X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Bazen suskun bir göl, bazen bir şelale gibiyim
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Bazen suskun bir göl, bazen bir şelale gibiyim

  • Giriş Tarihi: 11.4.2015
Bazen suskun bir göl, bazen bir şelale gibiyim
Bazen suskun bir göl, bazen bir şelale gibiyim

atv'de yayınlanan Kertenkele dizisinde dominant ve hırslı karakter Tülin'i canlandıran Mehtap Bayrı, "Ben olmaktan ve beni ben yapan değerlerden hiç vazgeçmeyen, yaşamayı seven biriyim" diyor

Rol aldığı projelerde canlandırdığı sivri karakterlerle adından söz ettiren bir oyuncu Mehtap Bayrı. atv dizisi Kertenkele'de de Zehra ve Kertenkele'nin sahte evliliğini ortaya çıkarmaya çalışan hırslı ve dominant karakter Tülin'i oynuyor. 3 Nisan'da vizyona giren komedi filmi Figüran'da da teyze rolündeydi. Bayrı, söyleşi için buluştuğumuzda ise dizinin hırslı Tülin'inden tamamen farklı bir enerjiyle karşımıza çıktı. Enerjik haliyle etrafındaki herkesi kendisine hayran bırakan, konuşurken bir dakika bile yerinde durmayan ve etrafına gülücükler saçan Bayrı, her dönemin popüler projelerinde yer almasına rağmen çoğu zaman ünlü bir oyuncu olduğunu unuttuğunu söylüyor. Hayata olumlu tarafından bakmayı seven Bayrı ile yeni projelerini konuştuk.

- Kertenkele dizisinin hırslı karakteri Tülin'i canlandırıyorsunuz. Sizi birçok projede sivri karakterlerde gördük. Bu tarz rolleri oynamayı seviyor musunuz?
- Sivri karakterleri oynamayı seviyorum. Tülin, hayatın içinden bir karakter. Her insan kadar iyi, her insan kadar kötü. Bu tarz karakterleri canlandırmak beni oyuncu olarak daha diri tutuyor. Tülin'in tavır olarak hatası olabilir ancak gerçeğin peşinde ve yaptıkları onu haklı kılıyor.

- Dizide Tülin'in Zehra ve Ziya Hoca'nın üstüne gitmesinin sebebi nedir?
- Sosyal hayatları birbirinden tamamen farklı iki kişinin birbirine aşık olabileceğine inanmıyor. İnanmadığı için de gerçeklerin ortaya çıkmasını istiyor.

- Dizi, sosyal sorumluluk projelerine de destek veriyor. Hatta kadına yönelik şiddete dikkat çeken birçok sahne de yer aldı dizide...
- Şiddet insan hayatını tamamen baskılayan, öteleyen, yok sayan ağır bir durum. Son dönemde özellikle kadına, çocuğa yönelik bu korkunç olaylara ne yazık ki daha sık tanık oluyoruz. Şiddetin her türüne sonuna kadar karşı çıkmalıyız. İnsan olarak zaten en büyük sorumluluğumuz şiddetin ve zulmün karşısında durmak diye düşünüyorum.

- Canlandırdığınız karakterlerin aksine neşeli, enerjik, kıpır kıpır bir kadın görüyoruz karşımızda. Siz kendinizi nasıl tanımlarsınız?
- İnsanın kendini anlatması pek de kolay değil. Yaşarken tanırız birbirimizi. Bazen suskun bir göl, bazen çağlayan bir şelale gibiyimdir. Ben olmaktan ve beni ben yapan değerlerden hiç vazgeçmeyen, yaşamayı seven biriyim. Tek başıma gezmekten, bir kafede oturup kahve içmekten, pazara gitmekten, mahallemdeki çiçekçi Hülya'yla sohbet etmekten hoşlanırım. Yani hayatın içinde ben olarak yaşamaktan mutlu olurum.

SAMİMİYET VE DOĞALLIK

- Rol aldığınız Figüran filminde dizi ve sinema setlerinin bilinmeyenleri anlatılıyor. Merak edenler için siz kamera arkasını nasıl anlatırsınız?
- Bir hikayeyi gerçek kılmaya çalışan büyük bir ekip var bütün setlerde. Birbirini tanıyan, tanımayan. Sonra herkesin aynı dili konuştuğu büyük ve yürekli bir ekip haline geliyoruz .Tekil bir iş değil, ekip işi bu. Biz de Figüran'da seyirciye bunu göstermeye çalışıyoruz. Kandırmadan işte setler böyle, diyoruz. Bunu komedi unsurlarıyla anlattık. Ekip olarak kamera arkasında çok eğlendik. Gülmekten çekemediğimiz sahneler oldu.

- Son dönemde birçok film vizyona girdi. Sizce Figüran'ı diğer filmlerden ayıran nedir?
- Film, hayata çok olumlu bakan, geçimini figüranlık yaparak sağlamaya çalışan, genç bir adamın hayatını anlatıyoruz. Yapmak istediği tek şey, yazdığı senaryoyu hayata geçirmek. Figüran, samimiyeti, doğallığı, tabii ki komediyi vaat ediyor.

- Bir de şanslı izleyicileri Hollywood'a götüreceksiniz. Seçimler nasıl olacak?
- Filmi izleyen ve bileti ile özçekim yapıp www.figuranbenihollywoodagotur. com adresine gönderenler arasında noter huzurunda çekiliş yapılacak. Ardından Ağustos ayında üç şanslı Figüran izleyicisi bizimle Amerika'ya Universal Stüdyoları'nı gezmeye gidecek.

- Sizin de Figüran filmindeki gibi kendi filminizi çekme planınız var mı?
- İleride belki bir kısa film denemem olabilir.

- Filmde Yeşilçam izleri de var. Son teknolojilerle film ve diziler çekiliyor ama hâlâ eskiye özlem ve dönüş var...
- Evet, Figüran Yeşilçam'ın anıldığı, içerisinde bine yakın yardımcı oyuncunun yer aldığı bir film. Filmi çekerken amaçlarımızdan biri de Yeşilçam'a şapka çıkarmaktı.

- Çok uzun yıllardan beri ekranlardasınız. Eksiksiz her yıl bir projede yer aldınız. Oyunculuk kariyeriniz için hangi projeyi dönüm noktanız olarak görüyorsunuz?
Deli Yürek - ve Ekmek Teknesi'nin hayatımdaki yeri ayrıdır. Her iki proje de konusuyla, kadrosuyla, yapımıyla hafızalardaki tazeliğini koruyan güçlü işlerdi.

İNSANLARI 12 YAŞINDAKİ HALİYLE GÖRÜP SEVERİM

Birçok ünlü isim meslektaşları arasında dostu olmadığını söyler ama sizin çok fazla arkadaşınız var. Bunu nasıl başardınız?
Bu benim en büyük zenginliğim. Nasıl her mevsimin kendine dair güzel ve zor yanları varsa, insan da öyledir aslında; bazen fırtınalı, bazen gökkuşağının tüm renkleriyle sarmalanmış tabiat gibi sıcacık dokunur ve ısıtır ruhumuzu. Çocukken nasıl masumduk. Bir insana baktığımda onun çocuk bakışlarını görmeye çalışırım. Onu 12 yaşındaki haliyle görüp severim. Empati kurmayı başardığımızda, karşımızdakini anlamaya çalıştığımızda zenginliğimiz artıyor. İyi ki var, dediğim dostlarıma arkadaşlarıma hayatımda oldukları için hep şükrederim. Onlar benim zenginliğim, onlar benim yaşama sevincim.