X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER FBI'ı da oyuna getirirler!
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

FBI'ı da oyuna getirirler!

  • Giriş Tarihi: 17.10.2015
FBI'ı da oyuna getirirler!
FBI'ı da oyuna getirirler!

Kara Düzen, FBI'yı oyuna getiren ve yıllarca aranan mafya lideri James Whitey Bulger'ın hikayesini anlatıyor. Film, sinemanın unutulmaz mafya filmlerinin izinden gitmeye çalışıyor. Fakat, Johnny Depp elinden geleni yapsa da onların yanına yaklaşamıyor

Baba serisi, Sıkı Dostlar/Goodfellas, Sicilyalı/ Scarface, Dokunulmazlar/ The Untouchables, Bir Zamanlar Amerika/ Once Upon a Time in America, Köstebek/ The Departed gibi mafya odaklı filmlerin unutulmaz olmalarının nedenleri arasında, hikayelerinin iyi anlatılması, iyi senaryoların özgün yönetmenler tarafından çekilmesi, etkili oyunculuklar gibi pek çok unsur sayılabilir. Bir başka özellikse hepsinin lokomotif karakterinin derinlikli işlenmesi... Dolayısıyla sinemada mafya sularında yüzmek hiç de kolay değil... Yönetmen Scott Cooper, bir zamanlar FBI'ın arananlar listesinin tepelerinde bulunan, 2011'de yakalanan mafya lideri James Whitey Bulger'ın gerçek hikayesini anlattığı Kara Düzen'de bu tür 'unutulmaz' yapımların izinden gitmek istiyor. Cooper, Bulger'in hikayesini en baştan sona kadar epik bir şekilde anlatıyor. Filmde onun 1970'lerde Güney Boston'undaki yükselişini, çocukluk arkadaşı olan FBI Ajanı John Conolly ile işbirliği yapıp rakibi İtalyan mafyasının çökertilmesini sağlamasını, sonra bölgesinde daha da etkili olmasını, muhbiri olduğu FBI'ı oyuna getirmesini ve FBI'ın gerçekleri anlayıp peşine düşmesini izliyoruz. Gerçeklere dayanan hikayenin sağlam olduğuna kuşkumuz yok elbet. Rüştünü ispatlamış bir oyuncu kadrosu da var karşımızda. Özgünlük konusunda tereddütlerimiz olsa da Cooper, ciddiye aldığımız bir yönetmen... Fakat Kara Düzen açıkçası beklenen etkiyi yapamıyor. Daha doğrusu o kendine örnek aldığı mafya filmlerinden biri olamıyor. Sebebi aslında Cooper'ın James Whitey Bulger'a derinlikli bir şekilde odaklanmak yerine onun FBI ile kurduğu ilişkisine ve onları oyuna getirmesine odaklanması. Yani hikayesini av avcı izleğinde işlemeyi tercih etmesi. Hal böyle olunca, her ne kadar James Whitey Bulger'ın zeki, soğukkanlı, acımaz portresi beyazperdede belirse de onun o 'kötü şöhretinin' önemi çok da anlaşılamıyor. Filmin merkezindeki karakterde ortaya çıkan bu sorun nihayetinde filme de sirayet ediyor.

AH O MAVİ LENSLER

Filmin beklenen düzeyde olmamasında Cooper'ın bir mafya liderinin filmini yaparken bu insana mesafeli yaklaşma konusunda sınırlarını tam kestirememesi de bir etken. Ama öte yandan Cooper'ın kurduğu atmosfer birinci sınıf. Kimi sahneler gerçekten iyi çalışıyor. Lakin bunlar da filmi kurtarmaya yetmiyor. Whitey Bulger'ı yoğun bir makyaj altında canlandıran Johnny Depp'in çok çalıştığı belli. (Ama bu makyaj meselesinde Depp'in taktığı mavi lenslerin fena halde belli olduğunu belirtelim) Zaten Bulger'la ilgili kafamızda bir portre beliriyorsa bu biraz da Depp'in performansı sayesinde... Filmin kadınlarıyla ilgili sahneler dışında (özellikle de karısı rolündeki Dakota Johnson'ın) onun bu çabasına eşlik edecek pek bir oyuncu paslaşmasına rastlayamıyoruz. Hele hele ajan John Connolly'i canlandıran Joel Edgerton'un sürprizleri önceden ele veren oyunculuğu filmin yumuşak karnı... Benedict Cumberbatch, Peter Sarsgaard ve Kevin Bacon ise kötü değiller ama çok da etkili oldukları söylenemez. Nihayetinde Kara Düzen izlenebilir ama etkisi güçlü olamayan yapımlardan biri olarak Cooper'ın filmografisindeki yerini alıyor. Johnny Depp'in kariyerindeyse John Dillinger'dan sonra filmografisinde bir başka mafya liderini canlandırmış olarak kalacak galiba.