X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Anı yaşamak out anı paylaşmak in
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Anı yaşamak out anı paylaşmak in

  • Giriş Tarihi: 11.4.2015
Anı yaşamak out anı paylaşmak in
Anı yaşamak out anı paylaşmak in

Hayatımızda ve medyada köklü değişlikler yaratan telefon uygulamalarının sayısı artıyor. Anlık fotoğraf paylaşılabilen Snapchat'i, canlı yayın uygulamaları Meerkat ve Periscope izledi. Uzmanlara göre yeni paylaşım kültürü özgürlük sağlasa da sayısız hukuki düzenleme gerektiriyor

Önce bir fotoğraf görüyorsunuz Twitter'da... Dumanlar yükselen bir bina var karşınızda. Etrafta itfaiye araçları, polisler... Elinizde olaya ilişkin hiçbir bilgi yok. Sonra bir anda telefonunuza indirdiğiniz yeni uygulamadan takip ettiğiniz bir kullanıcının o anda binlerce insanın izlediği bir canlı yayın yaptığına ilişkin bir uyarı geliyor. Basıyorsunuz tuşa. Saniyeler içinde olay mahalindesiniz. Telefonunuzun ekranına ulaşıyor tüm görüntü, bağırış çağırış. Üstelik canlı olarak. Aklınıza bir soru takılıyor: "Acaba ölen oldu mu?" Yayını yapan arkadaşınıza soruyorsunuz. Yanıt iyi. Kimse zarar görmemiş.

Habercilerin ve canlı yayın araçlarının oraya ulaşıp bilgi aktarmaya başlamasına daha saatler var. Oysa siz her şeyden haberdarsınız. Herkesi birer gazeteci, her telefonu bir canlı yayın aracına dönüştüren bu yeni uygulamanın adı Periscope. Meerkat adındaki çok benzer bir uygulama 10 gün önce piyasaya sürüldü fakat Periscope kadar ilgi görmedi. Farkları Twitter elbette. Periscope'ta Twitter takip ettiğiniz kişileri size öneriyor, onları takibe almakla işe başlıyorsunuz ve gerisi geliyor. App Store'da bir günde en çok indirilen listesine giren uygulamada siz canlı yayın yaparken sizi takip edenler yorumlarıyla yayınınıza katılabiliyor, sorular sorabiliyor, eleştiriler yapabiliyor. Dilerseniz başkalarını yayınlarını izleyip eğlenin, dilerseniz kendi enteresan canlı video yayınlarınızı yapın.

Yayını izleyenler ekrana dokunarak bir çok defa kalp gönderebiliyor yayına. Yazılan yorumlar, kalpler gibi ekranda birkaç saniye görünüp kayboluyor. Sizi rahatsız edenleri kolayca bloklamanız da mümkün. Sadece sıradan insanlar değil, ünlüler de Periscope'ta canlı yayın telaşında. Edward Norton, Jamie Oliver, Roger Federer yayına başladı. Türkiye'de de ünlü kullanıcı sayısı giderek artıyor. Evde televizyonu tahtından etmeye hazırlanan uygulamanın yerli ünlülerinden Cem Yılmaz yeni filmini canlı yayında müjdelerken, Buse Terim de takipçilerine bir gazinodan görüntüler izletti. Periscope'un arkasında iki kişi var; Keyvon Beykpour ve Joe Bernstein.

Medya kulislerinde uygulamanın yaratıcısı olan bu isimlere Twitter'ın yaklaşık 100 milyon dolar ödediği konuşuluyor. Uygulama elbette sadece felaket anlarında kullanılmıyor. Artık kilometrelerce uzaklıktaki bir arkadaşınızın doğumgününe uzaktan katılabilir, kardeşinizin yeni doğan bebeğini toplantıyı bölmeden görebilir, en sevdiğiniz şefle aynı anda mutfağa girip yemek yapabilirsiniz. Gelişen tüm yeni teknolojilerle ilgili sorunlar Periscope için de geçerli. Özel hayatın gizliliği ilk akla gelen nokta.

