X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Çavdar yemek için beş altın neden
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Çavdar yemek için beş altın neden

  • Giriş Tarihi: 20.12.2014
Çavdar yemek için beş altın neden
Çavdar yemek için beş altın neden

Çavdar tam buğday ürünlerinden sonra en değerli tahıl. Toplam diyet lifi açısından beslenmenin de en önemli kaynaklarından. Tok tutan ve kalori yakan çavdarı sofranızdan eksik etmeyin

Süper besinler arasında yer alan çavdarın 100 gramı yaklaşık 40 gram kadar toplam lif, 2.5 gram kadar da çözünebilir lif içeriyor. E, B1, niyasin ve folik asit vitaminlerinden zengin olan çavdar; çinko, bakır, selenyum ve magnezyumun da en iyi kaynaklarından biri. Çavdarlı ekmek veya kek yediğinizde ağzınızda diğer tahıllara nazaran daha fazla salya salgılanıyor. Bu da asitliği düzenleyerek diş ve diş etlerinde bulunan zararlı bakterilerin azalmasını sağlıyor. Özetle çavdar, tahmin edeceğinizden çok daha fazla sayıda sağlığı koruyucu biyoaktif bileşen içeriyor.

KOLON SAĞLIĞINI KORUR
Tüm tahıllarda bulunan diyet lifi bağırsağın üst kısmında sindirilmeden doğrudan sindirim sistemine geçer. Çavdar buğday ve yulaf gibi tahıllara nazaran daha fazla fermente olmamış lifi bağırsakta bırakır. Bu lifler ortamda bulunan su ile birleşerek dışkının hacminin daha fazla olmasını sağlar. Yapılan araştırmalara göre kronik konstipasyon sorunu olan kişilerin beslenmelerine bir ay dönüşümlü olarak 15 gram çavdar ve buğday kepeği ekleyerek dışkılama düzenlerine bakıldığında; çavdar tüketilen dönemde bağırsak sisteminin daha dengeli olduğu sonucu gözlemlenmiştir. Çavdar diğer tahıllara oranla ince bağırsaktan daha kısa sürede geçer. Bu da metabolizmayı düzenleyici bir etkide bulunur. Günde dört ince dilim çavdarlı ekmek tavsiye ederim. Unlarınızı çavdar unu ile değiştirin ve ev yapımı keklerinizi bol taze meyve ekleyerek hazırlayın. Pişman olmayacaksınız!

KALORİ YAKIMINI ARTIRIR
Yapılan araştırmalara göre çavdar ekmeği bağırsaklarda diğer yiyeceklerden gelen protein, yağ ve farklı besin bileşenleriyle kompleks oluşturuyor. Vücut bu yiyeceklerin besin değerlerine ulaşmak için daha fazla kalori harcıyor. Ayrıca çavdar içinde bulunan nişastanın bağırsaklarda enzimler tarafından parçalanmasının da diğer tahıllara göre daha uzun sürmesi kalori harcamasını arttırmakta zayıflama sürecinde çok etkin bir sonuçla vücudun yağ dokularının azalmasını sağlayabilmektedir.

İNSÜLİN İHTİYACINI AZALTIR
Yüksek lifli beslenmenin genelde pankreasta insülin üretimini azalttığını çoğumuz biliriz. Ancak çavdar ve yulafın beta glukan ve çözünebilir lif içeriklerinin yüksek olması nedeniyle diğer tahıllara nazaran salgılanan insülinin üretimini azalttıkları bulunmuştur. Her bir dilim çavdar ekmeği yüksek miktarda arabinoksilan adlı besin bileşeni içerdiğinden yemekle birlikte yenildiğinde tokluk kan şekerinin yükselmesini de önlemektedir. Farklı araştırmalar düzenli çavdar ürünlerinin yenilmesinin vücudun kalori yakım ayarlamasında da bir denge oluşturduğunu bildirmektedir.

TOK TUTAR
Çavdar lignan denilen kompleks bir karbonhidrat içerdiğinden mide ve bağırsaklarda tokluk reseptörlerini hızlı uyarıcı etki göstererek doyuma kolaylaşmasını sağlamaktadır. Lignan midede; mide suyu ve yiyeceklerle alınan sıvı ile hacim kazanarak tokluğu tetikleyici etkiyi mekanik olarak da sağlayabiliyor. Zayıflama diyetlerinizde çavdarlı ekmek yiyebileceğiniz gibi çavdar kepeğini de 1-2 yemek kaşığı olarak çorba ya da yoğurdunuza ekleyebilirsiniz.

