X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Engelleri aşmak çok mu zor?
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Engelleri aşmak çok mu zor?

  • Giriş Tarihi: 25.10.2014
Engelleri aşmak çok mu zor?
Engelleri aşmak çok mu zor?

Konserlerde, festivallerde müzikseverler bir araya gelip dev bir aileye dönüşüyor. Peki engelli gençlerin bu ailedeki yeri nedir, onların müzik dinleme hakkını ne kadar gözetiyoruz?

Hollandalı Vera van Dijk, annesinin sesini duymasını bile imkansız kılan, tedavisi mümkün olmayan bir işitme engeliyle dünyaya geldi. 19 yıl boyunca tek bir şarkı bile dinlememişti. İki buçuk yıl önce takmaya başladığı koklear implant, Vera'nın belli sesleri duymasını sağlıyordu ama bu durum yine de müzikten keyif almasına yetmiyordu. Bir canlı müzik konserine gitmek onun için hiçbir zaman gerçekleşmeyecek bir hayal gibiydi. Ta ki yine Hollandalı bir müzisyen olan Kyteman onun için özel bir beste yapana kadar. Kyteman, bestesini Vera'nın işitme gücünü ve zayıflıklarını göz önünde bulundurarak düzenledi. Şarkı Vera'ya ilk kez bir stüdyoda dinletildi. Bütün notaları ve enstrümanları duyduğundan emin olundu. Ardından Kyteman şarkıyı 18 kişilik orkestrasıyla aralarında Vera'nın da bulunduğu 400 kişinin önünde çaldı. Vera, müzik dinlemenin de ötesinde ilk kez yaşıtlarıyla birlikte bir konsere gitmenin ve canlı müzik dinlemenin keyfini çıkardı. Geçtiğimiz günlerde okuduğum bu haber Barselona'da gerçekleşen Primavera Sound müzik festivalindeki görüntüleri aklıma getirdi. Festivale katılan engelli gençlerin sayıca fazlalığı dikkatimi çekmişti. Ülkemizde zaman zaman karşılaştığımız, sembolik bir şekilde oraya davet edilmiş, toplu halde gezen gruplardan bahsetmiyorum. Çoğu belki okuldan, belki yaşadığı semtten arkadaşlarıyla gelmişti ve en az onlar kadar keyif alıyordu. Hatta arkadaşlarıyla şakalaşırken tekerlekli sandalyeden düşüp yuvarlanan ve yuvarlandığı yerde gülmeye devam eden genci hiç unutamıyorum. Nasıl hayatın içindelerse şimdi de festival alanındaydılar. Elbette festival görevlilerinin bu konudaki hassasiyeti ve profesyonelliği de dikkat çekiciydi. Tekerlekli sandalyedeki gençlerin kalabalığın içinden rahat geçmesi için kısa sürede organize oluyor ve saniyeler içinde yolu açıyorlardı. Alandaki rampalar da engelli gençlerin istedikleri yere rahatça ulaşımını mümkün hale getirmişti. Sadece Primavera değil, Budapeşte'de gerçekleşen Sziget Festivali de engellilere sağladığı olanaklarla biliniyor. Engellilere özel kamp alanı, tuvaletler ve hatta duşlar bulunuyor. Sahne önündeki rampalar da konserin tadını doyasıya çıkarmalarını sağlıyor. Hatta festivalin engellilere özel hazırladığı bir haritası bile bulunuyor. Ülkemizdeki durum ise ne yazık ki hiç de iç açıcı değil. Festivallerde, konserlerde engelli gençlere tek tük rastlanıyor. Oysa evlerine kapanmaya mahkum edilen engellilerin kendilerini özel değil, toplumun bir parçası olarak hissetmeye ihtiyaçları var. Arkadaşlarıyla bir konsere ya da festivale gittiklerinde rahatça eğlenebilmeliler. Ne yazık ki organizasyon şirketlerinin çoğu bunu sağlamaktan çok uzakta.

Tüm evren burada bizimle şimdi

"Kamboçya'nın elektriği ve suyu olmayan, insan eli değmemiş bir adasında bundan birkaç yıl önce Mehmet ile sabah doğanın vahşi uyanışına tanıklık ettik. Hayvanların sesleri öylesine yoğun ve güçlüydü ki, sanki gökyüzü yarılıyormuş gibiydi... Şaşkınlıkla dışarıya koşmuştuk. Mehmet 'Duyuyor musun, doğanın müziği bu, büyük bir kaos, içinde hem çatışma hem de harmoni var. İşte tüm evren burada bizimle şimdi.' dedi, Güneş doğdu ve yürümeyi devam ettik." Türkiye'nin en önemli müzik adamlarından Mehmet Uluğ, geçen yıl kasım ayında yaşamını yitirdiğinde arkadaşlarından Filiz Sızanlı, bir anısını böyle dile getirmişti. Babylon'un kurucularından Uluğ, 20 yıl boyunca dünyanın müziğini ayaklarımıza kadar getirdi ve "İşte tüm evren burada, bizimle şimdi" cümlesini bizim de kurmamızı sağladı. Şimdi sıra ona saygımızı göstermeye geldi. Uluğ, 24. Akbank Caz Festivali kapsamında 28 Ekim günü Türk caz dünyasından dostlarının katılacağı özel bir gecede anılacak. Kariyeri boyunca Mehmet Uluğ ile yolu kesişen müzisyenler adeta bir 'jam session' havasında geceyi daha da anlamlı kılacak. Aydın Esen, Arto Tunçboyacıyan, Ayhan Sicimoğlu, Burhan Öcal, Hüsnü Şenlendirici, İlhan Erşahin, İmer Demirer, Kerem Görsev, Okay Temiz geceye katılacak isimlerden sadece birkaçı.