X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Kırmızı rujla kendimi süperstar gibi hissediyorum
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Kırmızı rujla kendimi süperstar gibi hissediyorum

  • Giriş Tarihi: 1.11.2014
Kırmızı rujla kendimi süperstar gibi hissediyorum
Kırmızı rujla kendimi süperstar gibi hissediyorum

Model, oyuncu, köşe yazarı aynı zamanda iki çocuk annesi. Kısacası 10 parmağında 10 marifet... Şu günlerde bir koleksiyon tasarlayan Tuba Ünsal makyaj yapmayı sevmiyor ama kırmızı ruja bayılıyor

Ünsal gerçekten de 10 parmağında 10 marifet olan kadınlardan... En son Koton için Minnie by Koton isimli bir kapsül koleksiyon üretti. Koleksiyonun tanıtımında da kızı Sare ile objektif karşısına geçti. Ünsal ile bir araya geldik. Yanında kızı Sare de vardı. Bir yandan sakin sakin soruları cevaplayan oyuncu bir yandan da Sare'ye "Bir saniye Sare'cim", "Çok tatlı yedin, artık daha fazla yiyemezsin. Daha fazla yersen arkadaşın gibi karnın ağrır", "Eğer beni çalıştırmazsan, yarın işe gidemeyiz birlikte" diyerek aynı sakinlikte kızıyla da tatlı tatlı ilgilenmeyi sürdürdü. "Bak benim eteğim Minnie'li, çok güzel değil mi?" diyen Sare ile birlikte poz vermek istedik ancak kameraları pek sevmeyen küçük hanım Fransız şarkılarının kliplerini izlemeyi tercih etti. İşte Ünsal'la moda, yeni koleksiyonu, çocukları ve evliliğiyle dolu bir röportaj:

FOTOĞRAFLAR İÇİN TIKLAYIN!

- Minnie by Koton tasarımını siz yaptınız, zorlu bir süreç miydi?
- Yaklaşık 1,5 yılımızı aldı. Biz birlikte Koton ve Disney ile bir marka yarattık aslında. Tabii global onaylarla da çok uğraştık. İlk önce sadece çocuk kıyafetleri tasarladık. Ancak ortaya çıkanları o kadar kıskandım ki yetişkinler için de 23 parçalık bir seri ürettik. Çocuğu için mağazaya gelen anneler de büyüsüne kapılacak.

- Modanın içinde birisiniz, çocuğunuzu moda konusunda yönlendiriyor musunuz?
- Ben çocuğuna markalı alışverişler yapan bir anne olmadım. Biz farkında olmasak da tüketim, çok küçük yaştan itibaren çocukların beyinlerine işliyor. Bir şeye ihtiyacı yoksa, o şeyin alınmaması gerektiğini bilmeli bence bir çocuk. Eve kendim için bile alışveriş yapmış olsam, elimde koca koca alışveriş paketleriyle girmiyorum.

- İki çocuk annesisiniz. Düzenli spor yapabiliyor musunuz?
- Çok istiyorum ama spor yapacak bir vaktim yok. Çocukluğumda eleştirdiğim annem gibi oldum, evde aerobik, jimnastik yapıyorum. Spor salonuna git ya da yürüyüş yap... Ama yok ben evde öyle kendi kendime spor yapıyorum işte... Bu noktada çuvallıyorum.

- Sıkı diyet mi yapıyorsunuz peki?
- Genetik miras konusunda şanslıyım. Bir de bu kadar yoğun bir tempoda yaşarken rejim yapamam, tam tersine iyi beslenmek zorundayım. Çok fazla alkol tüketmiyorum, vücudumu yoracak bir şey yapmıyorum. Şu an her şey tam dengede. Taşlardan biri çekilse bu denge bozulur, o yüzden dengeyi korumaya çalışıyorum.

