X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Bir tasarımcı olarak aslında moda işçisiyim
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Bir tasarımcı olarak aslında moda işçisiyim

  • Giriş Tarihi: 10.1.2015
Bir tasarımcı olarak aslında moda işçisiyim
Bir tasarımcı olarak aslında moda işçisiyim

Yeni yılla birlikte moda haftaları için geri sayım da başladı. Moda haftasına katılmak yerine dünyanın farklı noktalarındaki fuarlarda koleksiyon tanıtmayı tercih eden Ümit Ünal, kendisini bir moda işçisi olarak görüyor

Bu ay yeni koleksiyonunu Paris ve ardından Düsseldorf'ta sunmaya hazırlanan Ümit Ünal, şubat ayında da kendi ismini taşıyan markasına ait ürünleri Türkiye'de büyük bir grup bünyesinde satmaya başlayacak. Koleksiyonları dünyanın 30 farklı noktasında satılan Ünal moda haftasına katılmamayı tercih eden tasarımcılardan. Ünal ile son projelerini ve neden moda haftalarından uzak durduğunu konuştuk:
-Sizi çok ortalarda görmüyoruz ya da siz ortalarda pek de görünmemeyi tercih ediyorsunuz. Neler yapıyor Ümit Ünal şu aralar?
- Filli Boya ile ortak bir çalışmamız var. Uluslararası Renk Komisyonu'nun Türkiye temsilcisi olarak onlar için Coloration ismiyle boya koleksiyonları hazırlıyorum. Hatta son koleksiyondaki renkleri kullanarak bir kapsül koleksiyon hazırladım. Bu koleksiyon Tranoi'de sergilendi ilk olarak. Şimdi de dünyanın önemli moda merkezlerinde sergileniyor. Ayrıca Türk kökenli erkek giyim markası Climber'ın kreatif direktörlüğünü sürdürüyorum. Marka 55 ülkede satılıyor ancak Türkiye piyasasına girmemişti, önümüzdeki sezon Türkiye'de de satılmaya başlayacak.
- Markanız Türkiye'de satılmıyordu… Ancak büyük bir grup bünyesinde satılmaya başlayacak…
- Ümit Ünal markası, şubat ayından itibaren, Türkiye'de büyük bir grup çatısı altında yabancı modaevleriyle birlikte satılmaya başlanacak. Yeni pek çok gelişme var benim cephemde.
- Şirketlerle özel işbirlikleriniz var, fuarlarda yer alıyorsunuz ve yurtdışında gayet de iyi satılıyor markanız. Neden moda haftasına katılmıyorsunuz?
- Ben genel olarak moda haftası kavramının eski bir metod olduğunu düşünüyorum. Moda haftaları ülkemde ne yazık ki bir buluşma gibi algılanıyor. Birçok kişinin sadece fotoğraflanmak için abartıyla defilelere gelmesi ürkütücü. Defilelere, bir tasarımcının koleksiyonunu görmek, anlamak için gidilir. Alıcıların ve basının doğru düzgün yer almadığı bir moda haftası başarısız bir organizasyonun ötesine geçemez. İlla ki olsun diye yarım yamalak ve amaçsız bir şey yapılmasına karşıyım ben. Hele ki insanların sosyal yaşam sıkıntısını geçirmek için koleksiyonlar hazırlamıyorum.
- İstanbul'da koleksiyon sergilemiyorsunuz, diğer moda haftalarında da yoksunuz…
- Paris ve Düsseldorf'ta sürekli düzenli organizasyonlarla tanıtıyorum işlerimi, alıcılarla buluşuyorum. Sokaklarına inandığım kentlerde performanslar düzenliyorum. Los Angeles'dan Osaka'ya, Avrupa, Ortadoğu, Amerika, Afrika, Kanada'ya uzanan satışlarımız var. Ben bu yöntemle koleksiyonlarımı daha başarılı tanıttığımı ve alıcıya sonrasında da müşteriye ulaştığımı düşünüyorum.
- Türkiye'de moda var mı?
- Ülkemde moda olmadığına inanıyorum. Siz ne zaman ki bindiğiniz taksinin şoförüyle moda konuşursunuz o zaman ülkenizde moda var demektir. Ülkemizde moda varmış gibi gösterilmesinden de rahatsızım. Ne yazık ki bu durumda kimse dersine iyi çalışmıyor. Ben tekstil ülkesi olduğumuz konusundan bile şüpheliyim. Sonuçta İsveç ve İspanyol hızlı tüketim firmalarından almıyor mu herkes kıyafetlerini? Türk tekstil firmalarında da genel olarak vizyon eksikliği olduğunu düşünüyorum. Ülkede rüküş bir moda anlayışının her geçen gün yaygınlaştığını düşünüyorum. Türkiye modayı bir yana bıraksın edebiyat ve sinema dünyasına konsantre olmalı. Bizim dünyada yazarlarımız ve sinemacılarımız konuşuluyor, gençler bu konulara yoğunlaşmalı bence.
- Kim peki sizce şık giyiniyor?
- Bilsar'ın CEO'su Selman Bilal ve trendsetter Nurhan Keleş. Başka da modaya yukarı çekecek kimse yok bence.
- Genç tasarımcılar hakkında ne düşünüyorsunuz?
- Birilerine benzemeye çalışıyorlar. Kup yaratamayan, form yaratamayan tasarımcılar var. Hüseyin Çağlayan'ın geometrik kuplarını kopyalıyorlar hâlâ. Yine de tabii ki çok yetenekli tasarımcıların olduğunu söyleyebilirim, onları moda haftasında ya da magazin sayfalarında görmüyorsunuz. Şirketler bünyesinde çalışıyorlar daha çok. Bir de Türkiye'de moda tasarımcılığı şov dünyasına yakın algılanıyor. Oysa ki tasarımcılık tamamen hizmet sektörüne yakın bir iş. Ben bir tekstil, giysi ve moda işçisiyim.