Tek başıma dizilerle yarışıyorum

Tek başıma dizilerle yarışıyorum

Dokuzuncu sezonunda atv ekranlarında Esra Erol'da programıyla izleyici karşısına çıkacak olan Esra Erol, programın yayınlandığı her gün reytingleri kontrol ettiğini söylüyor: Benim rakiplerim diziler. Tek başıma koca dizilerle mücadele etmeye çalışıyorum

Esra Erol ile ilk kez beş sene önce röportaj yapmak için buluşmuştum. 'Evde nasılsam ekranda da öyleyim' diyen sunucunun söylediğini günler geçtikçe daha iyi anladım. Ekranda programına katılan insanların dertlerine ortak olup insanları buluşturmaya çalışırken normal yaşantısında da sizin hayatınızdan biri oluyor. İçinden geleni söylüyor, dertlerinizi dinliyor, size akıl veriyor, yeri geldiğinde sorunlarınıza çözüm bulmaya çalışıyor. Esra Erol'da yeni sezonda atv ekranlarında olacağını öğrenince röportaj yapmak için yeniden kendisini aradım. Tarabya'daki evindeki buluştuk. Pazartesi günü yeni sezonun ilk programıyla ekrana geleceği için hummalı bir çalışma içerisine girmiş ama enerjisinden de hiçbir şey kaybetmemiş. Altı aylık hamile olmasına rağmen her şeyle kendisi ilgileniyor. Evde oğlu İdris Ali ile vakit geçiriyor, aynı zamanda programı için son hazırlıklarını sürdürüyor. Bir an olsun yerinde duramıyor. Yeni sezonda izleyicinin arkası yarın izler gibi programı takip edeceğini söylüyor. "Sunucu olmak için doğmuşum" deyip çalışmalarını anlatırken gözlerinin içi parlıyor. Dokuz sezondur aynı programla ekranda olan sunucu, artık rakibinin diziler olduğunu anlatıyor. Erol'la programının başarısını, anneliğini ve ikinci hamileliğinde yaşadığı heyecanı konuştuk.

- Programınız dokuz sezondur devam ediyor. Bir evlilik programının bu noktalara geleceğini tahmin eder miydiniz?
- Hâlâ da düşünmüyorum. Bu sezon nasıl olacak altından kalkabilecek miyim diyorum. Çabaladıkça çalıştıkça mutlu olan biriyim. Ben şunu yaparım diyemem. Ben işimi yaparım karşılığını alırım ya da almam. Almazsam yanlış yaptığımı fark ederim. Başarısını büyük harflerle yaşayan biri hiç olmadım.

BAZEN YOR GUN HİSE DİYORUM

- Bu formatta bir programda başarılı olmak için ne yapmak lazım?
- Konuya hakim olmanız lazım. Dekordaki bir çivinin yerinden, programdaki konulara kadar her şeye vakıf olmak lazım. Kendimle ilgili övündüğüm tek şey çalışkanlığımdır. Disiplinliyim. Bedenen ve ruhen kendimi oraya teslim ederim. Hafta içi program yapıyorum. Bütün yakınlarım 14:00 ile 19:30 arasında beni aramamaları gerektiğini bilir. Benim o zaman sosyal medyayla, telefonla ilişkim kesilir. Oraya konsantre olurum. Orada bir dünyaya giriyorsunuz ve anı yaşamanız gerekiyor.

- Arkanızda kalabalık bir ekip var. Yıllardır birliktesiniz. Ekibinizden de size ilişkiler konusunda akıl danışanlar oluyor mu?
- Aile olmak bu sanırım. Onlar beni yarı yolda bırakmadılar. Beni yarı yolda bırakanla işim olmaz. Onlara verdiğim sözler vardı manevi anlamda. Gelecekleriyle ilgili istediklerim vardı. Bunları yapmaya çalışıyorum. Yol arkadaşı oluyoruz. Akıl danışanlar da oluyor tabii ki. İlişkilerinde bile sözüm vardır. Kiminin ayrılık acısına ortak oluyoruz, kimini de barıştırmaya çalışıyoruz.

- Onların sorumluluğunu da taşımak sizde stres yaratıyor mu?
- Bazen bunu düşünüyorum. Aldığınız kararlarda bireysel olamıyorsunuz. Onlar adına da düşünmeniz gerekiyor. Kalabalık adına düşünmeye başladığınızda hayat daha zorlaşıyor ama Yaradan yardım ediyor. İnsan bireyselleşince bencilleşiyor. Benim bencilleşecek vaktim hiçbir zaman olmadı.

- Arkanızda kalabalık bir ekip var ama programdaki her şeyden sizi sorumlu tutuyorlar...
- Kaymağını yediğiniz gibi dibini de sıyırmak size kalıyor. Üzüldüğüm konularla ilgili bazen kendimi yorgun hissettiğim oluyor. Kriz dönemlerde herkes hırsa kapılırken bana sakinlik gelir. Her zaman büyük resme bakıyorum. Onun bana kaybı, kazancı, getirisi, bende yaratacağı etki, sonrasında ne olacağını düşünürüm. Zaman akıyor. Her şey unutuluyor. Sizin unuttuğunuz her şey benim kalbimde iz olarak kalıyor. Bu izleri taşımamak için soğukkanlılığımı korumaya çalışıyorum.

- Sakin mi yoksa telaşlı biri misiniz?
- Çok telaşlıyım, hiperaktifimdir. Ama olaylar karşısında garip bir soğukkanlılığım var. Aslında ben tevekkülcüyümdür. Beklerim, sabrederim. Kendimle konuşurum.

PANİK ATAK BAŞLADI

- Canlı yayında o kadar insanı kontrol altında tutmak zor olmuyor mu?
- Bu yüzden panik atak başladı bende. İnsanları sürekli kontrol etmek çok yorucu. O refleksle yaşıyorsunuz. İtiraf ediyorum bu insanı yaşlandırıyor. Gerçekten çok zor. Orada bir otorite olmanız lazım. Ben yapı olarak da iyiyimdir ama bir duvarım vardır. Ne senin tarafına atlarım ne de kendi tarafıma atlatırım. Bir çizgim vardır. O çizgiler benim için önemlidir. Fazla geçilsin istemem. O dengeyi kaybetmeye başlarsanız sıkıntı çıkıyor.

- Programınız artık sadece evlilik programı olmaktan çıktı sanki...
- Evlilik programı olarak yola çıkıyoruz ama içinde her şey var. Aileleri, küsleri buluşturduk. Tüp bebek yöntemiyle bebek sahibi olan aileler oldu. Kitap topladım, tekerlekli sandalye dağıtıyoruz. Okullara yardım ediyoruz. Birisinin ihtiyacı olduğunda onlara yardımcı olmaya çalışıyoruz. Kendi yalnızlığından çıkıp programa gelenlerin psikolojisini toparlamaya çalışıyorum. Gençlere de doğru mesajlar vermeye çalışıyorum.

- Yıllardır bu işi yapan biri olarak "İnsan sarrafı oldum" diyor musunuz?
- Olamıyorsun. Her geçen sezon insanları tanıyamadığınızı fark ediyorsunuz. Fakat bir önseziniz var. Kiminle nerede olacağınızı, nereye gideceğinizi anlıyorsunuz. Ben bunu öğrendim.

- Rakip olarak gördüğünüz bir program var mı?
- Benim rakiplerim diziler. Tek başıma koca dizilerle mücadele etmeye çalışıyorum.

ARKADAŞINA GÖNDER
Tek başıma dizilerle yarışıyorum
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz