X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Yeşil sahanın minik varisleri
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Yeşil sahanın minik varisleri

  • Giriş Tarihi: 29.11.2014
Yeşil sahanın minik varisleri
Yeşil sahanın minik varisleri

Futbol okulunun minik öğrencileri yağmur çamur demeden sahada boy gösteriyor. Kadıköy'de Türkiye'nin en küçük futbolcularını yetiştiren okulu ziyaret edip sporun hayatlarında yarattığı olumlu değişimi konuştuk

Erkeklerin genellikle seyirci ya da oyuncu sıfatıyla takip etmekten vazgeçemediği bir spor dalı futbol. Yurt dışında futbol eğitimi üç-beş yaşa kadar inmiş durumda. Oysa Türkiye'de durum çok farklıydı. Taa ki Windas Futbol Okulu açılıncaya kadar. Kadıköy'deki okul ülkemiz adına bir ezberi bozuyor. Kelime anlamı 'Bizi kazan' olan Windas, 2012 yılında Abdülkadir Ünal (36) tarafından kurulmuş. "Alman ekolüyle eğitim veriyoruz" diyen Ünal'ın bu disiplini, Berlin'de doğup büyümesinden ve orada pek çok spor kulübünde hocalık yapmış olmasından kaynaklanıyor. Boynundaki düdüğünün askısı da Almanya'nın milli renklerinden oluşuyor.

YAĞMURLUKLARIYLA SAHADA

Kış mevsiminin giderek kendini gösterdiği bu günlerde oldukça soğuk ve yağmurlu bir cumartesi sabahı, erken saatlerde okulun eğitim verdiği Bostancı'daki halı sahaya vardığımızda miniklerin etrafta koşturduğunu görüyoruz. Mola sırasında konuşma fırsatı yakaladığım ve "Böyle bir okul kuracağımı futbol çevrelerine ilk söylediğimde benimle alay ettiler, o yaştaki çocuk top mu oynar dediler" şeklinde konuşan Ünal sözlerine "Ama hiç kulak asmadık" diyerek devam ediyor. Türkiye futbolunda küçük yaş grupları için ilk ve tek adımı atan ekibin diğer iki üyesi ise Abdülkadir Ünal'ın eşi Sonay Ünal ve Fatih Taban. İşletmeci Sonay Ünal annelik iç güdüsü ve hassasiyetiyle miniklere hocalık yapıyor. "Eşim bana yaklaşık bir yıldır çocukların koordinasyonu nasıl yapılmalıdır, hangi egzersizler yapılabilir, doğru nefes ve ısınma teknikleri gibi alanlarda eğitim veriyor. Ben de bir okul öncesi eğitimcisi edasıyla ufaklıklarımızın yanında olup onların alışmalarını sağlıyorum" diyor. Fatih Taban ise sonradan futbol federasyonundan lisans alan bir inşaat mühendisi. Okulun ilk hedefi, bu disiplini resmileştirerek bütün kulüplerle ortaklaşa yapmak. Çalan düdükle koordine olan, o an ellerinde ne var ne yoksa bırakıp sahaya koşan minikleri yağmur ve soğuk durdurmuyor. Ailelerine parmak hesabı yaparak "Kaç parmak yatıp kalkıp maça gideceğiz?" diye soran ufaklıkların aileleriyle de konuşuyoruz. Okulun en küçüklerinden üç yaşındaki Mert ve dört yaşındaki Kerem Köktürk'ün anneleri Aycan Köktürk, çocuklarının fazla hareketsiz olmasından dolayı spor okulu arayışına girdiğini anlatıyor: "Bedenlerini çalıştırabilecekleri bir yer arıyordum. Buraya gelmeleri onları olumlu etkiledi, çocuklarınızı muhakkak bir spora yönlendirin." Yaşına göre oldukça karizmatik minik futbolcularımızdan bir diğeri ise dört yaşındaki Ege Kocaer. Babası Yusuf Kocaer, Ege'nin oyuncaklarının forma ve futbol toplarından ibaret olduğundan bahsediyor. Ege'nin bu merakından dolayı üç yaşındayken futbol okulu arayışlarına girdiklerini belirten aile "Buraya başladıktan sonra Ege kendini daha iyi ifade etmeye başladı, ilk zamanlarda sıraya girmekte güçlük çekerken şimdi düdük komutlarıyla antrenmanını tamamlıyor, arkadaşları ile saha içinde yardımlaşıyor ve hafta sonunu iple çekiyor" diyor. Ege okulu o kadar seviyor ki ailesi onu Avrupa Yakası'ndan, Bahçelievler'den getiriyor.

İKİ YAŞINDA BAŞARI BELGESİ
4,5 yaşındaki Aras Yazıcı sahadaki hiperaktifliği ve memnun olmadığı durumlarda attığı tatlı tripleriyle tanınıyor. Aras'ın annesi Zeynep Yazıcı, okulun Aras'a spor sevgisi, düzenli uyku alışkanlığı, sağlıklı beslenme, yaşıtlarıyla paylaşımlarda bulunma gibi sosyal ve kültürel yetkinlikler kazandırdığını ifade ediyor. Aras'ın iki yaşında futbol okulundan aldığı başarı belgesi de unutamadığı anılar arasında.

DOSTLUKLAR KAZANDIRIR
* Yoğun bir haftanın ardından dinlenir.
* Yardımlaşmayı, takım çalışmasını ve paylaşmayı öğrenir.
* Kendi ayakları üzerinde durmaya alışır.
* Yetenek ve ilgisini keşfeder.
* Programlı hareket etme alışkanlığı kazanır.
* Hareketli, farklı ve canlı bir ortamda yaşıtlarıyla eğlenme imkanı bulur.
* Yeni dostluklar geliştirir.