X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Almanya'nın zarif şehri Leipzig
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Almanya'nın zarif şehri Leipzig

  • Giriş Tarihi: 3.1.2015
Almanya'nın zarif şehri Leipzig
Almanya'nın zarif şehri Leipzig

Leipzig, yıkılmadan önce Doğu Almanya'ya bağlıydı. Saksonya eyaletinin bu önemli şehri tarihi yapısı, zarafeti ve sosyalist dönemden esintiler taşıyan mimarisiyle fark yaratıyor. Şehir tarih boyunca yazarlara ve müzisyenlere de ev sahipliği yapmış.

Saksonya eyaletine bağlı olan Leipzig aslında büyük bir şehir ama küçük şehirlere has zarafete, huzura, bilgeliğe sahip. Tarih boyunca müzisyenlere, yazarlara ev sahipliği yapmış. Sokaklarında, caddelerinde dolaşırken, "İnsan burada düşünür, çalışır, okur ve yazar" diye aklınızdan geçiyor. Her şehrin bir ruhu vardır ya, buranınki de öyle... Savaşlardan çok çekmiş Leipzig, 1800'lü yıllardan itibaren hep savaşmış, özellikle 2. Dünya Savaşı tüm ülke ile birlikte bu şehir için de yıkıcı olmuş. Sosyalist rejimin hakim olduğu Doğu Almanya döneminde de Leipzig önemli bir nokta olmuş. Sistemin yıkılmasında birebir rol oynamış bu şehir. Doğu Almanya'nın ortadan kalkmasıyla sonuçlanacak ilk protesto eylemleri 1983 yılında Leipzig St. Nicolas Kilisesi'nde başlamış. Halk her pazartesi bu kiliseye gelmeye ve barış için dua etmeye başlamış, zamanla gelenlerin sayısı ve talepler o kadar büyümüş ki 1989 yılı ekim ayında ayinden sonra büyük bir harekete dönüşüp Berlin Duvarı'nın ortadan kalkmasına varacak süreç başlamış. Bütün bunlardan ötürü hantal, hareketsiz bir şehir canlanmasın gözünüzde. Liepzig her ne kadar fuar merkezi olarak tanımlansa da öncelikle bir üniversite şehri dolayısıyla genç bir nüfusa da sahip. Ayrıca söylemek gerek şehir halkı iyi eğlenmeyi biliyor. Barlar, restoranlar günün her saati hareketli. Yılın belirli zamanlarında yapılan festivallerle, Noel zamanı açılan pazarlarla hayli renkli bir şehir.

REVÜ ŞOVLARIYLA ÜNLÜ

Kentin bir diğer özelliği ise 'Revü şovları'. Revü deyince açmakta fayda var: Bu şovların içinde akrobasi de var, tiyatro da, müzik de... İzleyiciler arasında aileler de var, yaşlı çiftler de, çocuklar da... Kesinlikle önceden rezervasyon yaptırmak gerekiyor, aksi takdirde yer bulmak imkansız. Küçük bir gazino ortamı düşünün. Herkes küçük masalarında oturuyor, içkisini içip, ufak tefek yiyecekler atıştırıyor. Tiyatro, dans, stand up iç içe geçiyor ve elbette seyirci de katılıyor şova... Herkes samimi ama mesafeli. Öyle ki ara verildiğinde biz de dışarıya çıkıyoruz ve biraz evvel sahnedeki oyuncuyla göz göze geliyoruz, o da bizim gibi hava almaya çıkmış. Ama kimse oyuncuyu rahatsız etmiyor. Bizim izlediğimiz şov gerçekten etkileyiciydi, o küçücük alanda akrobatların yaptığı gösteriyi görünce, Yetenek Sizsiniz yarışmalarının manasızlığını düşünmeden edemiyor insan... Yolunuzu Leipzig'e düşürdüyseniz, mutlaka turizm bürosuna uğrayın ve bu tür bir gösteriye bilet alın, pişman olmayacaksınız. Leipzig, Bach, Mendelssohn gibi önemli müzisyenlere ev sahipliği yapmış. Dolayısıyla şehirde bu müzisyenlerin izlerine sıkça rastlıyorsunuz. Mendelssohn'un müzeye çevrilen evine mutlaka uğrayın, hele müziğe meraklıysanız epey etkileyici olacak sizin için.

GOETHE'NİN İZİNDEN GİDİN

Müzisyenler şehrinin başka konukları da olmuş elbette, Goethe bunlardan biri. Frankfurtlu Goethe aslında, babası da büyük bir hukukçu. Fakat bakıyor ki oğlunun aklı bir karış havada, hukuk okumak üzere henüz 16 yaşındayken Goethe'yi Leipzig'e yolluyor. Ama Goethe bu, koskoca bir şaheseri Faust'u kaleme alan kişi... Üniversiteye gitmiş gitmesine ama sadece iki hukuk dersi almış, onu n gönlü yazmaktaymış öyle de yapmış. Kentin ünlü meyhanesini Auerbachs Keller'ı kendine mesken tutmuş. Bu restoran hâlâ var. Ve Almanya'nın en ünlü restoranlarından biri. Mutlaka ama mutlaka gidilmeli. Kırmızının ve sütunların hakim olduğu mekan görülmeye değer.