X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Şöhretin esir ettiği altın kafesteki popçu
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Şöhretin esir ettiği altın kafesteki popçu

  • Giriş Tarihi: 1.11.2014
Şöhretin esir ettiği altın kafesteki popçu
Şöhretin esir ettiği altın kafesteki popçu

Taylor Swift'in yeni albümü 1989 çıktığı ilk hafta yüzbinler sattı. Popüler müzisyenin yedi Grammy ödülü, milyonlarca dolarlık serveti, evleri, hatta jeti var ama özgürlüğü yok! Koruma ordusuyla geziyor, temizlikçilerden şüpheleniyor, casusluk paranoyasıyla yaşıyor.

ABD'li şarkıcı Taylor Swift'in geçen haftanın başında çıkan yeni albümü 1989, bu yılın tartışmasız en önemli müzik olaylarından biri oldu. Daha hafta bitmeden albümün satış rakamının bir milyonu aşacağı telaffuz edilmeye başlanmıştı. 2014'ün belki de platin plak alan tek albümü olacak, 1989. Haftalarca, aylarca konuşulacak. Swift, hayranlarına ne kadar teşekkür etse az.... Tüm bu başarının perde arkasında ise bambaşka bir gerçek var. Genç müzisyen dünyalar önüne serilmiş gibi gözükse de aslında özgürlükten yoksun, korumalarla çevrili ve paranoyalarla yüklü bir hayat yaşıyor. Swift'in Rolling Stone'a verdiği son röportajda da bu paranoyaların hayatına nasıl yansıdığının izlerini görmek mümkün. Bir süre önce New York'a taşınan Taylor Swift, 15 milyon dolara satın aldığı lüks dairesinde yaşıyor. Koridorun diğer tarafındaki daire de Swift'e ait. 5 milyon dolara satın aldığı bu daireyi ise güvenlik ekibi için kullanıyor. Apartmanın sadece bir girişi bulunuyor ve çoğu zaman önünde korumalarından Jimmy bekliyor. Jimmy, New York Polis Departmanı'nda çalışmış eski bir polis şefi. Bir diğer koruması, yanından hiç ayrılmayan Jeff ise eski bir denizci, antiterör uzmanı. Swift konu özel hayat olduğunda kendini hiç güvende hissetmediğini söylüyor. En büyük düşmanı paparazziler: "Bir insan var ve onun tek işi, benim dünyaya göstermek istemediğim şeyleri bulup ortaya çıkarmak. Kariyerine, önceliklerine bakıp sana en fazla neyin zarar vereceğini buluyor, onun üzerine gidiyor. Çıplak resimlerimin yayınlanmasını istememem gibi örneğin... Giysilerimi değiştirirken her defasında odada ya da banyoda kamera olup olmadığını kontrol etmek çok üzücü."

PARKTA YÜRÜMESİ BİLE SORUN

Sadece özel hayatı ve hayranlarının kimi zaman bunaltan sevgi gösterileri değil, yeni şarkılarının albümün çıkış tarihinden önce internete sızmasını engellemek için alınan önlemler de belli ki Swift'i paranoyak hale getirmiş. Hemen bir örnek verelim: Project Sparrow adı verilen bir operasyonla, her kapıda, her merdiven başında korumaların beklediği, pencerelerin siyah örtüyle kapatıldığı gizli bir ortamda video klip çekmek zorunda kaldı Swift. Takdir edersiniz ki bu durum sadece onu değil, herkesi paranoyaya sürükleyebilirdi. Swift de zaman zaman çılgın fikirlere kapıldığını, en büyük korkusunun casuslar ve gizli kayıt aletleri olduğunu itiraf ediyor: "Gizli dinleme cihazlarından bahsetmek dahi istemiyorum. Temizlik görevlilerinden bile şüphelendiğim oluyor. Ya da hoparlörler... Sesi dışarı verdikleri gibi içeri almayacakları ne malum. Kulağa çılgınca geldiğinin farkındayım. Bunları düşünmekten vazgeçmeliyim." Bu paranoyadan Rolling Stone muhabiri de elbette payını alıyor. Yeni şarkıları Swift'in üzerinde kedi çıkartmaları bulunan iPhone'undan, gizli dinlemelere önlem olarak kulaklıkla dinliyor. Şarkılar telefondaki bir dosyada yüklü. Üstelik kırılması mümkün olmayan bir kod altında. Aslında yaşananları, albümde imzası bulunan isimlerden Jack Antonoff'un şu sözleri özetliyor: "Taylor'ın şarkılarının hard disk'imde yüklü olması bana kendimi Rus gizli belgelerine sahipmişim gibi hissettirdi. Ürkütücüydü." Bir yanda milyonlarca hayranın sevgisiyle kuşatılmış bir pop yıldızı, diğer yanda korumalarıyla Central Park'ta yürüyüş yapabilmek için gecenin dördünü bekleyen bir genç kız. Taylor Swift'in terazi dengesinde hangi tarafın ağır basacağını zaman gösterecek.

UÇAN HOLLANDALILAR GELİYOR
Dünyanın en popüler DJ'lerinin müzikseverler tarafından oylanmasıyla oluşan DJMAG Top 100 DJs listesinde ilk beşte yer alan Armin van Buuren ve Martin Garrix, İstanbul'a geliyor. Hollandalı iki isim, 14 Kasım'da Life Park'ta olacak. Trance müziğin gelmiş geçmiş en iyi DJ'lerinden biri kabul edilen Armin van Buuren, kariyeri boyunca sayısız festivalde ve etkinlikte çaldı. Martin Garrix ise henüz 18 yaşında olmasına rağmen Animals gibi hitlere ve milyonlarca hayrana sahip çok yetenekli bir DJ. Aynı gece Sunnery James&Ryan Marciano ile Qubicon da setlerinin başına geçecek. One Colony'nin organizasyonuyla gerçekleşecek festival için dev bir çadır kuruluyor. Kapıların saat 16.00'da açılacağı etkinliğin biletleri Biletix'te. Peki DJ performanslarının şova dönüşeceği geceye nasıl hazırlanmalı? Isınma turları için DJ Funky C'nin önerileri şöyle:

1-Martin Garrix -
Virus
Bonk
This
Heart is King
Savior

5-Bassjackers-
4-Hardwell -
3-Sander Van Doorn -
2-Lazy Rich -