X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Siyah bir kaşmir kazakla şık olmayacak kadın yoktur
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Siyah bir kaşmir kazakla şık olmayacak kadın yoktur

  • Giriş Tarihi: 15.11.2014
Siyah bir kaşmir kazakla şık olmayacak kadın yoktur
Siyah bir kaşmir kazakla şık olmayacak kadın yoktur

Silk&Cashmere'in CEO'su Ayşen Zamanpur, kadınlara Monaco Prensesi Grace'in sözünü dinlemesini öneriyor ve "Siyah bir kaşmir kazakla şık olmayacak kadın yoktur" diyor

Türkiye'de ipek ve kaşmir dendiğinde akla ilk gelen marka yıllardır. Silk&Cashmere… 22 yıllık bir geçmişe sahip olan marka, şirket yönetimine ikinci nesli temsilen Ferhat Zamanpur'un da katılmasıyla 'rönesans' ismini verdikleri yeni bir döneme girdi. Yurtdışından uzman ajans ve danışmanlarla çalışan şirket görsel stillerinden, tasarımlarına hatta mağazalardaki çalışma şekline kadar pek çok konudu yenilik yaptı. Silk&Cashmere markasının CEO'su Ayşen Zamanpur ve markanın Genel Müdür Yardımcısı Ferhat Zamanpur ile bir araya geldik. Anne-oğulla 22'nci yılını deviren şirketleri ve moda üzerine sohbet ettik:
- 22 yıldır moda dünyasının içinde etkili bir markanın CEO'sunuz. Sizce bir kadına en çok ne yakışır?
- Ayşen Zamanpur:
Grace Kelly ne demiş; "Bana dik yaka saf kaşmir siyah bir kazak ve bir sıra inci verin her ortamda en şık ben olurum…" Kelly bence çok haklı, siyah kaşmir kazakla şık olmayacak kadın yoktur. Bir kadına en çok yakışan şeyin saf ipek bir bluz ve saf kaşmir bir kazak olduğuna inanıyorum.
- Bu sezonun modası hakkında bizi bilgilendirir misiniz? Ne renk ürünler almalıyız sizce?
- A.Z:
Gri veya antrasit.
- Nelerle kombinleyelim peki bu renkleri?
- A.Z:
Gri veya antrasit bir kaşmir kazağın altına renkli bir pantolon ve eski botlar derim!
- Markanız erkek ürünleri konusunda da çok iddialı…
- Ferhat Zamanpur:
Daha çok kadın ürünleriyle tanınsak da biz yüzde 50 erkek ürünü satarız. Tüm zamanlarda, ülkemizde ve dünyadaki tüm kaşmir markaları içinde markamız dünyada, en çok polo yaka-saf kaşmir erkek kazak satan marka... Bu konuda uzak ara rakipsiziz.
- 'Erkek ürünlerinize güveniniz tam' peki siz markanın en çok hangi ürününü severek kullanıyorsunuz?
- F.Z:
Benim en çok sevdiğim ürün kesinlikle kapüşonşular - yazın yaz kaşmirli, hafif kapüşonlular, kışın ise saf kaşmirliler. En sık kullandığım ise yazın işe giderken giydiğim, hafif ama şık, saf ipek pololar, kışın ise sımsıcak ve yumuşacık saf kaşmir kazak ve hırkalar.

20"DEN FAZLA TEZE KONU OLDUK
- Markanızdan yabancı birçok ünlü de alışveriş yapıyor, öyle değil mi?
- F.Z:
Prenses Caroline, Cher, Sharon Stone, Eric Clapton, Monica Bellucci, Brunei Sultanı ve tüm ailesi, Robbie Williams ve ailesi ile Hollanda Kraliçesi Beatrice aklıma ilk gelenler. Türkiye'de zaten bizden alışveriş yapmamış kimse kalmamıştır bence.
- 1992 yılında Zürih'te açtınız ilk mağazanızı… Yurtdışında da çok güçlü bir markasınız. En son nerede açıldı mağazanız?
- A.Z:
Ağustos ayında Moskova'da, Eylül sonunda da Berlin'de mağaza açtık. Böylece Avrupa'nın en önemli altı başkentinin kalplerinde mağazalarımız olmuş oldu. Bundan sonra Kuzey ve Güney Amerika ülkelerinde mağaza açmayı hedefliyoruz.
- Arkanıza oturup baktığınızda geçen bu 22 yıl içinde en gurur duyduğunuz an hangisi?
- A.Z:
Ülkemizde ve yurtdışındaki üniversitelerde 20'den fazla teze konu olduk, bilimsel kitaplara girdik. En son Fransa'da "En Başarılı Yabancı Yatırımcı" ödülünü aldık ama benim en mutlu olduğum an oğlumun işi sahiplendiği ve markamızın geleceğine inandığı andır.
-Aile şirketlerinde çalışmak sanıldığı kadar kolay değildir… Nesiller arasında bir gerginlik her zaman olur, siz de bu tarz gerginlikler yaşıyor musunuz?
- A.Z:
Nesiller arası gerginlik değil ama işle ilgili elbette zaman zaman herkesle olduğu gibi oğlumla da farklı düşündüğümüz konular olabiliyor. Her şeye "evet" diyen bir çocuğum olsa zaten şaşardım, olamazdı. Hiç bir şirket masal dünyası değil. Zorluklar, sorunlar, çatışma ve problemler doğaldır. Fikir ayrılıkları gelişme için şarttır. Birbirimizi dinleyerek ve anlayarak sorunların ve fikir ayrılıklarının üstesinden geliyoruz.
- F.Z: Bu "nesiller arası gerginlik" konsepti bizde gerçekten de sıfıra yakın diyebilirim. Hatta bana o kadar güven hissettiriyorlar ki; buna benim lehimde, nesiller arası pozitif ayrımcılık bile diyebilirim. Bu nedenle kendimi çok şanslı görüyorum.