Türkiye'nin en iyi haber sitesi

Kolesterolden korkmayın

Kolesterolden korkmayın

Yüksek kolesterolü kalp hastalıklarının tek nedeni olarak göstermek doğru değil. Şişmanlık, aktivitesizlik, yanlış beslenme de risk etmenleri arasında. Kalbinizi korumak için yeni beslenme kılavuzumdan yararlanabilirsiniz

Beslenme otoriteleri kalp hastalıkları için sadece kolesterol üzerinde durulmasının yeterli olmadığını ve birçok hatalı beslenme davranışının kalp hastalıklarına geçişi hızlandırdığını bildirdi. Amerikan Kalp Birliği; kalp hastalıkları için risk etmenlerini sıralarken en önemli zararlıların sigara ve alkol olduğunu, kolesterolün 9. sırada yer aldığını belirtti. Evet, Amerikan Kalp Birliği kolesterolün kısa vadede kanda yüksekliğinin kalp için sorun yaratmasa da yine de bir risk etmeni olarak kanda mutlaka normal sınırlar içinde bulundurulması gerektiğinin tedbir açısından önemli olduğunu ekledi. Çünkü kolesterolün vücutta olabilecek muhtemel zararı dışında yararları da bulunuyor. Öncelikle kolesterol ile ilgili yeni çarpıcı bilimsel değerlendirmelere bakalım.
1. Beynimizin kolesterole ihtiyacı var: Kolesterol bir steroiddir. Vücudumuzda doğal olarak üretilir. Kolesterolün sağlığa olumlu etkisi nedeniyle aslında bedenimiz için sağlıklı bir bileşik olduğunu söyleyebiliriz. Öncelikle vücudumuzda olan her hücre kolesterol içerir ve hücreler kolesterol miktarlarını kendileri belirlerler. Hücre duvarlarının sağlam kalmasına yardımcı olurken hücrelerin geçirgenliğinden de sorumludur. Kolesterolün beyin dokusundaki majör bileşiklerden biri olduğunu bilmenizde de fayda var. Çünkü kolesterol beyinde yüksek konsantrasyonda bulunur ve sinir sisteminin uyarılmasını sağlar. Vücudumuzda kolesterol ile güneş ışığı deri yoluyla etkileşerek D vitamini yapımını sağlar. Yağların bağırsaklarda sindirilmesi için kolesterol varlığı gerekir çünkü safra asitleri kolesterolden üretilir. En önemlisi de kolesterol deriden suda çözünür toksinlerin deri yolu ile girişini engeller.
2. Besinlerden alınan kolesterolün kana yansıması çok düşük: Beslenmede kolesterol sadece hayvansal yiyeceklerde vardır. Ve hiçbir bitkisel besinde bulunmaz. Yiyeceklerle alınan kolesterolün kan kolesterol düzeyine etkisi oldukça düşük dozlardadır. Eğer günlük beslenme planı kolesterolden düşük ise vücut onu dengelemek için kolesterol sentezine başlar. Çünkü vücut beyin sağlığından tüm hücrelerin elastikiyetini korumaya kadar gerekli olan kolesterolü vücutta bulundurmak zorundadır. Vücudumuz günde yaklaşık 3000- 4000 mg arasında kolesterol sentezi görevini yapar. Ve bu sentezlenme; sizin günde ne kadar diyet ile kolesterol aldığınızdan bağımsız bir mekanizma ile işler. Unutmayın diyet ile yediğinizden aldığınız kolesterolün maksimum yüzde 10 kadarı kana geçer.
3. Birçok hormon kolesterol varlığında sentezlenir: Kolesterol yaşam için su gibi gerekli olmazsa olmaz bileşiklerdendir. Kolesterolsüz yaşayamayacağımız gerçeğini unutmamalıyız. Çünkü kolesterol varlığında testosteron, östrojen, progesteron ve kortizon gibi hormonlar sentez edilmektedir. Karaciğerimiz yağların sindirimi ve vitaminlerin vücutta kullanımı için safra tuzları üretirler. Safra tuzları yiyeceklerle aldığımız tüm kimyasal ilaçları ve yabancı maddeleri emerek metabolik birtakım mekanizmalarla zararsız hale getirilip dışkı ile atımını sağlarlar. Kolesterollerin yüzde 70'i karaciğerde safra tuzlarına çevrilerek toksinlerin vücudumuzdan arınmasını sağlar.
4. Vücudun bir miktar LDLkötü huylu kolesterole ihtiyacı var: Kötü huylu kolesterol dediğimiz LDL türü, korkutucu ya da öldürücü bir kolesterol türü değildir. Aslında LDL kolesterolün mutlaka bir miktar kanda bulunması damar sağlığı açısından oldukça iyidir. Çünkü LDL kolesterol besinlerle aldığımız esansiyel yağ asitleri yani hayatımız için vücutta sentezlenemeyen omega 3 gibi yağların damara taşınmasında görev yapar. Ayrıca LDL kolesterol damara oksijen sağlayarak yapısal bozulmaların da önlenmesini sağlar.
5. Çok yüksek HDL-iyi huylu kolesterol yararlı olmayabilir: HDL dediğimiz iyi huylu kolesterol türleri açıkçası sağlığı koruyan yani kanda yüksek ise kalp hastalıklarına yakalanma şansını azaltan bir unsur gibi görünse de yapılan araştırmalar bunun net bir bilgi olmadığını gösteriyor. HDL kolesterolü yüksek olan kişilerin kalp hastalıklarına yakalanmayacağını söylemek bugünkü bilimsel bilgilere göre doğru bir direktif olmaz. Deneysel araştırmalarda HDL kolesterolün damara toksinleri de taşıyan bir yapısının olduğunun bulunması, çok yüksek HDL kolesterolün gerçekte damara ne gibi hasarlar verdiğinin de açıklanması için ileri deneylerin yapılmasını gerekli kılıyor.