KURALCI BİR ANNEYİM
- Cilt bakımınızı nasıl yapıyorsunuz?
- Cildime çok dikkat ediyorum. Televizyondan dolayı her gün makyaj yapılıyor. Program biter bitmez hemen yüzümü siliyorum. Su içiyorum. Ne bileyim klasik şeyler aslında.

- Instagram hesabınıza bakınca, birçok takipçinizin kullandığınız cilt ürünlerini sorduğunu gördüm...
- Ucuz ve etkili ürünler kullanıyorum. Kullandığım ruju cidden çok soruyorlar. Makyaj yapmayı çok seven biri değilim ama kırmızı ruj sürünce kendimi süper star hissediyorum. Şaka yapıyorum orta çaplı bir starım (gülüyor)...

- Sare sözünüzü dinliyor, bu yoğunlukta bu kadar küçük yaştaki çocuğu idare etmek zor olsa gerek...
- Belirli kuralları var. Kurallar çocukların kendini iyi ve güvende hissetmeleri açısından çok önemli. Baskıcı olmamak gerek ama çok ince bir çizgi. Mesela bugün benimle çekime ve röportaja gelecekse çalışırken annesini rahat bırakması gerektiğini biliyor.

- Kuralcı bir anne misiniz?
- Aslında değildim ama öğrendim. Uzmanlarla konuştukça da çocukların belirli kurallar içinde yaşamaya ihtiyaçları olduğunu, bunun onların iyiliği için olduğunu öğrendim. Düzen ve kural, çocukların iyiliği için gerekli.

ÇOCUKLARIMIZ ARASINDA KISKANÇLIK YOK
- Kalabalık bir aileniz var. Mirgün Cabas ile evliliğinizden Civan Mert isimli bir oğlunuz var. Cabas'ın da Leyla isimli bir kızı... Çocuklar birbirlerini kıskanmıyorlar mı?
- Bizim çocuklar birbirlerine çabuk adapte oldu. Hiç kıskançlıklar olmadı. Her iki ablası da küçük kardeşiyle ilgileniyor. İki ablası da Civan Mert'e tatlı davranıyor. Sare biraz daha fazla zaman geçiriyor tabii onunla, bana yardım etmeye çalışıyor.

- Kızlar arasında çekememezlikler daha çok olur. Sare ve Leyla'nın arası nasıl?
- Leyla ile Sare'nin arası çok iyi. Dokuz ay var aralarında. Leyla uyumlu ve olgun bir çocuk. Süre olarak kısıtlamıyoruz Sare de Leyla da istedikleri zaman babalarıyla vakit geçiriyor. Yakın oturduğumuz için haftada iki, üç gün hep beraber olabiliyor çocuklar.

- Geçtiğimiz günlerde Mirgün Cabas'ın bir röportajını okudum. "Tam zamanlı babayım" diyor...
- Şu sıralar benden daha çok sorumluluğu üstüne almış durumda. Dün mesela cidden çok çok yoğun bir gündü. Evde olamadım. Evdekilerle de konuşmadım çünkü başıma gelecekleri biliyorum, telefonda ağlayan çocuklar "anneeee" diye... Akşamüzeri aklımın onlarda olduğunu bildiği için mesaj attı, "Çocukları yıkadım, yedirdim, uyuttum, asayiş berkemal her şey yolunda eve gelebilirsin" diye. Çocuk çok zor bir iş... Ebeveynlerin işi bir arada götürmeleri lazım... Çok şanslı bir kadınım.

- Siz bir yandan televizyon, bir yandan gazetede yazıyorsunuz bir yandan oyunculuk yapıyorsunuz. Eşiniz ise iş hayatında eski dönemlere göre daha sakin bir dönemde. Hiç rahatsız oluyor mu sizin popülaritenizden?
- Neden rahatsız olsun ki? O her gün ekrana çıkarken ben bundan rahatsızlık duymuyordum, şimdi de o rahatsızlık duymuyor. Bizde böyle şeyler olmaz. Bu bir dönem. Bir gün benim işim, bir gün onun işi daha yoğun olabilir.