X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Evde kaldım diye üzülmeyin!
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Evde kaldım diye üzülmeyin!

  • Giriş Tarihi: 19.9.2015
Evde kaldım diye üzülmeyin!
Evde kaldım diye üzülmeyin!

Bayramda tatile gidemeyenler için yapacak pek çok aktivite var. Trafiksiz şehrin tadını bienal gezerek çıkarabilir, Feshanede çocuklar gibi eğlenebilirsiniz. Parklar, yeni restoranlar keşfedilmek için sizleri bekliyor

Bayram tatilinin uzatılması demek herkes için farklı anlam tasıyor. Birçokları için dokuz günlük bir tatil programı. Üstelik eylül ayında tatil keyfi bir baska oluyor. Yeterli nakdi olanlar için ver elini yurtdısı... Ülkede kalanlar için ise memlekete yolculukların yanısıra alternatif bol. Kapadokya, Cunda, Bozcaada ya da malum tatil beldelerimiz Çesme ve Bodrum... Herkesin tercihi farklı olsa da uzun bayram tatilini farklı bir yerde geçirmek isteyenlerin niyeti aynı: Biraz dinlenmek, acı gündemden bir nebze de olsa uzaklasıp sevdikleriyle farklı yerleri kesfetmek... Bir de sehirde kalanlar var... Bana sorarsanız asıl sanslı onlar. Havalimanı kuyruklarında beklemek zorunda olmayıp, tatil beldelerindeki kalabalık ortasında kalmayanlar... Trafiksiz bos sehrin tadını çıkarırken, gelenek görenekleri ihmal etmeyenler, aile ziyaretlerinden sekmeyenler... Iste bu yazı tam da onlar için... Dokuz gün ise gitmeden, evde yatıp dinlenmekle geçmez elbette. Hem tam da Istanbul için sanat vaktiyken. Malumunuz 14. Istanbul Bienali basladı. Gidemeyenler için bulunmaz bir fırsat. Gez gez bitmeyen bienal için en az üç gününüzü ayırıp über küratör Carolyn Christov Bakargiev'in sehrin farklı noktalarına tasıdıgı sanat aktivitesine dahil olabilirsiniz. Hem Büyükada'ya yayılan bienal vesilesiyle ada vapuruna atlar, sergileri gezdikten sonra fayton turu yapabilir, sahildeki balıkçılarda mükellef bir sofra donatabilirsiniz. Bir baska gün de bienalin Beyoglu ayagına dahil olabilir ve Istiklal Caddesi'ni turist misali gezebilirsiniz, Cihangir mekanlarında lezzetli bir seyler yiyebilirsiniz.

HAYDİ PARKLARA

Yemyesil, bol aktiviteli, yemekleri çok da lezzetli olmasa da "Iyi ki geldim" diyebilecegimiz birçok park var. Hatta hiç Yıldız Parkı'nı kesfetme sansınız olmamıstır muhtemelen ya da Fenerbahçe Parkı'nı... Oysa o kadar güzel oluyor ki adeta huzur doluyor insan... Hadi bu bayramı biraz sanata ayırdıgımız gibi biraz da yesile ayıralım. Maçka Parkı'ndaki teleferigi deneyimleyip kendimizi daglarda hayal edelim... Ya da Gülhane Parkı'nda denize karsı seyyar çaycılardan aldıgımız demleme çayla sehrin tadını çıkarılım... Daha sosyetik takılmak isterseniz de Ulus Parkı'da önce yürüyüs yapabilir sonrasında giristeki kafesinde lezzetli yemekler yiyebilirsiniz. Fenerbahçe Parkı ise belki de sehirdeki en sakin yerlerden biri. Ister içinde servis veren ve bembeyaz dekorasyonuyla öne çıkan Romantika'da kahvaltı edin, isterseniz de alın termosta çayınızı, simidinizi denize karsı banklardan birine kurulup kitabınızı okuyun. Sehirde kalan bir-iki medyatige rastlamaksa niyetiniz dogru Bebek Parkı'na...

TARİHE YOLCULUK
"Çagdas sanat beni açmaz, ben Hürrem Sultan'ı merak ederim" diyorsanız da buyurun tarihi müzelere... Bayramda buralara giris de daha rahat oluyor. En azından kapıda bilet kuyrugu, içeride izdiham olmuyor. Topkapı Sarayı, geçen hafta dünyanın en önemli müze müdürlerinin hayranlıkla gezdigi Türk Islam Esrleri Müzesi, Arkeoloji Müzesi ya da Besiktas'ta yeniden hayata geçen Denizcilik Müzesi... Ister her güne birini sıgdırın, ister en çok ilginizi çekeni kesfe çıkın... Ama bilin ki bayram buralara gitmek için belki de en dogru zaman...

