X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER İki ayağınız bir papuca girmesin!
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

İki ayağınız bir papuca girmesin!

  • Giriş Tarihi: 7.2.2015
İki ayağınız bir papuca girmesin!
İki ayağınız bir papuca girmesin!

İki ayağı bir pabuca girmek, dili pabuç kadar olmak, sağlam pabuç olmamak... Hayatımızın bu kadar içinde olan ayakkabı dünyasını anlamak, geçmişin zarif ayakkabılarını görmek için 'Pabuç, Sadberk Hanım Müzesi Koleksiyonundan' sergisini gezin

Tarihte bilinen ilk ayakkabı sekli, düzleştirilmiş ot veya kaba derinin ayaga ilkel iplerle baglanmasıyla yapılmıs. Bu alandaki en eski kanıt ise M.Ö. 8000 yılına isaret eden Amerika yerlilerine ait sandaletler. Ilkel Mısırlıların kutsal emanetleri arasında da papirus yapraklarından yapılmıs çesitli sandaletler yer almakta. Mısır'da sandalet imalatı asırlardır itibarlı bir sanat dalı olarak kabul görüyor. Ayakkabı konusunda oldukça yaratıcı olan Mısırlılar, M.Ö. 3500 yıllarında ıslatılmıs kumda ayaklarının kalıplarını çıkarıp, bu kalıplarda sekillendirdikleri tabanı ham deriye baglayarak sandaletler yapıyorlardı. Bu sandaletler, zamanla giyen kisinin statüsünü gösteren birer simge halini aldı. Kadınlar mücevherlerle süsledikleri ayaklarını sergiler, erkekler ise deri kayıslara ender bulunan degerli taslar taktırırdı. Yunanlılar daha çok tasarım ve güzellige önem vermis sandalet yapımında. Romalılar ise asker tipi sandaletleri icat ederek ordularının uzun mesafeleri katedebilmesine yardımcı oldu. Günümüzde ayakkabının önemi ve kadınların ona olan tutkusu tartısmasız en üst düzeyde. Ayakkabı markaları birbiriyle kıyasıya yarısırken, birçok tasarımcıyla veya ünlü isimle yapılan isbirlikleri ve özel koleksiyonlar kapıs kapıs satılıyor. Ayakkabı dolaplarının vazgeçilmez ismi Christian Loubutin bu yarısta her ne kadar bası çekse de rakipleri Brian Atwood, Gianvitto Rossi, Sergio Rossi, Jimmy Choo, Manolo Blahnik ve Aqquazura gibi isimler asla bu yarısı bırakacak gibi görünmüyorlar. Tüketimin son derece popülerlestigi su günlerde dolapları doldurmak yerine ülkemize ayakkabının eski tabiriyle pabucun nereden geldigi ve kimler tarafından nasıl kullanıldıgıyla ilgili merak ettikleriniz olursa size, 18. yüzyıl sonundan 20. yüzyılın basına uzanan döneme ait ayakkabı, terlik, çizme, botlarla Osmanlı'da çok kullanılan nalınların yer aldıgı Vehbi Koç Vakfı Sadberk Hanım Müzesindeki 'Pabuç, Sadberk Hanım Müzesi Koleksiyonundan' isimli sergiyi ziyaret etmenizi tavsiye edebilirim. Belli mi olur bakarsınız ilham alacagınız bir modelle belki de sizi çok eskilere götürecek zihninizi tazeleyecek birbirinden kıymetli pabuçlarla karsılasırsınız.