X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Kara kaş, kara göz her zaman beğenilecek
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Kara kaş, kara göz her zaman beğenilecek

  • Giriş Tarihi: 11.7.2015
Kara kaş, kara göz her zaman beğenilecek
Kara kaş, kara göz her zaman beğenilecek

Türkiye'de çekilen tüm film ve dizilerin oyuncularını onlar belirliyor. Her gün yüzlerce genç yetenek kapılarını aşındırıyor. Peki yetenek avcısı cast direktörleri star ışığını nasıl fark ediyor? Sektörün önde gelen cast direktörlerine göre güzellik ve yetenek gerekli fakat eğitim almayan oyuncu yok olmaya mahkum

Gösteri dünyasında bir döneme damgasını vuran ünlü sanatçılar 60'lı yıllarda şimdikilerden çok farklı şekilde üne kavuşuyordu. Yeşilçam'ın ok kirpikli güzel kadınları, jöleli saçları ve delici bakışlarıyla birbirinden yakışıklı jönleri genellikle yarışmalar sayesinde tanındı. Ünlü olmadan önce hepsinin başka meslekleri vardı. Hatta belki de hiçbiri sinemaya geçiş yapıp bu denli ünlü olacağını tahmin bile edemezdi. 1956'da yayımlanmaya başlayan Ses dergisi birçok sanatçının ünlü olmasını sağladı. 70'li yıllarda ardı ardına çekilen erotik filmlerle sektörde ünlenmenin yolları da farklılaştı. Sinema bir sektör olarak hem kan, hem de itibar kaybetti. Elbette oyunculuk da... 80'li yıllarda tiyatro kökenli oyuncular aranır olmaya başladı beyazperdede. Bu yolu açan kişi Genco Erkal'dı. Onu Uğur Polat, Taner Birsel, Uğur Yücel gibi isimler izledi. 90'lı yılları özel televizyonların etkisiyle durgun geçiren sektör, 2000'li yıllarla hem seyirci sayısı hem de yabancı festivallerden kazanılan ödüller açısından daha önce hiç yakalayamadığı başarılar elde etti. Ünlü olmanın ifade ettiği anlam da, bu uğurda kat edilmesi gereken yol da değişti. Bugün çekilen tüm film ve dizilerde kimin oynayacağını yönetmenden önce cast direktörü belirliyor. Oyuncuyu tabii ki yönetmen seçiyor fakat cast direktörü ona süzgeçten geçirilmiş seçenekleri sunuyor. Yani, Türkiye'de bir role uygun 300 kişiden üçünü belirleyip yönetmene öneren kişi cast direktörleri. Deneyimli cast direktörleri yaz dizilerinde oynayan genç oyuncuların önümüzdeki dönem parlayacağı, birkaç yıl içinde star olacağı görüşünde. Listede kimler yok ki? Biran Damla Yılmaz, Gökçe Akyıldız, Mehmet Aykaç, Burcu Özberk, Hande Erçel, Tolga Sarıtaş, Bensu Soral, Burak Deniz, Beste Kökdemir, Tolga Tekin ve Pınar Göktaş yetenek avcılarının yıldız olacağından emin olduğu genç oyuncular. Peki ama sektörün kilit noktasındaki bu isimler yeteneği nasıl anlıyor? Yakın zamanda kimin yıldızının parlayacağını düşünüyorlar? Genç oyuncu adaylarına ne öneriyorlar? Önde gelen cast direktörlerine sorduk.

