X İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR
ARKADAŞINA GÖNDER Sanatkârdan el yapımı gözlük
* Birden fazla kişiye göndermek için, mail adresleri arasına “ ; ” koyunuz

Sanatkârdan el yapımı gözlük

  • Giriş Tarihi: 24.10.2015
Sanatkârdan el yapımı gözlük
Sanatkârdan el yapımı gözlük

16. yüzyılda Kösem Valide Sultan tarafından yaptırılan İstanbul'daki Büyükvalide Han'dayız. Günümüzde tarihi hanın odalarının bazıları depo olarak kullanılırken bazıları ise sanatkârların atölyelerine ev sahipliği yapıyor. Zamanda yolculuk yaparcasına hanın dar ve karanlık koridorlarından üçüncü kata doğru ilerliyoruz. Amacımız el yapımı gözlüklerin yapıldığı atölyeye ulaşmak. İki masanın sığacağı büyüklükteki atölyeden içeri girdiğimizde sanki karanlıktan aydınlığa çıkıyoruz. Boğaz manzarası küçük atölyenin sanat ruhunu aydınlatmış adeta. Atölyede iki masa var, biri çizim masası diğeri tezgâh. Biri nakkaş, diğeri sedefkâr iki arkadaş tarafından N-H Atölye adıyla bir yıl önce açılmış. Nakkaş olan Hanifi Özbek (36) Vefa Mahallesi'nin samimi ortamında mahalle kültürünü yaşayarak yetişmiş bir isim. Bu nedenle yol göstereni çok olmuş. Güzel yazıya merakı onu nakkaşlığa kadar götürmüş. Uludağ Üniversitesi Çini Bölümü'nü bitirdikten sonrada Topkapı Sarayı'nın nakkaşlık geleneğinin son halkasını oluşturan ustasının elinde pişmiş. Süleymaniye, Galata Mevlevihanesi, Yenikapı Mevlevihanesi, Mısır Konsolosluğu, Topkapı Sarayı gibi yerlerde nakkaş olarak çalışmış. Nuh Miral ise (33) 18 yılını sedefkârlığa vermiş bir isim. I. Abdülhamit'in Türbesi, Süleymaniye'nin kapıları, Kanuni Sultan Süleyman Han ve Hürrem Sultan'ın türbelerinin ve Topkapı Sarayı'nın restorasyonlarında bulunmuş.

ÖNCE YÜZÜK VE ROZET
Üç yıl önce Topkapı Sarayı'nın restorasyonunda iki sanatkârın tanışması farklı arayışlara girmelerine neden olmuş. Nakkaşlık ve sedefkârlık dışında stresli işlerden ziyade kafalarını dağıtabilecek yaratıcı fikirlerin peşine düşmüş; yüzükler, rozetler yapmışlar önce. Miral, "Sonra da gözlük yapma fikri ortaya çıktı" diyor. Kısa bir sürede nakkaş Özbek, orijinal gözlük tasarımları çizmeye başlamış. Ardından Nuh Miral ile antikacıların yolunu tutup 'bağ' (Caretta caretta'ların dış kabuğu) malzemesi bulmaya girişmişler. Osmanlı'da bağ, antika tepsiler ve çay bardaklarında kullanıldığı için yüksek fiyata satın aldıkları antika eşyaların üzerinden bu malzemeyi çıkarmak için uğraşmışlar. Sonunda da başarmışlar.

ALTIN VE GÜMÜŞ DE VAR
Özbek, "Gözlüğün tasarımını ve çizimini bitirdikten sonra bağ üzerinde kıl testereyle gözlüğün kalıbını çıkarıyoruz. Ardından inceltmek için eğeleme kısmı başlıyor. Kemik gözlük için manda ve koç boynuzuyla da el yapımı gözlükler denedik, başarılı olduk. İsteğe göre, altın ve gümüşten de gözlüklerimiz oluyor" diyor. ABD'den gözlük talep eden olmuş. "Ama henüz yeniyiz!" diyor Özbek ve devam ediyor: "Ismarlama olarak gözlükleri kişiye özel olarak tasarlıyoruz. Bir ay gibi bir sürede bitiyor. Güneş gözlüklerinin yanı sıra isteğe göre optik cam takılanı da var. En fazla talep gözlüklerin üzerine isim yazdırma üzerine. Biz dünyadaki tekeli kırıyoruz. Türkiye'de pek de bilinmiyor. Ama son dönemde kişiye özel ön planda." Gözlüklerin fiyatı ise kullanılan malzemeye göre değişiyor; 2 bin dolar olanı da var, 6 bin dolar olanı da.