X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER O yollar ki bizi buluşturan!
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

O yollar ki bizi buluşturan!

  • Giriş Tarihi: 25.4.2015
O yollar ki bizi buluşturan!
O yollar ki bizi buluşturan!

Oyuncu Ali Atay yönettiği ilk film Limonata'da zıt karakterli iki kardeşin yolculuk öyküsüne ortak ediyor bizi. Ve naif, hesapsız, coşkulu, hüznü ve mizahı yerli yerinde kullanan, dört başı mamur bir film koyuyor önümüze

Kabul edelim, sinemada yönetmenliğin bir cazibesi var! Ki nice namlı oyuncuların gün gelip bu cazibeye kapılıp filmler çekmeleri de bu yüzden olsa gerek! Kimi bu işin üstesinden geliyor ve oyunculuğunun yanı sıra yönetmenlik kariyerini de sürdürüyor. Kimiyse ilk denemelerine gelen tepkiler sonrası bir daha yönetmenliğe soyunmuyor. Baştan söyleyelim oyuncu Ali Atay, yönetmenlik koltuğuna oturduğu ilk filmi Limonata'da başarılı bir iş koyuyor önümüze ve ilk gruba gireceğini gösteriyor. Bir yol hikayesi anlatıyor Atay filminde. Zıt karakterli iki kardeşin komik ve hüzünlü yol hikayesi bu. Makedonya'da bir evde ölüm döşeğindeki tır şoförü Suat, 30'lu yaşlarındaki oğlu Sakip'e Türkiye'de bir kardeşi olduğunu açıklaması ve onu bulup getirmesini istemesiyle başlıyor film. Sakip (Ertan Saban) daha yaşadığı şoku üzerinden atamadan soluğu İstanbul'da alıyor ve kardeşi Selim'i (Serkan Keskin) buluyor. İşte film birbirini yeni tanıyan iki kardeşin İstanbul'dan Makedonya'ya uzanan macerası olarak akıp gidiyor. Atay ve başrolü Serkan Keskin'le paylaşan Ertan Saban'ın senaryosunu yazdığı film, bir yol filminden beklenen her şeye sahip. Atay ve Saban iki kardeşin tanışma ve kaynaşma kısmında farklı karakterlerin çatışmasından ortaya çıkan mizahı öne çıkartıyor. Yolculuk başlayınca macera janrına göz kırpıyor film ve karşılaştıkları olumsuzluklar karşısında kardeşlerin işbirliğini izliyoruz. Sonrasındaysa yüzleşme, kabullenme safhası var. Atay yönetmen olarak, güçlü diyalogları ve sağlam bir olay örgüsü olan senaryonun akışını bozacak hamlelerde bulunmuyor. Sade çerçeveler ve iç dinamiği yerinde olan sahneler sayesinde bir ritme oturtuyor filmi. Oyunculardan da ne eksik ne de fazla tam da bu ritme uygun performans almasını biliyor. Limonata, Ömer Vargı imzalı Herşey Çok Güzel Olacak filmini akla getirse de Atay, aslında geniş bir ailede büyüyen ve geleneklerin şekillendirdiği, genç yaşta savaş görmüş ve travmalar yaşamış bir erkekle, babasız ve ailesiz büyüyen, hayatla kendi başına mücadele etmekten yorulmuş bir başka erkeğin, yani iki tutunamayanın zoraki de olsa tutunma öyküsünü anlatıp insanın acısını insan alır demeye getiriyor. Serkan Keskin o bildik üst düzey performanslarından biriyle yine karşımızda ama filmin asıl sürprizi Ertan Saban oluyor. Bir başka sürpriz ise geçen yıl yaşamını yitiren Ciguli... Bir yandan naif, bir yandan hesapsız, bir yandan coşkulu, hüznü ve mizahı yerli yerinde kullanan, dört başı mamur bir film Limonata. Haftanın en iyilerinden, naçizane kaçırmayın deriz!



Salma, Thurman'a özenince

Thelma Louise ya da Kill Bill gibi kadınların erkek egemen dünyaya karşı giriştiği mücadele filmleri olmasa, Salma Hayek'in kızını yaşatmak için erkeklere karşı verdiği kanlı savaş bizim için bir şey ifade edebilirdi. Ama hafızamızda böylesi güçlü filmler varken Hayek'in İntikam Kapanı'ndaki çabası fazla etkili olmuyor. Filmde güçlü bir çetenin elinde fahişelik yapmak zorunda kalan Everly'nin, çeteyi çökertmek için polisle işbirliği yapması sonrası kendi evinde çete elemanlarına karşı verdiği ölüm kalım mücadelesi anlatılıyor. Filmi kadının, erkek egemen dünyaya karşı giriştiği ve kendi evinden çıkmak için verdiği mücadele şeklinde okumak mümkün mü? diye sorulabilir. Lakin yönetmen Joe Lynch'in bu konuda bize yeterli altmetni vermiyor, hal böyle olunca da İntikam Kapanı aksiyon filmi olmanın ötesine geçemiyor ve Kill Bill'i taklit eden bir yapım olarak kalıyor.

Bir efsane 75 yaşında

Bugün, 25 Nisan yani Al Pacino'nun doğum günü. Usta oyuncu 75 yaşında. Eğer sinemanın modern çağda mitler yaratma gibi bir işlevi varsa bu mitlerden birinin Al Pacino olmadığını kim söyleyebilir? Aktörlüğün her şeyiyle cisimleşmiş hali olan Marlon Brando'dan el alan oyuncunun, yaşarken efsane olması da bu yüzden. Aktörün hali hazırda oynadığı iki film Danny Collins ile Dönüm Noktası'nın vizyonda olduğunu hatırlatır, doğum gününü onun en iyi performanslarını hatırlayarak kutlarız. (Elbette liste kişiye göre değişebilir) İyi ki varsın Al Pacino!
1) Baba 2/Godfather 2
2) Sicilyalı/Scarface
3) Köpeklerin Günü/Dog Day Afternoon
4) Serpiko/Serpico
5) Carlito'nun Yolu/ Carlito's Way