GELECEĞE GERİ SAYIM

Emirganda'ki SSM (Sakıp Sabancı Müzesi) müthis bir sergiye, 'ZERO Gelecege Geri Sayım' sergisine ev sahipligi yapıyor... 20. yüzyılın ortalarında Almanya'da dogan bu avangart akıma ait eserleri yakından incelemek için bu bayram iyi bir fırsat olabilir. "Sanat sıfırdan baslamalıdır" felsefesiyle 1957'de Düsseldorf'ta dogan bu akıma ait eserler renk ve bireysel ifadeden özgür olmasıyla dikkat çekiyor. Hem Emirgan'a kadar gitmisken öncesinde Sütis'te leziz bir kahvaltı sofrası donatabilir ya da sonrasında Müzedechanga'da aksam yemegi yiyebilirsiniz.

SAĞIM, SOLUM TATİL BELDESİ

Istanbul'dan çok da uzaklasmadan tatil yapmak da mümkün. Hatta daha az masraflı ve pek de mantıklı. Kilyos, Polonezköy, Riva, Sile hatta Kumburgaz-Silivri hattı... Hem denize girebilecegimiz hem de tıpkı Ege sahillerinde hissedecegimiz birçok plaj var. Yaklasık bir yıldır Sile'de yasadıgım ve konuya epeyce hakim oldugum için biraz torpil geçecegim ve sizi Sile'ye yönlendirecegim. Ayazma Plajı'nda yan yana 14 beach club oldugu bilgisini paylasayım önce. Hepsinde sezlong, restoran, midyeci, plaj voleybolu gibi aktiviteler de mevcut. Ama bu plajlar arasında en konforluları Fusha Beach ve VIP beach. Bir de Sile'deki Aqua Beach var ki hem aksamüstü hem de gece partileriyle Istanbul'un eglenmeyi seven kitlesinin de tercih ettigi bir plaj. Nispeten daha pahalı ama yemekten müzige hersey basarılı. Bu arada Sile'ye kadar gitmisken aksamları merkezde kurulan pazarı da mutlaka ziyaret edin derim. Zira çok güzel tesbih ve takılar oluyor. Balkan Doldurmacısı'ndan da damla sakızlı dondurma yemeyi ihmal etmeyin. Kilyos'taki Suma Beach hem gündüz plajı hem de aksam DJ performanslarıyla adından söz ettiriyor. Içeriye giris ücreti 60 TL.

ŞEHİR, ŞEHİR ÖNERİLER
ANKARA
Ankara da bayramda boşalan şehirlerden. Birçokları için sıkıcı, bürokrat şehri gibi görünen başkentimiz aslında önemli bir sanat ve gastronomi merkezi. CerModern'de bayram boyunca devam eden sergiler var. Erkut Terliksiz'in sergisi 11 Kasım'a dek görülebilir. Grayson Perry'nin Küçük Farklılıkların Kibri eseri de 8 Kasım'a dek sergileniyor. Ankara'nın yeni sezondaki en iddialı mekanıysa Harvey Nicholsan'ın içinde açılan Mag Lounge. Yemekleri oldukça iddialı. Bu arada en iyi balığın Ankara'da yendiğini de belirtmekte fayda var. Trilye ya da Kalbur şehrin lezzzetli lokantaları arasında. Şehri gezerken her an bir bürokrata rastlama ihtimaliniz de oldukça yüksek.

BODRUM
Muhtemelen çok kalabalık olacak... Ama sakinlik ve huzur arayanlar Gümüşlük'ü tercih edebilir. Mimoza buranın şık ve lezzetli mekanı. Bembeyaz dekorasyonu ve masaları süsleyen çiçekleriyle sanki Bodrum'da değil de Maldivler'de hissi yaşatıyor. Bütün mezeleri birbirinden başarılı. Yine Gümüşlük'teki Limon Cafe de gün batımını izlemek için ideal.

İZMİR
Bayramı İzmir'de geçirenler sanatsal aktivitelere göz atabilir, örneğin Arkas Sanat Mekezi'ni gezebilirsiniz. Uluslararası sergiler düzenleyen Sanat Merkezi'nde dünyaca ünlü müzelerden, koleksiyonlardan ve kurumlardan da eserler sergileniyor. Yeni sezonu İzmir isimli bir sergiyle başladı. Dünyadan 18 fotoğrafçı geçen yıl UNESCO Dünya Mirası listesine giren Bergama, Karşıyaka gibi çeşitli ilçe ve mahallelerinde bir yıl boyuınca çekimler yaptı. Seçilen eserler sekiz hafta boyunca Arkas Sanat Merkezi'nde sergilenecek. Perşembe günü açılan sergide National Geografic'te çalışmış belgesel fotoğrafçıları da yer alıyor. İzmir'de kalmanın en keyifli tarafı otomobille çok kolay ulaşım sağlayabileceğiniz Urla, Foça, Çeşme gibi beldelerin olması...