KALP HASTALIKLARI İÇİN YENİ BESLENME REHBERİ
Kalp hastalıkları için açıkçası yüksek kolesterolün tek başına değil de daha çok kan yağı olarak nitelendirilen trigliseritlerin riski arttırdığı yönünde yeni bulgular var. Bu da beslenmede kalp hastalıkları açısından korunmada farklı önerilerin de eklenmesine olanak sağlamıştır. Bunun dışında şişmanlık, aktivitesizlik, trans yağlar, tuz, alkol, laurik asitten zengin besinler ve filtre edilmemiş kahvenin kalp hastalıkları için risk yarattığı yeni araştırmalar doğrultusunda göze çarpan risk etmenleri diyebilirim. İşte kalp hastalıklarından korunmak için yeni beslenme kılavuzu önerilerim:
1. 500 mg Omega 3, günlük beslenmenizde kesinlikle olsun. Bunu balık veya deniz mahsulleri, ceviz, keten tohumu, bitkisel soya yağı gibi yağlar veya Omega 3 tabletinden sağlayabilirsiniz.
2. Tuz, trans yağ ve alkolü yaşamınızdan çıkarın.
3. Unutmayın ki şeker kalbin en önemli düşmanı.
4. Gereksiz A vitamini desteği kalp hastası yapabilir. Bu nedenle günlük kullandığınız multivitaminlerde A vitamini düzeyi en düşük olanını seçmeye özen gösterin.
5. Laurik asitten zengin yağlar kalbi yorabilir. Laurik asit bitkisel yiyeceklerde olan doymuş bir yağ asididir. Buna en iyi örnek Hindistan cevizi yağıdır. Diğer yüksek laurik asit içeren yiyecek ise keçi sütüdür.
6. Fiziksel aktiviteyi hayatınıza geçirin: Her gün en az 45-60 dakika arasında aktif bir sporu yaşama geçirin. Yürüyüş, bisiklet, yüzme ve koşu kalbe iyi gelen en değerli fiziksel aktivitelerdir.
7. Su içmek kalbe iyi gelir. Günde en az 6 büyük su bardağı su için.
8. Bol taze sebze ve meyve yiyin. Günde 6-7 porsiyon yemekte fayda var.
9. Kırmızı eti 15 günde bir 200 gramı geçmeyecek şekilde tüketin.
10. Çeşitli kuru yemişler tüketmek kalbi korur.
ARKADAŞINA GÖNDER
Kolesterolden korkmayın
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz