki hayatınızda bir şeylerin eksikliğini duyuyorsunuzdur? Ya da mutsuzsunuzdur?
- Nefes aldığım her saniye benim için mutlu bir an. Ciddi operasyonlar geçirdim. Bence insanın en büyük serveti sağlıktır. Sonrasında da aile gelir.

EVLENEYİM ÇOCUĞUM OLSUN İSTEDİM
- Sizin için hayatınız operasyondan önce ve sonra olarak ikiye ayrılıyor mu?
- Yok, ben hep böyleydim. İnsanları, tebessümü çok seven, genelde kendi halinde yaşayan, dostlarıyla yakın olan biriydim. Ameliyattan önce de güzel dakikalar geçirmeye çalışıyordum. Ama belki şimdi bu bir tık daha yukarı çıktı bu durum. Çünkü hayatın ne kadar anlık bir şey olduğunu ameliyathaneye girmeden önce o soğuk odadaki 10 saniyede anladım.
- Bir de biz sizi hep evlenmek isteyen bir adam olarak tanıdık? Neden öyle?
- Bir dönem çok istedim. Çünkü çocuk sevdam var. Bütün kuzenlerimi ayağımda yastıkta sallayarak büyüttüm. Hayatımı da biliyorum... Müzisyenim, bekarım ve düzensiz bir hayat yaşıyorum. Bu yüzden evlenme moduna geçmiştim. İyi bir baba olurum diye hayaller kurmuştum.
- Kadınları çözebildiniz mi peki?
- Kadınlar ilgiyi çok sever. Ben bütün evli arkadaşlarıma 'Her gün evinize bir tane kırmızı gül götürün' derim. Beş lira. Özel günlerde 100 tane götüreceğine her gün bir tane götür. Ama kadının da şöyle bir doğası var. 99 gün götürürsün bir gün götürmediğinde 'Ne oluyor?' diye sorar.
- Başka tavsiyeleriniz de var mı?
- Gün içerisinde küsebilirsiniz ama yatak odanıza kesinlikle küs girmeyeceksiniz. Benim kendime göre ritüellerim var. Ve biliyorum ki iyi bir aşığım. Bunu ukalalık olarak değerlendirmesin kimse. Aşık olduğumda eşimi dostumu unutuyorum. Ama dostlarıma 'Sen de güzel bir aşk yaşarsan sen de bizi aksat' diyorum.
- Bu kadar ilgiden bunalıp kaçmasınlar sonra.
- Yok, onu iyi ayarlarım. O kadar da her şeye 'He he' diyen bir adam değilim. Sinirlendiğim zaman çok sıkıntılı bir adamım.
- İlişkileriniz neden evlilikle sonuçlanamadı?
- Kadınların erkeklere karşı bir güvensizliği var. Sıkıntı da bu yüzden çıkıyor. Hayatımda biri varken gözümün ucuyla bile başka kadına bakmam. Ama çok kıskanıldım. Başta 'Benim zor bir hayatım var, geceleri çalışıyorum' diyorum. 'Senin bu huyuna da aşığız' diyorlar. Aradan iki ay geçiyor 'Bu gece de mi geç geleceksin?' diyor.
- Sevgilinizi de yanınızda götürün programa.
- Kız arkadaşım gelip benim programımı izleyemez. Ben yokken kız arkadaşımı doğum gününe de göndermem. Niye gitsin ki?