Biri sizden izinsiz sizi canlı yayına çıkartırsa hakkınızı nasıl arayacaksınız? Olayın hukuki boyutu bu kadarla da sınırlı değil. Biri tüm hakları satılmış bir maç yayını ya da sinema salonunda film gösterimi sırasında uygulamayı kullanır ve görüntüyü canlı olarak yayınlarsa neler olacağı henüz belirsiz. Kullanıcılar da dikkatli olunması gerektiğini söylüyor. Canlı yayın hassas bir durum. İnsanın ne söylediğine, nasıl davrandığına çok dikkat etmesi gerekiyor.

ŞİPŞAK SNAPCHAT



Akıllı telefonlar için geliştirilmiş bir başka yaygın uygulama da Snapchat. Anlık fotoğraflar ve videolar paylaşıp arkadaşlarla iletişime geçmeyi sağlayan bir sosyal ağ uygulaması olan Snapchat'te süre kısıtlaması var. Çektiğiniz fotoğraflara 1-10 saniye arası süreler belirleyerek paylaşma imkanı sağlayan anlık görüntü paylaşım ağında fotoğrafların üstüne yazılar ve ifadeler eklenebiliyor, el yazısıyla da bir şeyler yazılıp çizilebiliyor. Uygulamada fotoğraf ve videolar için filtre seçenekleri de var. Görüntü üzerinde yaptığınız ayarlamalar sonrasındaki aşama ise kimlerle paylaşılacağını belirlemek. Bu bölümdeyken hikayem kısmını seçerek sizi ekleyen herkesin paylaştıklarınızı görmesini sağlayabilir ya da göndereceğiniz kişilerin isimlerini seçerek görüntülerinizi özel mesaj haline getirebilirsiniz. Gelen fotoğrafı tıkladığınız anda görüyorsunuz. Sonrasında saniyeler içerisinde fotoğraf kendini imha ediyor. Ama göndericisi isterse en fazla bir gün saklanabiliyor.

KAOS KAPIDA


İsmail Hakkı Polat (KHAS ÜNİVERSİTESİ YENİ MEDYA BÖLÜMÜ ÖĞR. ÜYESİ)

Son zamanlarda gelişen üç tane sosyal medya platformu geleceği şekillendirecek. Periscope, Periscope'la aynı özellikleri taşıyan 10 gün daha eski Meerkat ve Snapchat. Periscope'un daha önceki canlı yayın uygulamalarından ilk farkı kullanıcı deneyimi. Tek tuşla yayın yapılabiliyor. En bilgisiz kullanıcı bile bunu başarabiliyor. İkinci farkı da Twitter'ın çok büyük bir kamusal alan olması. Bu işe çok uygun bir mecra. Bugüne kadar insanlar görüntüyü kaydediyor sonra da sosyal medyada paylaşıyordu. Oysa yeni nesil anı yaşamayıp anı paylaşma duygusu içinde. Taksim'de bir kaza olduğunda insanlar adamı kurtarmayı düşünmüyor. Herkes cep telefonunu çıkartıyor kaydedip "işte ben de buradaydım" diyor. Körfez Savaşı'nda CNN bütün dünyaya naklen yayın yaptı. O yayın için oraya naklen yayın arabaları gönderdi, bir sürü teçhizat kurdu. Artık medya dediğimiz şey bireyin kendisi. Kamerası olan, kendi internet sayfası olan kişi yayıncı. Geleneksel yayıncılığa kafa tutuyor artık bireyler. Bireyin yayıncı olduğu noktada artık bizi geleneksel medya dönemindeki gibi düzenli bir ortam beklemiyor. Tam tersine ciddi bir kaos kapıda. Yani yeni medya düzeni kelimesi bile kendi içinde tezat. Yeni medya okuryazarlığını artırmamız lazım. Eğer etik ve hukuki düzenlemeler yapılmazsa paylaşımlar insanlığı rayından çıkartabilecek noktalara gidebilir. Birey artık resmen yayıncı.

PERİSCOPE, MEDYANIN ÇEHRESİNİ DEĞİŞTİRECEK

Erdal Kaplanseren (TEKNOLOG.COM YAYIN YÖNETMENİ)

Twitter bu uygulamayla birden fazla deneyimi birleştirmiş oldu. Basitlik ve rahatlık var bu uygulamada. Web tabanlı rastgelelik üzerine kurulu video chat siteleri de bir başka ilham kaynağı gibi duruyor. Periscope, insanlara ilk zamanlarda yazma konusunda verdiği cesareti, bu defa da kameraya konuşma konusunda kazandıracak. Periscope, insanlarda kamera karşısında konuşma veya herhangi bir yerden video yayın yapma konularında bir heves kazandırır mı? Bunu şimdiden bilmemiz zor ama ilk günlerin performansı bile hiç fena değil. Twitter, Instagram ve Vine fenomenlerinden sonra, Periscope fenomenlerine hazır olun derim ben.

Eskinden o sırada çevremizde bulunan insanlarla paylaştığımız enteresan bilgileri, tepkileri, tespitleri ve gözlemleri artık hemencecik Twitter'da paylaşıyoruz. Bu durum Periscope için de geçerli olmaya başladığında epeyce garip sonuçlar çıkacak ortaya. Ünlü birinin magazin programlarında görmeye alıştığımız garip görüntülerini şahit olan herhangi biri o sırada görüp yayımlayabilecek. Sokakta karşılaşılan bir kavga, kaza, hatta doğal afetler de milyonlarca telefonun kamerasından dünyaya yayılabilecek.

Video uzun zamandır hayatımızda var. Fakat cep telefonuyla birkaç saniye içinde "Mecidiyeköy'de zincirleme trafik kazası" diye bir başlıkla bir kişinin olay yerinden yapacağı canlı yayın, televizyon kanallarına olan ihtiyacı da neredeyse ortadan kaldıracak. Bir süredir sosyal medya, geleneksel medyaya ciddi biçimde haber atlatıyordu; Periscope'la birlikte bu fark iyiden iyiye artabilir. Umarım geleneksel medya, bu gelişmeleri kendi avantajına kullanmanın yollarını bulur.

YAYINCILIK ARTIK AYRICALIK DEĞİL

TİMUR SIRT (Teknoloji yazarı)

Özellikle video yayıncılığının maliyetinin yüksek olması televizyon yayıncılığını çok etkili noktaya taşımıştı. Hatta bazı siyasetçiler televizyonun etki alanını çok iyi kullanarak önemli mesafe aldı. Oysa şimdi yayıncılık küçük bir çevrenin ayrıcalığı olmaktan çıkıyor. Basit bir akıllı telefon bile "Canlı yayındayız" dedirtiyor. Bu sözcük artık bir muhabir ayrıcalığı olmaktan çıkınca, gazeteciler kendisini dünyanın merkezine koymaktan vazgeçebilir. Sadece bireyler değil, şirketler, markalar, kültür sanat kurumları, partiler, adaylar, sivil örgütler hepsinin canlı yayına geçeceği bir dünya düşünün.

Vatandaş gazeteciler gönüllü yaptıkları işte tanıklık ettikleri her anı zaman mekan ve sınır tanımadan paylaşırken yeni bir kültür oluşuyor. İnsanların ikna olmak için söylediği "gözümle görmeden inanmam" sözüne en etkili yanıt telefonların kameralarından geliyor. Akıllı telefonlar, tepesinde gözü olan canavarlar gibi her anımıza eşlik ediyor. Eskiden anı yakalamak için kullanırdık, şimdi anı paylaşacağımız günler geldi.

Eskiden yaşadığımız anı, şimdi yaşadığımız anda paylaşmayı öğreniyoruz. İnsanların paylaşmak için can attıkları, evlilik töreni, doğum günü gibi özel anları sevdikleriyle paylaşmasını sağlayacak özel anlar olacak. Ancak her zaman güzel şeyleri değil, acı dolu anları da paylaşacağız. Bu durumda anlık içerik yönetimi başa çıkılması en zor konuların başında geliyor. Burada örneklerini sıralamaktan çekineceğimiz pek çok şeyi insanlar rahatlıkla paylaşabilecek. Yeni paylaşım kültürü her insan eğitiminin bu kadar çok etki altında sağlıklı gelişimini kaydetmek en büyük zorluk olacak.