Türkiye'nin en iyi haber sitesi

Ne kadar doğalsam o kadar iyi görünüyorum

Giriş Tarihi: 27.12.2014
Ne kadar doğalsam o kadar iyi görünüyorum

Nebahat Çehre son dönemin en çok konuşulan kadınlarından... Yıl sonunda art arda katıldığı davetlerde tarzı, şıklığı, havasıyla birçok kadını gölgede bırakan Çehre, tam bir stil ikonu. 70'lerinin başındaki Çehre ile, onu bugünlere taşıyan, geçmişten günümüze tarzının oturmasını sağlayan sırlarını konuştuk

15 yaşında Türkiye Güzeli seçildi, Dünya Güzellik Yarışması'nda ülkemizi temsil etti. Şimdilerde 70'li yaşlarının başında. Emsalleri çoktan kucağına battaniyeyi çekmiş cam kenarındaki yerini almışken o küllerinden tekrar doğdu. Bırakın gençlere taş çıkartmasını katıldığı her davette onları gölgede bırakacak kadar farklı bir kadın o. Nebahat Çehre oyunculuğu kadar tarzı, havası, duruşuyla da konuşulan kadınlardan... Giyimi, kuşamı, fiziğinin yanı sıra her fotoğraf karesine damgasını vuran poz verme stiliyle de birçok kadına ilham olan Çehre ile geçmişten bu güne tarzını konuşmak için sözleştik. Çırağan Hotel Kempinski Gazebo Lounge'da bir akşamüstü buluşacaktık. Ben önce gittim, içeri Çehre girdiğinde tüm bakışların ona çevrilmesine hiç şaşırmadım. Siyah deri ceketi, taytı ve cool haliyle adeta "Ben içeri girdim" diyordu. Fotoğraf çekimi sırasında çok denedim ama onun gibi poz vermeyi beceremedim. Anlaşılan daha öğrenecek çok şeyim var.

- Farklı bir havanız, duruşunuz var... Hep mi böyleydiniz, yoksa öğrenilmiş bir şey mi?
-Galiba bu benim doğal halim. Biraz anneme çekmişim. Annemde de o aura var. Hoş, giydiğini taşıyan bir kadın. Sanırım ona çekmişim... 15 yaşımda Türkiye Güzeli seçilmeden önce, görücü gelmeye başlamıştı. Yürüyüşüm, duruşum, tarzım o günlerde de fark ediliyordu. Bir memur çocuğuydum, paramız da yoktu, vasat giyinen biriydim. Ama yakıştırmasını biliyordum. Şimdilerde şaşırıyorum bu ilgiye... Sokakta insanlar görüyor, iltifat ediyorlar... Beni en çok mutlu eden iki neslin birden aynı ilgiyi göstermesi.

- Annenizi merak ettim. Sanırım ondan epey esinlenmişsiniz...
- 90'larına geldi... Aydın bir kadın, arada bir "Yaşlandım artık" dediğimde bana kızar, "Ne demek yaşlandım, niye yaş lafı ediyorsun. Ben kabul etmiyorum sen nereden çıkarıyorsun?" diyor. Tüyoları vardır onun; "Bir kadın sabah kalkınca hafif allığını sürmeli, gözlerine kalemini çekmeli" der hep. Bir de "Sakın kaşlarını inceltme" diye uyarır! Bir ara modaydı, herkes ince kaşla geziyordu. Kıyameti kopardı. Ama dinlemedim onu ve incelttim kaşlarımı. Şimdi bir bakıyorum en kötü fotoğraflarım o zaman çekilmiş... Yakışanı bilen bir kadındır ve onu empoze eder annem.

- Siz ne zaman kendinizi keşfetmeye başladınız?
- Gençliğimden itibaren giyim kuşam anlamında bir tarzım vardı ama makyaj bilincim hiç yoktu. Türkiye güzeli seçilip, Dünya Güzellik Yarışması için Londra'ya gittiğimde de makyajsızdım. Londra'dan geldiğimde bir mimarın yanında asistan olarak işe başladım. O zamanlar at kuyruklu, düz ayakkabılı, makyajsız geziyordum. Yani güzellik yarışmasından gelmiş bir halim hiç yoktu.

- Yeşilçam'da mı keşfettiniz tarzınızı?
- Yeşilçam'a başladığım zaman 17 yaşımdaydım ve moda çok feciydi... Bir dönem güzel moda akımları oldu ama sonra vatkalar falan devreye girdi. Sinemada çok cefa çektik! Minibüslere biner, sete giderdik... Ne kuaförümüz, ne makyözümüz, ne kostümümüz vardı. Evdeki kılık kıyafetle film çekerdik. Komşulardan ödünç pabuç aldığımı bilirim film için. Peruklar buluyorduk o bilinçsiz kafayla. O dönemin peruklarını düşünün; hiç yakışmıyordu, yakışıyor sanıyorduk. Yeşilçam zamanı abartılı makyaj, takma kirpikler modaydı. İnsanlar onlara bakıyordu, görsellik daha ön plandaydı. Makyajımı artık hep kendim yapıyorum.

- Stil idollariniz kimler?
- Çocuklukta hatırladığım Lana Turner vardır, annemin tarzını da ona benzetirdim. O kadın gecelikle bir yürürdü, hayran kalırdınız... Bizde de Neriman Köksal vardır, çok dişi, çok yakışan, bastığı yeri titreten bir kadındı.

- Dergileri açtığınız zaman birbirinin aynı kadınları görünce ne düşünüyorsunuz?
- Tarzı olanlar da var. Moda öyle bir hastalık ki hiç kabullenemeyeceğiniz bir şeyi, gözünüz alıştığında giyiyor oluyorsunuz. O kadınların hayatları o kadar sosyal ki, günde üç kıyafet değiştirip davetlere katılıyorlar. Cemiyet hayatları böyle, taklide düşüyorlar. Cemiyet hayatındaki kadınlar güzel giyiniyor ama kendi aralarında bir toplulukları var, birbirlerinin aynı oluyorlar. Bir de yüzlerini şişirmelerine tahammül ediyorum.

- Siz de var mı estetik?
- Sekiz sene önce bir kez Paris'te yaptırdım. İki sene sonra düştü. Gittim sordum doktora. Elastiki bir cildim yokmuş, iki yıl sürmesi bile iyiymiş. "Güzel kadınsın, bırak böyle yaşa" dedi. Gözlerime hiçbir şey yapılmadı. Gözlerime birkaç yıl sonra belki yaptırırım. Çehreme dokundurtmam. Cildime de baktığım söylenemez. Kremlerimi sürerim ama daha cilt bakımı yaptırtmadım.

ARKADAŞINA GÖNDER
Ne kadar doğalsam o kadar iyi görünüyorum
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz