X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Cesis'te bir küçük Türk şehitliği
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Cesis'te bir küçük Türk şehitliği

  • Giriş Tarihi: 23.5.2015
Cesis'te bir küçük Türk şehitliği
Cesis'te bir küçük Türk şehitliği

Letonya'nın sevimli kenti Cesis'te 27 Türk eri için tahsis edilen 3 bin 800 metrekarelik bir Türk şehitliği var

Çeşitli ülkelere, birbirinden farklı şehirlere düşüyor insanın yolu... O yollarda geçmişten izler görmek, yüzyıllar önce yaşanan hayatların aslında nasıl da birbirine paralel olduğunu fark etmek zaman zaman düşündürücü oluyor. 19 Mayıs'ta Bilfen Eğitim Kurumları'nda okuyan 30 öğrenciyle çok farklı bir yere düştü yolumuz... Gençler, Avrupa Parlamentosu'ndaki parlamenterlere, 'Biz Avrupa'nın geleceğiyiz' dediler... Ama Letonya seyahati sırasında başkenti Riga'ya 98 km. uzaklıktaki Cesis'e de gittik... İnsan görmenin neredeyse şans olduğu bu küçücük, yemyeşil kentte, ana yolda bir tabela dikkat çekiyordu... Üzerinde Turku Kapı yazan bu tabela, bir şehitliğin girişiydi... Letçede kapı, mezarlık demek, Turku tahmin edebileceğiniz gibi Türk anlamına geliyor. Tabelada işaret edilen yer bir Türk Şehitliği'ydi... 3 bin 800 metrekarelik bir şehitlikti bu... 30 öğrenciyle, bu topraklarda 138 yıl önce şehit düşmüş Türk askerlerinin anıt mezarlarına çiçekler koyduk. Letonya gibi küçük bir ülke için bile küçücük kalan Cesis'te bir Türk Şehitliği'ni ziyaret etmek, tarihin ne kadar da ilginç anılar barındırdığını aklımıza getirdi... Cesis'teki Türk Şehitliği'nin özel bir hikayesi var... Tarih kitaplarından ismine aşina olduğumuz Gazi Osman Paşa yönetimindeki Osmanlı ordusundan esir düşen ve şehit olan 27 askerin yattığı bir yer burası. İşin ilginç yanı, savaşların insanların içindeki vicdanı hiçbir zaman yok edememesi... Çünkü bundan 138 yıl önce şehit düşen 27 Türk eri için yapılan bu şehitlik, güzelliği ve özeniyle insanın tüylerini diken diken ediyor...

PAŞA VE ERLERİ ESİR DÜŞTÜ
Gelelim tarihin tozlu yapraklarını aralamaya: Sene 1877... Henüz gazi unvanı almamış Osman Paşa, aldığı emirle, Vidin'den 25 bin kişilik ordusuyla 7 Temmuz 1877'de Plevne'ye ulaşır. Görevleri Rusların Plevne'ye yönelik Alman asıllı General Schilder kumandasında başlattıkları saldırıya karşı koymaktı. 1. Plevne Muhaberesi olarak tarihe geçen bu kanlı çatışma, 1877-1878 Osmanlı-Rus savaşlarında Rusların Rumeli Cephesi'nde yedikleri ilk darbe oldu. Rus kuvvetleri aldıkları takviye ile 18 Temmuz'da ikinci defa taarruzda bulundular. 26 saat süren bu savaşta tekrar hezimete uğradılar. Rumenlerin de savaşa katılmasını sağlayan Ruslar, 7-11 Eylül tarihleri arasında gerçekleşen III. Plevne Muharebesi'nde de başarı kazanamadı. Bu muzafferiyet üzerine Osman Paşa'ya gazilik unvanı verildi. Ardı ardına yaşanan üç savaşta binlerce Türk askeri şehit oldu, esir düştü... Birbiri ardına başarısızlığa uğrayan Ruslar ise Plevne'yi 13 Eylül'de kuşatma altına aldılar. Aralık ayında, 40 bin neferden oluşan ordusunu iki kısma ayıran Osman Paşa, Vid suyunu geçmeye çalıştığı sırada Rus-Rumen topçularının ateşi sırasında yaralandı. Yapılabilecek daha fazla bir şey yoktu ve teslim olmak zorunda kaldı. Bir süre esaret hayatı yaşadı. Savaşta esir düşen sadece Osman Gazi değildi elbette... Binlerce Osmanlı askeri de, Talin'den Rakvere'ye kadar dört bir tarafta esir olmuştu. Savaş esirlerinin bir kısmı Letonya'nın Cesis şehrine gönderilmişti. Buraya gönderilen savaş esirlerinin hepsi aldıkları yaralar ve yakalandıkları hastalıklardan dolayı bir süre sonra hayatını kaybetti. Türk esirler Cesis'te bulunan mezarlığa defnedildiler. 1937 yılında ise Türkiye'nin Baltık ülkeleri büyükelçisinin girişimi ile Cesis mezarlığı bir anıt mezara dönüştürüldü. Sayısı daha fazla olduğu tahmin edilmekle birlikte mevcut kayıtlarda 26 şehidin bulunduğu mezarlıkta her mezar için ay yıldız olan birer taş bulunuyor. Varşova Askeri Ataşeliğimiz ile Letonya Savaş Mezarlıkları Komitesi arasında, şehitliğin bakım ve onarımı, bölgede olabilecek diğer mezarların araştırılması konularını düzenleyen bir işbirliği protokolü imzanlandı ve şehitliğin restorasyonu 2005 yılında tamamlandı.