KOLESTER OLÜ DÜŞÜRÜR
Çavdar yendikten sonra bağırsaklarda safra asitlerinin konsantrasyonunu diğer tahıl tanelerine göre daha fazla artırır. Bu da kolesterol seviyesini safra asitlerine bağlayarak vücuttan atımını kolaylaştırıp kanda da düşmesini sağlıyor. Yulaftan daha etkili kolesterol düşürmeye etkin olan çavdar kötü huylu kolesterolün de oksidasyonunu sağlayarak kalbe giden tüm damarların kolesterolden arınmasını sağlıyor.

GÜNÜN SAĞLIK FORMÜLÜ


Ev yapımı çavdar ekmeği

Bugün sizlere evinizde kolayca yapabileceğiniz çavdar ekmeği tarifimi paylaşmak istiyorum. Katkısız ve ekşi maya ile yapacağınız bu özel ekmek sizin sağlığınıza sağlık katacak kadar lezzetli ve doyurucu. Her öğünde 25 grama tekabül eden ince dilim çavdar ekmeğini düzenli yemenizi

TAVSİYE EDERİM.

Maya yapımı için Malzemeler:
40 gram çavdar unu
40 ml su Mayalama süreci biraz uzun ama eğlenceli. İlk gün 40 gram çavdar ununu 40 gram suyla macun kıvamına gelinceye kadar karıştırın, ağzı kapalı olarak 24 saat sıcak bir yerde bekletin. En ideali 70-85 dereceye ayarlanmış fırında bekletmeniz. İkinci gün kavanoza baktığınızda karışımın içinde kabarcıkları göreceksiniz. Bu doğru yoldasınız demektir. Kokusu hoşunuza gitmeyecek ama işlemlere devam edin. Bu aşamada 20 ml saf çavdar unu ve 20 ml su ekleyip yine macun kıvamına gelinceye kadar karıştırın ve oda ısısında 24 saat daha bekletin. Daha sonra karışımın üçte ikisini atın ve üzerine 30 gram saf çavdar unu ve 30 ml su ekleyin 24 saat oda ısısında bekletin. Ve aynı işlemi dördüncü ve beşinci gün de yapın. Böylece maya çoğalacak ve olgunlaşacak. Koku meyvemsi bir hal alacak. 12 saat ağzı kapalı kavanozda dinlendirdikten sonra ekmek yapımında kullanmak için buzdolabınızda saklayabilirsiniz.

Ekmek yapımı için malzemeler:

500 gram saf çavdar unu
Evde yaptığınız ekşi çavdar unu mayası
Su Ekmek yapımı: Çavdar unu mayasını az su ile çözdürün. Çavdar unu, su ve maya karışımını hamur kıvamına gelinceye kadar yoğurup üzerini kapatarak mayalanmasını bekleyin. Mayalanma bitince fırında pişirin.

GÜNÜN BİLİMSEL NOTU

Bu ikiliye dikkat!

Demir mineralinin yetersizliği ile oluşan aneminin nedenleri çok değişken sebeplere bağlı. Bilimsel olarak netlik kazanmasa da çayın demirin yararlığını etkilediği düşünülüyor. Özellikle de bitkisel kaynaklı demirden zengin besinler yenildikten sonra... Bazı polifenoller, fitat, diyet lifi, bazı proteinler ve amino asitler sayesinde etkileşime girerek yiyecekten gelen demirin vücut için yararlılığı azalabilmektedir. Yapılan en değerli çalışma fındıktan alınan demirin vücutta emiliminin ne derecede olacağını ortaya koyuyor. Fındık ve çay, fındık ve kahve, fındık ve portakal suyu tüketen deneklerin demir miktarına bakıldığında en yüksek demir düzeyinin portakal suyu ile en düşük olanın ise çay ile beraber tüketildiğinde elde edildiği bulunmuştur. Bu sebeple çay öğünlerle beraber değil öğünden önce ya da sonra içilmeli. Çayın açık olarak ve bir dilimi limonla tüketilmesi de ayrıca öneriliyor.