MİNE GÜLER


YAZ DİZİLERİNDEN STAR ÇIKACAK

Mine Güler 10 yıldır bu sektörde. Profesyonel olarak çalıştığı ilk proje Abdullah Oğuz'un yönettiği O Şimdi Mahkum adlı sinema filmi olan Güler yıllar içinde yeteneği neredeyse gözünden anlayacak kadar deneyim kazandığını anlatıyor: "Yeteneği zamanla bir bakışta anlar hale geliyorsunuz. Şaka bir yana, bazen tanışıp biraz sohbet ettikten sonra, bazen bugüne kadar oyunculuk için neler yapmış, eğitimleri neler gibi bilgileri edindikten sonra, bazen de icra ettiği işi izlerken fark edebiliyorsunuz. Çok oyun izlerim, yerli ve yabancı filmleri olabildiğince takip etmeyi severim. Dersime iyi çalışırım ben de. Böylece, izlediğiniz bir performansta oyuncunun rolüne ne kadar hazırlandığını, işini ciddiye alıp almadığını ya da bir yıldız aurasına sahip olup olmadığını anlayabiliyorsunuz." Güler eskiye oranla proje sayısının arttığını bunun da özensiz projeler üretilmesine sebep olduğunu söylüyor: "Sektör daha hareketli... Daha fazla yapımcı, proje, yönetmen, cast direktörü, ajans ve oyuncu ya da oyuncu adayı var. Her sektörde olduğu gibi bu sektörde de arz talep meselesi bahanesiyle özensiz projeler üretiliyor ve bu işler bir şekilde alıcısıyla buluşuyor." "Cast direktörlüğünü yaptığım projelerde yönetmen ve yapımcıları yeni yüzlerle tanıştırmayı hep çok önemsedim" diyen Mine Güler'e göre güzellik önemli ama yetenek ve eğitim şart: "Eğer senaryo güçlüyse, iyi hazırlanılmış sağlam bir proje ise ve cast gerçekten iyi kurulmuşsa belki daha az yetenekli ama güzel oyuncu arada kaynayıveriyor ve iyi oyun alışverişleri sayesinde bir bakıyoruz o da sette öğrenmiş, nasıl durmalı, bakmalı, konuşmalı... Eğer biraz da zeki ve çalışkansa kendini geliştirebiliyor.. Bana kalsa konservatuvarlı ya da alaylı, fark etmez ama illa ki eğitim almış oyuncular olsun isterim." Peki ya fiziksel özellikler? Mine Güler Türk tipi kavramının bugün de geçerli olduğu görüşünde: "Türk halkı güzel bakan, doğal ve kendisine yakın bulduğu fiziksel özellikteki oyuncuları beğeniyor sanki. Bazen anneme, Samime Teyze'ye ya da emekli öğretmen Meral Hoca'ya danışırım adayları. Halk ne istiyor bir kulak vermek lazım." Yakın zamanda kim parlayacak diye sorduğum Güler, yaz sezonunda ekranlarda yer alan dizilerin oyuncularına dikkat çekiyor: "Bu sezon izleyeceğiniz Kırgın Çiçekler ve Yaz'ın Öyküsü projelerinin genç oyuncularına dikkat ediniz! Hepsi pırıl pırıl ve gözlerinden ışık saçan genç yetenekler..." Peki bu genç oyunculara Mine Güler'in önerileri neler? "Klişe biliyorum ama aksini düşünenlerin tembelliklerine kılıf uydurduklarını düşünüyorum. Bence yaptığı işi çok sevmeli insan; sevdiği işi yaparken titiz, disiplinli ve tabii ki çok çalışkan olmalı. Önce kendisine sonra da ilişkide bulunduğu herkese saygı duymalı. En sevdiğim sözlerden biridir: Ayinesi iştir kişinin lafa bakılmaz."

HARİKA UYGUR


MESLEKİ EĞİTİM YETMEZ, İÇSEL YOLCULUK DA ŞART

Yaklaşık 20 yıldır cast direktörü olan Harika Uygur bugün sektörde ses getiren, önemli işlerin arkasındaki isimlerden. "Cast direktörü elinde bulunan projeye uygun oyuncu seçimini yapar. Bu yüzden bize oyuncu seçimi direktörü de diyebilirsiniz" diyen Uygur'a göre bir oyuncu başarılı olmak için hiç bitmeyen bir eğitim sürecinden geçmeli: "Yetenek ancak oyuncu deneme çekimine katıldığında anlaşılır. Ancak yetenek tek başına yetmez. Oyuncunun bitmeyen bir eğitim sürecinden geçmesi, düzenli meditasyon yapması şart. Üstelik güzellik de salt olarak tartışmasız yeterli değil. Güzel olarak seçtiğiniz birinin, hadi diyelim az da yeteneği olsa, eğitim alması şart. Bu tartışılmaz. Yoksa kısa zaman içinde kendini yok etmeye mahkumdur, kaldı ki birçok örneğine şahidiz." Uygur oyunculara sadece oyunculuk açısından değil ruhsal açıdan da kendilerini eğitmelerini öğütlüyor: "Başarılı olmak istiyorsa oyuncu kendini sürekli yenileyen eğitim programlarına katılmalı, farkındalıklarını artırarak içsel yolculuğuna devam etmeli ve rolü evde oturarak beklemek yerine çalışarak hakkıyla almalı."

GÖKÇE DORUK ERTEN


FARKLI OLAN FARK EDİLİR

1995'te Ömer Faruk Sorak'ın yanında sektöre adım atan Gökçe Doruk Erten yetenekleri piyasadaki menajer, ajans, oyunculuk okulları ve bazen tiyatro kulüplerinden hatta sokaktan bulduklarını söylüyor. Teknolojinin gelişmesiyle sektörün de değiştiğini düşünüyor Erten: "İnternet, flashdisk ve akıllı telefonların dünyasındayız. Dünyanın öbür ucundaki oyuncuya sosyal ağlar aracılığıyla çok kısa sürede ulaşabiliyoruz. Hatta o kendisini telefonuyla çekiyor veya Skype'la audition(deneme) yapıp o sırada toplantıda karar verebiliyoruz. Devir değişse de benim için akıl, samimiyet, tevazu ve çalışma disiplini her zaman ön plandadır. Maalesef değişmeyen yegane şey hâlâ birçok yapım firmasının geçmiş projede yakın karakterde gördükleri kişiyi kendi projelerinde benzer rolde oynatma garanticiliğine bağlı kalmaları. Bu yeteneği sınırlar. Oysa farklı olan her daim ilk fark edilendir." Bugüne kadar keşfettiği isimler arasında Cansu Dere, Naz Elmas, Nez ve Özge Özpirinçci gibi ünlüler bulunan Erten izleyicinin beğenisini aydınlık yüzlerin topladığı görüşünde: "Son yıllarda açık ten, koyu renk saç ve renkli göz beğeniliyor. Aydınlık yüzler ön planda. Burak Deniz ve Pınar Göktaş yakın zamanda parlayacak iki isim." Yeni başlayan bir genç oyuncu ana roldeyse 1500-2 bin TL kazanıyor. Kazanılan paranın artması ve rolün iyileşmesi Erten'e göre oyuncunun kendine ne kadar yatırım yaptığına bağlı: "Genç oyuncular uluslararası bir bilince sahip olmalı. Sabun köpüğü Hollywood filmleri, birbirine benzeyen Türk dizileri veya pop müzik klipleri yerine, Kanada ve Avrupa sineması izlemelerini tavsiye ederim. Mutlaka en az bir dili ana dili gibi öğrenmelerini ve dünya film festivallerini kesinlikle takip etmelerini öneririm. Spordan asla vazgeçmemeliler, fast food yerine doğal beslenmeli ve formlarını korumalılar. Piyasadaki belli başlı ajanslara başvurabilirler. Bir yerle anlaşma yaptıktan sonra her gün oradan bir iş gelmesini beklemesinler. Bunun yerine kendilerini geliştirmeye devam etsinler ve kendilerine bir çevre edinsinler."

RABİA SULTAN DÜZENLİ


Yakışıklı ya da güzel olmayan oyuncular da talep görüyor

Rabia Sultan Düzenli, yaklaşık yedi buçuk yıldır cast direktörlüğü yapıyor. Yeteneği bazen bir bakıştan, bir merhabadan, hatta bir fotoğraftan anladığını söyleyen Düzenli bununla yetinmiyor, bir oyuncu adayıyla mutlaka tanışıyor, karşı karşıya gelip iki çift laf ediyor. Yıllar içinde sektör içinde cast direktörlerinin bir mesleki tanım kazandığını söyleyen Düzenli'ye göre yapımcı ve yönetmenler artık onlara güveniyor. Düzenli, izleyicinin kendine benzeyen tipte oyuncuları onlarla kolay empati kurduğu için beğendiği fikrinde: "Sanırım her zaman kara kaş, kara göz beğenilecek çünkü kolay empati kuruyoruz. Ama bence bir şey değişti. Artık şeytan tüyü dediğimiz elle tutulmayan ama hissedilen hal tavır da önemli. Çok yakışıklı ya da çok güzel olmayan kadın ve erkek oyuncular da beğenilmeye ve talep edilmeye başlandı." Güneşin Kızları dizisinde rol alan Hande Erçel, Burcu Özberk ve Tolga Sarıtaş'ın yıldızı yakında parlayacak diyen Düzenli'nin ünlü olmak isteyenlere birkaç önerisi var: "Zamanını siz kestiremeseniz de yetenek bir gün mutlaka fark edilir. Çalışmak, tutku ve hiç bitmeyen tamamlanma süreci oyuncu adaylarının yolu. Gördüğüm en büyük sıkıntı kendilerini doğru ifade edememeleri. Önerim yılmadan tiyatro yapmaları, sahnede olmaları ve doğru kişilerle çalışmaları." Gerekli olduğu takdirde yeni oyuncu adaylarını tıpkı filmlerde gördüğümüz gibi kampa aldıklarını anlatıyor Düzenli: "Bazen deneme çekimi için bile oyuncuyu kampa aldığımız olabiliyor. Genç yeteneği bir oyuncu koçuyla çalıştırıyoruz. Kilo verdirebiliyoruz ya da saçlarını rengini boyunu vs değiştirebiliyoruz. Bazen spor yaptırılıyor bazen de çeşitli dersler aldırılabiliyor."

RENDA GÜNER


"Bu kızı meşhur etsene" diyen çok

Renda Güner 19 yıldır cast direktörlüğü yapıyor. Bu işe ilk başladığı yıllarda mesleğin ne işe yaradığını tüm sektöre anlatma ve kabul ettirme mücadelesini verdiğini anlatan Güner işin oyuncuda bittiği kanaatinde: "Aslolan sizin yeteneği anlamanızdan çok oyuncunun yeteneğini size gösterebilmesidir. Bu bazen bir bakış, genelde güçlü bir enerji ya da ufak bir mimikle bile olabilir." Güner'e göre bir oyuncu diziyi vezir de eder, rezil de: "Dizi işi gerçekten ekip işidir. Fakat kötü oyunculukların dizileri çekilmez bir hale getirebileceğini söyleyebilirim." Çevresinden, kendisine "Bu çocuk yakışıklı, bu kız çok güzel, meşhur etsene" gibi tekliflerin sık sık geldiğini anlatan Renda Güner oyunculuğu gerçekten içinde hisseden gençlerin bu yola başlamasını öneriyor: "Sadece popülerlik ya da maddi kazanç beklentisiyle yola çıkmak uzun vadede başarı getirmez. Farklılığın eğitimle şekillendirilmiş yetenek olduğunu akıllarından çıkartmamalılar. Önümüzdeki dönemde çok başarılı olacağına inandığım isimler ise Beste Kökdemir ve Tolga Tekin."