ÇEŞME
Before Sunset gibi bazı mekanlar bayramdan önce dükkanları kapattılar. Tuval, Köşe Kahve, Sudan gibi klasiklerse açık. Çeşme'ye kadar gelmişken sörf denemeyi de unutmayın.

GÖCEK
Huzur, doğa ve deniz tatili için bayramın belki de en nezih rotası kuşkusuz Göcek... Bir kere ulaşımı çok kolay. Dalaman Havalimanı'ndan indikten sonra karayoluyla 20 dakika sürüyor. Birbirinden güzel koyları var Göcek'in. Üç farklı bölümden oluşan Domuz Adası hem gündüz yüzmek hem de gece konaklmak için ideal. Su sıcaklığının her zaman 'girilebilir' düzeyde olduğu Hamam da gözde koyları arasında... Akvaryum ise pırıl pırıl deniziyle tatilcilerin favorisi... Eğer Göcek'te konaklamak için tekneyi tercih etmiyorsanız D-Resort Göcek'i mutlaka göz atın. Plajındayken kendinizi gerçekten Karahip Adaları'nda sanıyorsunuz. Panaromik manzaraya sahip Q Lounge Zuma'nın mimarları tarafından yapılmış. Çağdaş Japon mutfağından tatlar sunan Q Lounge'ta usul ortaya karışık lezzetler söyleyip paylaşmak...

REZERVASYON SIKINTISI YOK
Cuma ve cumartesi günleri yani birçoğumuzun tatil günlerinde popüler ve yeni açılan mekanlarda rezervasyon yaptırmak da sıkıntılı bir hal olabiliyor. Oysa şimdi daha kolay. Üstelik bu sezon birçok yeni mekan açıldı. Neler mi? Örneğin Kanyon Alışveriş Merkezi'ndeki Escale... Oldukça büyük olduğu için yer bulma sıkıntısı olmuyor. Yine de açık havada masa kapmak o kadar da kolay değil. Escale'e sırf Cevat Yıldırım'ın elinden çıkan kokteylleri denemek için bile gitmeye değer. Bu arada limon soslu enginar salatası da epey başarılı. Geçtiğimiz hafta Karaköy'de açılan Mükellef de popüler bir mekan. Rezervasyon yaptırmak çok da kolay değildi oysa şu sıra mümkün. O halde farklı mezeler denemek için ne bekliyoruz... Tüm dünyayı saran sağlıklı beslenme trendi ülemize de sıçradı. Bunun en güzel örneği yeni açılan Kadıköy'deki Stuff. Moda sakinlerinin kısa sürede müdavimi olduğu mekana yolunuz düşerse buğday çimi suyunu denemenizi öneririm.

SAMATYA'YI KEŞFETMİŞ MİYDİNİZ?
Bizans ve Osmanlı döneminde şaaşalı günler yaşamış Balat... Farklı kültürler bir arada dostça yaşamış bu Arnavut kaldırımlı sokaklarda. Bugün de hâlâ eski günlerinden izler taşıyor. Ama sadece bilen gidiyor. Oysa keşfedilecek çok şey var Balat sokaklarında. Düşünün Uma Thurman gibi bir Hollywood yıldızı bile ülkemizi ziyaret ettiğinde bu ufacık yerleşim birimine gidiyor. O halde hazır trafik ve kalabalık yokken biz de gidebiliriz... Namlı Şarküteri, Develi gibi tanıdık lezzetler de var burada...

ÇOCUKLARI UNUTMAYALIM
Çocuklar için de birçok aktivite mevcut. Örneğin Sütlüce'deki Koç Müzesi büyükler kadar çocuklara da hitap ediyor. Florya'daki Akvaryum da öyle. Burayı gezerken bir rehber talep etmekte yarar var. Pamuk helva, çarpışan araba gibi klasik lunapark eğlencesi içinse Feshane'ye gidebilirsiniz. Gün içinde düzenlenen aktivitelerle Feshane büyükler için de cazip hale geliyor. Ters dönen trenler, korku tünelleri içinse istikamet Alibeyköy'deki Vialand... Buradaki trenler Avrupa'yla yarışır düzeyde...