X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Kıvırma sağa sola sallanarak sanırsın yaylı yatak
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Kıvırma sağa sola sallanarak sanırsın yaylı yatak

  • Giriş Tarihi: 29.8.2015
Kıvırma sağa sola sallanarak sanırsın yaylı yatak
Kıvırma sağa sola sallanarak sanırsın yaylı yatak

"Yallah cinler yallah", "Öldürürüm kendimi dan dan", "Kıvırma sağa sola sallanarak, sanırsın yaylı yatak"... Yaz sloganlarla yüklü, atarlı giderli şarkılarla geçti. Çoğu zaman şarkıların ne anlattığını anlamak kimya formülü çözmekten daha zordu. Merak ettik, ilişkilerimizi şarkılardaki gibi mi yaşıyoruz, yoksa şarkılar mı uçuşa geçti!

MELTEM FIRATLI

Trafik malum. Özellikle de İstanbul'da yaşıyorsanız. Günde en az iki saat yolda geçiyor. Toplu taşıma araçlarıyla yolculuk edenler kulaklıklarını takıp dijital müzik platformlarından birini seçiyor, otomobil kullananlar radyoyu açıyor. Tatilde de durum farklı değil. Plajlarda da müzik bangır bangır. Pop şarkıların biri bitiyor, diğeri başlıyor. Şarkıcılar çoğunlukla aynı, şarkılar da... Gülşen, Hande Yener, Serdar Ortaç diye liste uzayıp gidiyor... Bangır Bangır, Miş Miş, Şipşak... 2015 yazına pop şarkılar damgasını vurdu demek şaşırtıcı bir haber değil. Ama bu yazın çok sevilen şarkılarının sözleriyle kafamızı karıştırdığı da bir gerçek. Eskinin incelikli, derin sözlerini bulmak artık hayal oldu. "Bir bahar akşamı rastladım size/Sevinçli bir telaş içindeydiniz" değil elbette beklediğimiz. Ama "Kaç gündür hasretinle alevlenirken düşünceler/Ben çılgın, ben yine gözlerinin hapsindeyim" gibi sözleri de özlediğimiz, iğneyle kuyu kazar gibi aradığımızı itiraf edelim. Şimdi artık atarlı, giderli sözler hayatımızı kuşattı. Sözleri sloganlardan oluşan şarkılar dinleyip ilişkilerimizi de bu şarkılardaki gibi yaşar hale geldik. Radyoda çalan bir şarkının dinleyiciyi yakalama süresinin sadece yedi saniye olduğu günümüzde şarkılar hayatımıza benzedi, hayatımız şarkılara...

Atilla Aydoğdu (Müzik yazarı)


Lafı gediğine koyma tribi

Popüler şarkıların kendi zamanlarından bağımsız olmadığına dikkat çekerek "Günümüz şarkılarının her bir satırının başka bir anlam taşıması, bir araya geldiklerindeyse bir bütünlüğe ulaşamaması, hayatlarımızın şarkılara bir yansıması aslında" diyor. Aydoğdu'ya göre artık şarkı sözlerinin her cümlesi ayrı bir yöne bakıyor: "Eğer bugün sosyal medya sitelerinde her dakika karşımıza, birer cümleden ibaret, öncesi ve sonrası olmayan atarlı-giderli ruh halleri çıkıyorsa ya da popüler romanlarımıza lafı gediğine koyma tripleri hakimse, bu değişimden şarkıların nasibini almaması imkansız olurdu zaten." Aydoğdu da geçmişin özlemini çekenlerden. "Eskiden şarkılar bizi söyler der avunurduk; şimdi de bizi söylüyorlar oysa ki..." deyip ekliyor: "Şarkılardan önce hayatlarımız değişti çünkü, artık uzun uzun hikayeler dinlemek istemiyoruz. Derin, incelikli, kendi içinde bütünlük taşıyan şeyler değil bizi ilgilendiren. Şipşak, anında görüntü yaratan, gediğine yerleştirdiğimize inandığımız laflarla yürütüyoruz gemilerimizi. Bu yüzden artık balık hafızalı toplumlara uygun, iki satır arasında mantık silsilesi bulunmayan şarkılar dinlemek istiyoruz."

Hakan Eren (Yapımcı)

Amaç slogan yaratmak

İkilemeli şarkıların eskiden de yapıldığını söyleyen yapımcı Hakan Eren, son dönemde örneklerin üst üste gelmesini ise tesadüf olarak görüyor: "Şarkıcılar slogan olacak sözleri eskiden beri tercih ederler. Ohh Ohhh, Bim Bam Bom, Dıv Dıv, Ay Ay Ay, Honki Ponki, Tik Tak aklıma ilk gelenler. Yani bu olay günümüze özgü bir durum değil ve hareketli şarkılarda bu tür ikilem içeren laflar iyi oturuyor. Çok değil birkaç sene öncesine bakarsak da Of Of, Hay Hay, Kuzu Kuzu, Küt Küt gibi şarkılara rastlayabiliyoruz."

Hakkı Yalçın (Gazeteci-Söz yazarı)

Güm güm hedefi tutturuyorlar

Eskiden şarkılar insanları derinden etkilerdi, şimdi derinden hırpalıyor. Sözlerin adabı bozuk, müzikler önlü arkalı çekilmiş fotokopi gibi. Aslına bakarsanız toplumu bozmanın da bakterisi. Ne anlam bütünlüğü, ne bir duygusal iletişim. Bir sözcük mezarlığında, topluma dilden teslimat yapılıyor! 'Angara havasında' bir tarla bulmuşlar, 'bangır bangır' haykırıyorlar. Kendilerine zahmet vermiyorlar da, sözde müziğe hizmet ediyorlar 'mış mış!' Aynanın karşısına geçip kendilerine haykırması gereken sözleri cinlere yüklüyorlar, 'Kış kış' Ama ne acıdır ki 'güm güm' diye hedefi de tutturuyorlar. Bu şarkıların lehine şahitlik eden bir toplumun varlığını da inkar etmeyelim. Bu pazarın alıcısı bol olduğu içindir ki, böyle dar sözcüklerin geniş kitlelere ulaşmasının önü açık. Müzikte dünlerin nostaljisi vardı ve bizler hala o şarkıları dinliyoruz. Bugünlerin nostaljisi olmayacak, çünkü gerçek sanatın linç edildiği bugünkü düzenin bırakacağı miras sanatsal değildir. Geçici bir ucuzluktur. Çünkü müziğin estetik duyguların gelişmesine yardım etmesinden başka, ahlak yönünden de gücü ve etkisi büyüktür. Ne utançtır ki, o etkiyi inkar edenlerin zaferi de büyük oldu. Şimdiki zamanın tarihine böyle geçsin. Kalite yetmezliğinden öldü müzik. 'Oh oh!'

Yavuz Hakan Tok (Müzik yazarı)

Adı üzerinde popüler müzik

Pop müzik şarkılarına çok ciddi misyonlar yüklenmemesi görüşünde. Ama şarkı sözlerinin bir hikayesi, mantıklı bir kurgusu ve anlam bütünlüğü olması gerektiğini de belirtmeden geçmiyor: "Adı üzerinde popüler müzik; gelip geçici modalara, gündelik akımlara kolay kapılır, onlardan beslenir. Bu tarz şarkılar dinlerken eğlenmemiz için yapılıyor. Yeter ki şarkı sözlerinin bir hikayesi, mantıklı bir kurgusu ve anlam bütünlüğü olsun. İsteyen şiirli şarkı sözleri yazar, isteyen tekerlemeler. İsteyen müzikal değeri olan şarkılar yazar, isteyen gündelik şarkılar. İsteyen de istediğini dinler." Tok, Miş Miş, Dan Dan, Güm Güm gibi ikilemeli şarkıların da ileride eğlenerek dinlediğimiz nostaljik parçalar kategorisinde değerlendirileceğine inanıyor: "1970'lerde de Bim Bam Bom, Şiribim Şiribom, Çillim Çillim gibi şarkılar yapıldı, bir dönem böyle bir moda vardı çünkü. 1990'larda da Abone'ler, Bum Bum'lar ve benzerleri vardı. O zamanlarda da eleştirenler vardı ama bugün onları eğlenerek dinliyor, seviyoruz. Bu şarkılar da ileride o kategoride değerlendirilecek bence."

Kimya formülü çözmek kadar zor

Emir-Yaylı Yatak

Çok düşündüm son zamanlar senle bende bir sorun var
Ben sabırlı uysal aşık, senin hep gelgitlerin var
Bunalttı paranoyalar, çoğaldı aramamalar
Bana sorarsan bitmiş çoktan, belli ki buraya kadar
Kıvırma sağa sola sallanarak, sanırsın yaylı yatak
Kolay mı kalbimi parçalamak aldığın yerde bırak

Levent Dörter-Hadi

Bu kadar da taraf seçilmez
Yeşil yok, kırmızıda geçilmez
Bu hayat böyle çekilmez, çekilmiyor ki
Bunlar bilmediğim yollarsa
Seni yarı ile sollar
Kapanınca bütün kollar, açılmıyor ki
O yasak bu yasak bu ne biçim iş
Herkes biliyor ince dikiş
Ağzımızda kalmadı bir diş, ısırılmıyor ki

Serdar Ortaç-Üzecek Adam Çok

Güneşin tadı boşa gider açmadan
Kurudum bana verin onu kaçmadan
Aramak gerek iyi kötü seçmeden
Yaşamak gerek hayat izi geçmeden
Yüzündeki acıyı gördüm
Arama aşktan duvar ördüm
Ara sıra gelip haber ver
Üzecek adam çok

Simge Sağın-Miş Miş

Nedir bu haller hadi açıl yeter
Ne kaçak, ne göçek, ne tuzak
Aman of, slalom hep,
Hep zikzak
Ağzımızda kalmadı bir diş, ısırılmıyor ki

Gülşen-Bangır Bangır

Yanım çok kalabalık sesin gelmiyor bağır
Müzik son ses bangır bangır
Ağzı bozuk şarkılar tuttum sana
Biraz ağır Haydi haydi saldır saldır

Gülşen-Dan Dan

Soğudu havalar burada güneş açmıyor
Telefonu da hiç açmıyor
Beklesin diyordur ne acelesi var
Bir yere kaçmıyor gözümden de kaçmıyor
Ya beni gelip alırsın buradan
Ya da bir ses duyarsın oradan
Öldürürüm kendimi
Dan dan dan dan dan dan

Rafet El Roman-Şipşak

Şipşak kader çekmiş resmini
Koymuş aşkın rengini
Sen ister sev ister yan
Hiç umrumda değil inan

Ayşe Hatun Önal Güm Güm

Taktiklerden kırılırsın ama mutlu olursun
Taklitlerden sıkılırsın, el ele tutuşursun
Yurdunu unutup
Bana kalbinin hızla atışını da yutup
Güm güm güm güm güm güm"

Hande Yener Kışkışş

Bana karşı aklı düğümlü
Belli ki kronik bu durumu
Biriktirdi beni beni biriktirdi
Kutlarım koleksiyonunu
Boş o işler, yaş o işler